Ebrulim - Ferhat Özbadem

Ebrulim - Ferhat Özbadem

Ebrulim - Ferhat Özbadem

04.10.2011 - Nihat İlhan
Ebrulim - Ferhat Özbadem
Kalem, sahibine sadıktır. Mürekkebin damlamasıyla beraber başlayan yolculuk, şairi kelimeler dünyasının büyülü diyarlarından gönlün duraklarına doğru götürür. Ve her yazar böylece kendi kimliğini oluşturmaya başlamıştır. Şairin yaşam tarzına, bakış açılarına göre yoğrulan şiir; şairin hayattan aldığı, anladığı ve tattığı şeylerle gelişimine devam etmektedir. Ve her şair, yaşadığı anlamsızlık çerçevisini anlam ile bütünleştirerek, onu sanat akımına çevirir.

Şiir yıkandır. Gerekirse bütün bir toplumu, yargıları ve duyguları bir çırpıda yıkabilir. Ve şiirin doğası, daima şairlerinin olmasını istediği yaşamın haricinde yaşanmakta olan hayatı, –şairi için- yıkmaya mecburi tutmalıdır. Buna kıyasla şairlerinde yıkan olduğu doğrudur. Fakat aynı zamanda şair, yıktığının yerine yenisini oluşturabilendir.

Şiir topluma karşı oluşturulabildiği gibi; sevgiye, sevdaya, aşka karşı da oluşturulabilir. Bir şiire aşk açısından yaklaşıldığında, her şairin ya da bireyin aşkı vücuduna göre indirgenir ve ona göre şekil alır.

Çoğu zaman aradığını bulamayan şair ise- ki arayan bulamaz. Çünkü aramanın doğası da sürekli aramayı, ona ulaşamadan ona yakın olmayı gerektirir. Aksi takdirde ulaşılan, kıvamını bulamayan bir esastan ibarettir. Bu da faniliği mevcudiyete getirir- vücuduna göre şekil alan aşkını şiire yansıtır. Ve her yüzde aradığı sevgilisinden başka kimse değildir. Bilincindeki tabuları yıkamayan, sürekli zahir durumunda olan sevgiliye ulaşmaya hazırdır.

Fakat bahsettiğimiz aşk vücuda göre şekil aldığında kimisinde mutlak varlık, kimisinde kadın –ki bu asıl manada sevdadan ibarettir-, kimisinde ise gurbete aşkı olabilir.

Ferhat Özbadem’de –gönlünden ağır yaralı, ona ulaşamadığı için hasret, ve buram buram- Kudüs kokan bir şairdir. Gönlünün aşk yükü olan sandıklarından Kudüs’ün düşler içinde uyuyan örtüleri kaldırılabilir. Vicdanının tabakalarından, göç emriyle hazırlanan kuşların bir önceki yurtlarına karşı ayrılırkenki bakışları anlatılabilir. Zahiren her ne kadar Adıyamanlı olsa da aslında batıni yanıyla Kudüslü bir şairdir. Arzularının yetimliğini orada geçirmiş, ümitlerini oraya bırakmış ve gönlünün hazin sayfaları onun barakalarına ayrılmıştır. Kudüs üzre geçen bir şiirde ondan ‘senin topraklarında aşık olmanın bir diğer adıdır ölüm’ diye bahseder.

‘Ozan düzeltmek için yıkar’ der İlhan Berk. Ve başka bir şair-şiir inceleminde yazmanın herşeyi aşka dönüştürmekten ibaret olduğunu dile indirger. Ferhat Özbadem kendi bünyesinde her ikisini de barındırmıştır. Yazmayı aşka; aşkı da Kudüs’e indirgemiştir. Doğru olan bir şey varsa Kudüs ona, o da Kudüs’e aittir ve her şiirinin kısacası savı; şiirlerin Kudüs’ün yurdu, Kudüs’ünde Müslümanların yurdu olduğudur.

Şiiri ısınır. Sevgilisinden daima bahsettiği satırlar, aşkın iç kıvrımlarına saplanmaya giderek devam eder. Harikulade bir yorumla devam eder şiirine; ‘Bir tek sensizliğin denizinde boğuluyorum./ Bırakma beni./ Kirpiklerinden tutunmuşum hayata, sakın kapatma gözlerini./ Yaşadığım şehrin bütün duvarlarına, sana ettiğim duaları yazıyorum…’

Kağnında aşkla yoğrulan şehrin dışında, Allah’tan ümit ettiği şeyler de vardır. ‘Ve ağlamak diri tutar kalbimi’ der. Artık cümleler yürek vuruşlarıyla belirmektedir. Deyim yerindeyse; Ferhat Özbadem göğünü tutar ve Kudüs’ün çevresine gerer.

Kitap anlatımının değer kalıplarına uymayarak –ki kalıplara bağlı kalmak beni sıkar -günümüz olaylarında Gazze’yi, zalimin zulmüne uğrayan bütün müslümanları, mazlumların acısını aktarabildiği için âcizane bir şiirle Ferhat Özbadem’e kitabı üzre teşekkür etmek istiyorum;

Ve sevmek diri tutar kalbini
Sevilmek de öyle. Kim ki Kudüs’ü severse
Ağlayan gözlerle seni ansın.
İmgelemin diliyle, hikmetinin idrakiyle
Bütün diller Kudüs’te canlansın.

Ebrulim
Ferhat Özbadem
76 Syf.
Ravza Yayınları
Nihat İlhan - 04.10.2011

,

3073

Nihat İlhan Hakkında

Nihat İlhan

14 Eylül 1991 Bursa/Yenişehir doğumlu. Halen Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Muhasebe Bölümünde okumaya devam ediyor.

Yorumlar
  • Kabuk 2011.10.19 14:20

    Ve sevmek diri tutar kalbini Sevilmek de öyle. Kim ki Kudüs’ü severse Ağlayan gözlerle seni ansın. İmgelemin diliyle, hikmetinin idrakiyle Bütün diller Kudüs’te canlansın. Bu şiir sizin mi? Eğer sizinse seni ansın derken, senden kasıt kim? Şiir çok samimi ayrıca, teşekkürler.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin