Dünya bir sanat eseridir

Dünya bir sanat eseridir

Dünya bir sanat eseridir

18.06.2014 - Mehmet Türkmen
Dünya bir sanat eseridir

Yapılan her şeyin bir yapanı var. Şiirin şairi, resmin ressamı var. Binaların ustası, şekil veren, planını çizen bir mimarı var. Öyle bir zaman diliminde yaşıyoruz ki html veya php kodlarını kullanarak sanal yapılar oluşturuyoruz. Sanal siteler kuruyor insanların farklı alanlarda bir arada olmalarını sağlıyoruz. Yine bu zaman diliminde futbol oynayan, karate yapan, dans eden robotlar icat ediyor insanların beğenisine sunuyoruz. Örneğin zaman mefhumunu kısalttık. Ülkenin bir ucundan diğer ucuna kadar iki ay veya üç ay gibi bir sürede gidiyorken şimdi çeşitli araçlar sayesinde birkaç güne veya uçaklar sayesinde bir iki saatte istediğimiz yere gidebiliyoruz. İşte bu saydığımız her unsur bir eserdir. Ve bu eserleri yapmak içinde kişiye, kişilere ihtiyaç vardır.  

 Dünyaya gelişinden itibaren insanoğlu hep üretken olmuştur. Kah bu ürettiklerini olumlu alanlarda icra etmişler kah bu ürettiklerini olumsuzluk üzerine bina etmişlerdir. İyi ve kötü gibi. Günümüze kadar üretilen, icat edilen her unsurun bir üreticisi, bir mucidi, aslında bize yaratılmış (ve yaratılmaya devam eden) şeylerin ortaya çıkmasında vesile olduklarını göstermektedir. Asıl eser sahibi Allah (c.c)'tır.Eser yer ve gök ile içindekiler, eser sahibi de yer ve gökler Rabbidir.  Bizler sadece var olan şeylerin ortaya çıkmasında birer aracı oluyoruz. O "ol" dediği için eserler oluyor. O müsaade ettiği, izin verdiği için oluyor.

 Eser sahibi Allah Teâla kendi varlığını yarattığı eserlerle bizlere bildirir. Düşünen toplum için yarattığı eserleri gözler önüne serer. Bir sivrisineğin yaratılışından, leyl-ü neharın birbirini takip etmesinden bahseder. Arıların bal yapışından, göklerden bulutlar aracılığıyla yağmur indirip bizler için nasıl çeşitli çeşitli rızıklar verdiğini anlatır. Dağları çivi gibi toprağa dikişini ve yine dağların yürüyüşünü anlatır. Kainatın yaratılış serüveninin bir nokta iken başladığını bizlere ayet ayet açıklar.İnsanın nasıl yaratıldığını, huylarını, mizaçlarını, karakterlerini anlatır. Yapılış aşamamızdan bahseder.

 Dünya bir sanat eseridir. Gökyüzü ve yıldızlar, yeryüzünde çeşitli bitkiler, hayvanlar, dağlar, ovalar, denizler birer sanat eseridir. Düşünen bir toplum bu sanat eserlerine baksa ve bu eserlerin bir sahibi olduğunu düşünse hakikati kavrayacak ve iman edecektir.İbrahim (a.s) daha küçük yaşlarda mağarada iken doğaya bakarak hakikati, bu eserlerin bir yaratıcıya ait olduğunu keşfetmiştir.

 Elimizdeki bu kitap önsözünde: "Hepimiz aynı dünya içinde yaşıyoruz; fakat farklı şeyler görüyoruz" diyerek başlıyor. Aynı şeyleri farklı renkler içinde görmek anlaşılır olsa da, birbirine bütünüyle zıt bir biçimde görmek ve değerlendirmek o kadar kolay anlaşılmıyor. Üstelik inançlar söz konusu olduğu zaman, aynı şeyden ters anlamlar, aynı dünyadan birbirine bütünüyle zıt düşen hayat felsefeleri çıkarılabiliyor." diyor. Bu olgular kimileri için sağlam bir inancın, diğer kimseler için de bir inançsızlığın kanıtı olarak kullanılabiliyor. Bazı uygun olmayan ortamlarda da bu konuları tartışmak tozu dumana katmak gibi olacağından bu olguları eserden müessire doğru tek tek mercek altına alarak incelemek gerekiyor.

 Kitabın asıl gayesi eser sahibini, olabildiğince ayrıntılı bir şekilde tanıtmaktır. Eser sahibini yani Allah (c.c) Teâlâ'yı tanıtma konusunda okuyucuya yardımcı olabilmeyi hedefliyor. Kitap bize bu hedefe uygun olacak şekilde örnekler vererek açıklamaya çalışıyor. Eser sahibini "tanımanın sonucu ise, son derece sağlam ve tadını her an hissettirecek bir inançtan başka bir şey değildir. Bu inancı yakalamak, aslında zor bir iş değildir. Gerekli olan şey, taze bir zihin ve yeni bir bakış açısından ibarettir, o kadar."Yazar kitabı bir kez okuyup bırakmayın, Bir kez okumakla kalmayın ve hızlı hızlı okuyarak da hemen bitirmeyin diyor önsözünde. Birkaç kez okumalı veya her maddesini kavrayarak, tefekkür ederek, zihin dünyamızda işleye işleye okumayı öneriyor. Bundan dolayı bölümler kısa tutulmuş, tefekkür alışkanlığı geliştirilmiştir. Okuyucu tefekkür ederek okuduğunda inançsız olanlara iman etmek nasip olacak, taklidi imanda olan müminler için de tahkiki imana geçme noktasında bir basamak olacaktır.

 Kitap otuz iki maddeden oluşuyor. "Dünyalardan bir dünya", "Bir eser kalmamış fiilsiz", "Bir minicik eserin ufak bir parçası", "Fail hakkında birkaç ipucu", Severim her güzeli senden eserdir diyerek" bu maddelerden birkaçıdır ve her maddesi bir tefekkür konusudur.

 Tek okuyuşta geçilmeyecek bir kitap. Her okumada yeni güzellikler öğreneceğimiz bir kitap.

 

Eserden Esmaya

Ümit ŞİMŞEK

DİB Yayınları

151 sayfa

 

Mehmet Türkmen - 18.06.2014

,

1883

Mehmet Türkmen Hakkında

Mehmet Türkmen

1978'in 1 Mayısında şehr-i yağmurda, Giresun'da doğdu.

İlk ve orta öğretimini Giresun'da tamamladı. Açık Öğretim Fakültesi ön-lisans mezunu. Çeşitli mesleklerde çalışsa da bir zaman sonra devlet memurluğu nasip oldu.

Giresun'da din görevlisi olarak yaşamını sürdürmekte...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin