Edebiyatın Felsefesine Dair Bir Okuma, Düşünce, Ülker GÜNDOĞDU

Edebiyatın Felsefesine Dair Bir Okuma yazısını ve tüm Ülker GÜNDOĞDU yazılarını Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Edebiyatın Felsefesine Dair Bir Okuma

25.10.2021 09:00 - Ülker GÜNDOĞDU
Edebiyatın Felsefesine Dair Bir Okuma

Edebiyatı farklı açılardan irdeleyerek felfesîk bir boyutta neye işaret ettiğini anlamak için keşfe hazır mısınız? İnsanlar, sanat eserlerine yönelerek kendilerinin dışına çıkma, farklı bir bilinç durumu içine girme ihtiyacını göstermektedir. Modern düşünce, ruh durumu ve duygu yoğunlaşmalarını da farklı boyutta irdelemektedir. Bu durumun sağladığı gibi imkanlar çerçevesinde; ilginin artışı, önyargıdan ve önceden belirlenmişlikten uzak bir perspektif elde etme durumu edebiyat teorisinin de ilgi alanına girmiştir. Bununla birlikte; edebiyatın temel ilkelerini yeniden düşünmeye sevk ederek yeni bir estetik deneyim sağlamaktadır. Duygusal yönelim ve insanı içine çeken, duyumsal ve somatik nitelikleriyle edebiyatın insan ile dünya ilişkisi arasında kurduğu gerçek anlamı aktarmayı amaçlanmaktadır bu eserde.

Edebiyatı edebiyat olarak okumak, edebiyatın alımlanış ve özümsenme sonucu; sıra dışı olanla karşılaşmaya, olanaksız olanın hayal edilmesine, safi ötekiliğe açık olmaya olanak sağlamaktadır.

Edebiyat, barındırdığı estetik üstü unsurlara, amaçlara hizmet ettiği için biçimin radikalizmini alt üst etme retoriğinden feragat etmesi tür ortaklığı unsurlarını gözden kaçırır. Bu türden yaklaşımlar edebiyatın dışında kalan her şeyin homojenleştirilmesi edebiyatın edebiyat olmayanla, ilişkisine ışık tutar.

Lennard Davis, ideoloji olarak edebiyat ekolünün en etkili ifadelerinden birinde kurmacanın rolünün statükoyu desteklemek, radikal iştiyakların önünü kesmek ve nihayetinde okurların gözünü boyamak olduğunu belirtmektedir. Felski, Edebiyat Ne İşe Yarar? Adını verdiği eseri üzerinden; ideolojik eleştiriyle “fayda” anlayışını, gerek edebiyatın ötekileştiğine yönelik güçlü iddialara gerekse, metinlerin yontula yontula siyasi ve ideolojik işleve indirgenmesine alternatif öneren bir anlayışı savunmaktadır. Böyle bir fayda mevhumu bize edebiyatın dünyevi veçhelerini indirgemeyi değil saygılı, hükmedici değil, diyalojik bir tarzda sunulması gerekliliğini düşündürmektedir.

Edebiyatın anlamının sunduğu faydada yattığını öne sürmek, muazzam bir pratikler, beklentiler, duygudar, umutlar, hayaller ve yorumlar ile aktarmaktadır. William James'in deyişiyle, akla hayale sığmayacak kadar bereketli, girift, bulanık, sancılı ve çapraşık. Bir alanı soruşturmaya açmaktadır. Rasyonele karşı duygusal olanı ve dışsal anlama karşı içsel anlamı savunan yakın dönem estetik deneyime karşı çıkmaktadır. Estetik hazzın hiçbir zaman dolayımsız veya içsel olmadığına, en ilkel, tepkilerimizin eğitim ve kültür yoluyla aktarılan eğitimlerle şekillendirildiğine inandığı sosyolojik kanılarına bağlı kalmaktadır. Edebiyatın hazlarını genellikle toplumsal varlığımıza yönelik epistemik kazanımlara ve iç görülere, dilin kendine has kullanım ve biçimlenimlerinden kaynaklanan içgörülerle sıkı ilişki içinde olduğunu belirterek irdelemektedir.

Bölüm başlıkları, karmaşık tarihlere savrulmuş durumdaki siyasi, felsefi ve estetik kavramlara denk gelen son derece sıradan deneyim yapılarının adlandırılışıdır. Değer çerçevelerinin değişken ve kimi durumlarda ölçülemez olduğunu savunmaktadır. Ricoeur’ün kuşku duyma isteği ile kulak verme arzusunu birleştirme öğüdüne kulak vermeliyiz; okumalarımızın tahlil ile bağlanmayı, eleştiri ile sevgiyi harmanlamaması için hiçbir neden bulunmamaktadır.

İnsan Neden Okur?

Edebiyat okumanın hoşça vakit geçirmek dışında faydası olabilir mi? Üniversitelerde neden edebiyat bölümleri vardır? Edebiyatın iyi ahlak sahibi, entelektüel bakımdan gelişmiş bireyler yetiştirmeye hizmet ettiği söylenebilir mi hala? Disiplinimizi geliştirmekle yükümlü öğretmen ve araştırmacıların, verdiği uğraşın haklılığını gösterecek daha kuvvetli gerçeklere fena halde muhtacız diyor Rita Felski. Estetik değerin faydadan ayrı tutulamayacağını, bununla birlikte metinlere bağlanma biçimlerimizin sıra dışı bir çeşitlilik, karmaşıklık, hatta öngörülemezlik sergilediğini öne sürüyor. Edebiyatın anlamının sunduğu faydada yattığı; pratikler, beklentiler, duygular, umutlar hayaller ve yorumlar alanı olduğunu belirtmekle birlikte: akla hayale sığmayacak kadar bereketli, girift, bulanık, sancılı ve çapraşık bir alanı soruşturmaya açtığını savunmaktadır. Felski’ye göre okur ile edebiyat arasındaki etkileşimler: okurun kendini kitapta bulduğu, kendini öteki olarak teşhis ettiği tanıma süreci, yapıtın içine çekildiği ve etkisinden kurtulamadığı büyülenme süreci, geçmişe veya başka yerlere dair bir şeyler öğrendiği bilgi amaçlı okuma tarzı ve okuru şaşırtarak verili olan üstüne düşündürmek isteyen yapıtın baş vurduğu şok stratejisi olarak dört etkileşim bulunduğunu bu dört konu başlıkları altına alarak aktarmaktadır. Özgün ve kışkırtıcı düşüncelerle dolu bu eser, okurun kendi okuma uğraşı hakkında, kurumların ise edebiyat eğitiminin gerekçeleri hakkında daha bilinçli olmasına katkı sağlamaktadır.

Edebiyat ve Okur

Okur tepkisinin dağınık, bulanık, alaşımlı ve çelişkili gibi sıfatlarda tanımlanabilecek olan bağlanma biçimleriyle estetik deneyimin mahiyetini kavrayabilmeye ters düşüyor gibi. Şayet okuma edinimi bilişsel ve duygusal itkileri kaynaştırıyor. İç içe yani benliğe olduğu gibi dışardaki dünyaya da bakıyor.

Estetik şok deneyimi, ne kadar tüyler ürpertici yahut yürek sızlatıcı olursa olsun, sembolleştirme ve toplumsal anlam ağlarını ortadan kaldırmaz. Büyülenmenin verdiği haz, kendimize hâkim olma çabalarımızın sınırlılığını ve şok oluşturan olumsuz tepkiler çoğu okur ve izleyicinin bu tür duygular yaşama isteği onun paradoksal çekiciliğinin kanıtı olduğunu söyler. Korkularla yüzleşmenin verdiği güçlendirici bilgi, sanat eserinin verdiği mutluluk, altkültüre ait olmaktan duyulan tatmin, içten gelen farklı tepkilerden farklı hazlar duyar. Edebi tepki yelpazesinin bir avantajı da farklı insanların değişik okuma biçimlerinin, estetik bağlanım tarzları ve güdülerinde vurgulanmasıdır. Edebiyatın farklı hatta birbiriyle kıyaslanamaz nedenlerle takdir görebileceğini kabul etmekte zorluk yaşamaktadır. Mutlak olana meftun, bütün mitolojilojilerin anahtarını, başkalık ya da yücelik, arzu ya da yabancılaştırma, ahlaki zenginleşme ya da siyasi itaatsizlik fikrinde aramaktadır Rita Felski. Bu bağlamda eser, edebî eserin bir tür arkeolojisini yaparak, edebiyatın ne şekilde zihin dünyamıza katkılar sunduğunu, çeşitli sorular bağlamında irdeleyerek geniş bir değerlendirme sunmaktadır.

Rita Felski
Edebiyat Ne İşe Yarar?
Metis Yayınları
173 Sayfa
Kasım 2010, İstanbul


Yazar: Ülker GÜNDOĞDU - Yayın Tarihi: 25.10.2021 09:00 - Güncelleme Tarihi: 18.11.2021 22:38

,

579

Ülker GÜNDOĞDU Hakkında

Ülker GÜNDOĞDU

Okumaya başladığımdan bu güne bulabildiğim her tür kitabı okumaktan duyduğum zevk daha fazla okumaya teşvik etti. Bir çok alanda okuma gayreti ile beni seçen kitapları okuyorum. Bilgi birikimimi paylaşma isteği ile uygun platformlarda okur yazar olarak okuma sevgisine farkındalık oluşturmak için kitaplara verdiğim anlamı aktarıyorum. Bibliyomani değilim sadece bir kitap daha okuyacağım…

Ülker GÜNDOĞDU ismine kayıtlı 69 yazı bulunmaktadır.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin