Edebiyat Kulesinin Devrimci Dervişi Nuri Pakdil

Edebiyat Kulesinin Devrimci Dervişi Nuri Pakdil

Edebiyat Kulesinin Devrimci Dervişi Nuri Pakdil

10.06.2020 - Bilal Can
Edebiyat Kulesinin Devrimci Dervişi Nuri Pakdil

1929 Büyük Ekonomik Bunalım yılı büyük krizlerin, kıtlıkların, yoksullukların ve acıların yılı olarak dünya çapında bir etkiye sahip olmuş, milyonlarca insanı etkisi altına almıştır. Dünya çapındaki bu kriz, dış politikadan iç politikaya, yaşantı biçimlerinden beşeri ilişkilere ve yeme içme biçimlerine değin etki etmiş bir kriz olarak tarihte yer edinmiştir. Devletler bir daha 1929 yılında yaşanan Büyük Ekonomik Bunalımdan kurtulmak için çok sert tedbirler ve çalışmalar başlatmış, biraz düze çıktıktan sonra da bu duruma bir daha düşmemek için çok çabalar sarf etmiştir. Türkiye’deki durum ise biraz daha farklı bir seyir izlemiştir. Cumhuriyet’in 7. Yılında gerçekleşen bu bunalımda Türkiye, bir yandan bu bunalımdan kurtulmanın yollarını ararken bir yandan da cumhuriyet ilkelerinin temelinin oturması için büyük çabalar sarf edilmektedir.

Nuri Pakdil, bu badireli dönemlerde 1934 yılında Kahramanmaraş’ta dünyaya gelmiştir. Coğrafyanın insana etkisi dâhilince, yağız ve sert bir adam; kendi tabiriyle “çelik adam”lığa geçişi büyük badireler, iç muhasebeler, sağlam okumalar eşliğinde gelişmiş, çağa tanık olma ve çağa ayna tutma vazifesini layıkıyla yerine getirmiş bir isim olarak sahnedeki yerini almıştır. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Türkiye’de birçok farklılıklar/devrimler gerçeklemiş, ülke, millet olarak bu devrimlerin/farklılıkların tesirini anlama ve algılama açısından ikilemler arasında kalmıştır. Devlet eliyle ortaya konulan devrimlere uyum/itaat şartı aranmış, bu durumlar kişilerin değer ve inanç sistemine aykırı uygulamalar dahi olsa koşulsuz/şartsız itaat beklenmiştir. Fakat kişilerin inandığı değerler adına, tepeden inmeci bir yaklaşımla müdahale edilmesi farklı itirazları da beraberinde getirmiş, bu itirazlar yeni bir söylem ve yeni bir şekle bürünerek kendini göstermiştir.

Nuri Pakdil, Anadolu’nun yetiştirdiği aykırı bir zihin olarak, çağın konjonktürel durumunu okuyup anlayan, inandığı değerleri, savunduğu idealleri uğruna yeni söylem ve yeni bir itiraz mekanizmasını devreye koyarak kendine bir kale kuran nadide isimlerden biridir. “Edebiyat” onun kalesidir. 1969-1985 yılları arasında çıkarttığı bu dergi, çağa tanık olma ve tanık olmanın getirmiş olduğu sorumluluk duygusu ile okul olma görevi üstlenen önemli bir dergidir.

İdeallerini Koruyan Adam: Nuri Pakdil

Tanık ve tanıklık etme, bir sorumluluk, bir direnç mekanizmasının da gelişmesine sebep olur. Pakdil, öncelikli olarak Müslüman bir birey, “Öğreti” olarak mukaddesatın ve “Önder” olarak gördüğü Peygamberimizin izinden gitmeyi kendine yol olarak seçmiş bir “devrimci”dir. Bu ideal/mefkûre doğrultusunda “Edebiyat”, bir okul olma vazifesi görmüş, genç dimağlara hakkı ve hakikati aktarmış, onları beslemiş ve yetiştirmiştir. Bu yüzden Nuri Pakdil, bir mefkûre ve dert sahibi olarak amaç edindiği edinimlerle birlikte hareket mekanizmasını “Edebiyat” üzerinden icra eden fikir ve aksiyon adamıdır.

“Edebiyat” salt bir dergi değil, “Öğreti”yi yaymak için de bir vesiledir. Kâr mantığı ile değil, hak ve hakikati yayan bir yayın organı olarak işlev görür. Türkiye’nin son 80 yıllık dönemine tanıklık etmiş, tanıklığıyla birlikte çağın sorumluluğunu hissetmiş Müslüman aydın ve düşünürlerden biri olan Nuri Pakdil, vefatına kadar kırktan fazla eser vererek bunu kanıtlamış bir isimdir.

Direniş Hattında Bir Devrimci

Bu güne kadar okuduğum Nuri Pakdil kitaplarında her daima onun üç tema üzerine yaptığı yoğun baskıyı gördüm. Bunlar: gece, Kudüs ve yalnızlık idi. Gece, onun için otel odalarında, duvarına astığı Kudüs resmine bakarak geçirdiği muhteşem yalnızlıkların daktilo tuşlarının sesiyle anlam bulmasıdır. Çocukluğunda üzerinde uyuyakaldığı atlaslarda, zihnine kazıdığı coğrafyanın yalnızlığını paylaşır, bütün Müslümanların yüreğinde bir sızı olan Kudüs’ü Pakdil asla unutmaz, görmemezlik edemez. Kudüsle uyur ve Kudüsle uyanır. Kudüs’e gitme hayali, 81 yaşında iken gerçekleşir.

Nuri Pakdil ortaya koyduğu eserlerle birlikte mevzisini hiç terk etmeden yaşadı. Onunla ilgili yapılan ve hazırlanan konferanslar, paneller, tezler ve kitaplar onun bir yönüne vurgu yaparak çok yönlü okunmasını sağladı. Âtıf Bedir’in Ocak 2020’de Hece Yayınları’ndan çıkan kitabı ise, Nuri Pakdil’in yakınında biri olarak ele alınmış bir kitap olması bakımından ayrıntılı veriler sunmaktadır.

Nuri Pakdil Direniş Hattında Bir Devrimci adlı eser, Pakdil’in hayat hikâyesi ile başlıyor. Çocukluk ve anne olgusu üzerinden ilerliyor, Edebiyat Dergisi dönemlerine vurgu yaparak sanata ve edebiyata dair düşüncelerinin haritasını ortaya koyuyor. Kitabı önemli kılan özelliklerden biri de eserin Nuri Pakdil’in düşünce haritasını gözler önüne sermesi. Pakdil’in dünya görüşüyle birlikte Cezayir, Kudüs ve dünyaya bakış açısı, Müslümanca duruşunun izleğinde neye tekâbül ettiğinin ayrıntılarını sunuyor. Eserin son yazısı ise “Nuri Pakdil Bize Ne Söyledi?” başlığı altında Nuri Pakdil’in düşünsel mirasının izleğinde onu yaşatmak ve onun açtığı mevziinin genişlemesi yönünde fikirler sunulmuştur. Âtıf Bedir bunu Pakdil’in hayatının bir biçimde özeti olarak şu şekilde aktarmaktadır:

“Nuri Pakdil, koca bir imparatorluğun yıkılarak, çekilebileceği en son Anadolu Topraklarında yaşamaya çalışan yeni devletin kurulmasından on yıl sonra, küçük ama kadim bir Anadolu şehri olan Maraş’ta doğmuştur. Dinine ve geleneklerine bağlı, okumuş, belli bir bilinç düzeyinde insanlardan oluşan, içine doğduğu ailenin kökleri Osmanlı’nın derinliklerine doğru uzanır…Aile büyüklerinden devraldığı Anadolu irfanı ve bilgeliği, tüm hayatını etkilemiş, ömrünün her gününü ödünsüz, devrimci bir Müslüman olarak sürdürmesini sağlamıştır. Dinî ilkelerin çok yoğun bir şekilde hissedildiği bu ilkesel bilinçle, daha sonra önüne çıkan her türlü engeli bertaraf ederek eğilmemiş, bükülmemiştir.”s.285

Nuri Pakdil

Direniş Hattında Bir Devrimci

Âtıf Bedir

Hece Yayınları

304 s.

Bilal Can - 10.06.2020

,

5176

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor.  Yayınlanmış 2 kitabı vardır. 

twitter: @bilalcan1

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin