Efendimiz'i Sahabe Gibi Sevmek - Muhammed Emin Yıldırım

Efendimiz'i Sahabe Gibi Sevmek - Muhammed Emin Yıldırım

Efendimiz'i Sahabe Gibi Sevmek - Muhammed Emin Yıldırım

26.04.2011 - Hilal Bilgeç
Efendimiz'i Sahabe Gibi Sevmek - Muhammed Emin Yıldırım

Muhammed Emin Yıldırım"ın "Efendimiz"i Sahabe Gibi Sevmek" adlı eseri, Siyer Yayınları"nın vesilesi ile okuyucusuyla kavuştu.

Dört ana başlıktan oluşan kitabında yazar, ara başlıklarla konuyu detaylıca işlemiş; sade, anlaşılır bir dil ve betimlemelerden uzak bir üslûpla eserini kalem almış.

Birinci bölümde; "Efendimiz"i (s.a.v) neden ve nasıl sevmeliyiz""
İkinci bölümde; "Efendimiz"i sahabe gibi sevmek nasıl olur""
Üçüncü bölümde; O(s.a.v) ashabını nasıl severdi""
Son bölümde ise; "Efendimiz ümmetini nasıl severdi"" sorularına verilecek yanıtlar üzerinde durulmuş.

Yazar, kitabın giriş kısmında, sevgi ahlakını ele alarak sevenin sevdiği için yaptıklarını ve yapacaklarını anlatıyor. "Ya rasulllah seni çok seviyorum" diyen bir mü"mine, "Acaba peygamber efendimiz nasıl bir cevap verirdi"" sorusu ile okurlarına sevgilerini ispatlama gereğini hissettiriyor. İnsan, birden heveslenerek "Ben de sizi çok seviyorum" demez mi diye düşünürken, "Ya hani nerde senin sevginin ispatı"" diye sorarsa ne cevap vereceğim ben diye hüzünlenmeden edemiyor. "Yarım yamalak kıldığımız namazlarla mı, dünyalık nefs ve heveslerle mi, kirlenen el ve dille mi yoksa kararmış, bencilleşmiş kalplerle mi ispata kalkacağım!" düşüncesinin ağırlığı altında hamur gibi şekliden şekile giriyor, eziliyorsunuz kitabı okurken. Derken satırlar arasında Peygamberimiz"in (s.a.v) bu soruya verdiği cevabı görünce afallıyorsunuz: "Eğer beni seviyorsan, o halde fakirliğe karşı hazırlıklı ve zırhlı ol! Çünkü fakirlik beni sevene yüksekten inen bir selden daha çabuk ulaşır." Fakirlik ve sel; sevgi ile aynı kefede. Üzerine birkaç dakika düşünmeden yeni sayfaya geçemiyorsunuz.

Yazar her nesnenin, her kavramın bir ahlak üzere olduğunu belirterek, kitabın anahtar kelimesi olan "sevgi" ahlakını açıklıyor. Duygusal bir olgu olan sevgi, anlatılamaz yaşanır, hisedilir; ancak tezahürleri vardır. Sevgi sunumu eylemle gerçekleşir. Örneğin; kişi sevdiğini kıramaz, isteklerine seve seve boyun eğer. Onun gibi olmaya çalışır. Kitapta da yazar, sahabelerin Peygamber Efendimiz"in daima sağında, solunda ve arkasında yer aldığını ve gönül bağı iile bağlandıklarını örneklerle bu minvalde açıklıyor.

İlerliyoruz, vakit ilerlerken, biz de sayfalar arasında.

'Rabbimizin "Kim Rasulüme itaat ederse, bana itaat etmiş olur" diyerek, mertebesini bir kat daha yükselttiği Efendimiz, Sultanımız, Muhammed Mustafa"mız; sahabeyi nasıl severdi"" sorusunun yanıtını almakta gecikmiyoruz:

Sahabenin efendimize duyduğu derin aşkın sebebinin, aslında Efendimiz"in (s.a.v) de onlara duyduğu muhabbetten kaynaklandığını; "seven sevilir" ilkesi ile ifade ediyor kitapta yazar. Yine bu bölümde, Efendimiz"in (s.a.v) dört büyük halifeye ve diğer seçkin sahabelere olan sevgisinden bahsedilirken; O"nun herşeyde olduğu gibi, sevgide de itidal -denge ve adalet- üzere davrandığından dem vuruluyor. Efendimiz (s.a.v) "Dostunu severken ölçülü sev, zira günün birinde düşmanın olabilir. Düşmanından da ölçülü buğz et, zira günün birinde dostun olabilir" hadisi ile inananlara mesajını gayet açık ve latif bir dille sunuyor; yazar da bu konu üzerine hakikatli örnekler sunuyor.

Son bölüme ulaştığınızda; efendimiz"in (s.a.v) "ümmetim, ümmetim" diyerek, uğrunda gözyaşı döktüğü, "beni görmeden seven kardeşlerim" dediği ümmetini, yani bizi, yani kutlu mesajın muhataplarını, nasıl bir sevgiyle sevdiği anlatılıyor.

Peygamber sevgisi, O"nun şefaatine nail olmayı sağlar. Büyük günahlar işlemiş olsalar da, ümmetin her ferdine şefaat ederek, ahirette onların kurtuluşuna vesile olacağını müjedeleyen Efendimiz (s.a.v) "Her peygamberin dua ettiğinde kabul olunacak bir duası vardır. Şayet o dua ile dua ederse, duası kabul edilir ve istediği kendisine verilir. Ben duamı ahiret gününde ümmetime şefaat etmek için sakladım" hadisi şerif-i ile bu büyük müjdeyi bizlere ifade buyurmuşlardır. Hayatı boyunca büyük sıkıntılar çeken Efendimiz"in (s.a.v), dua hakkını mahşere saklaması bize olan muhabbetinin tescili açısından ne kadar da manidardır. İşte peygamber aşkının, inananlara kazandıracağı, en önemli uhrevi mükafat; O"nun(s.a.v) bu duasında adı geçen şahsiyetlerden olma şansını yakalamaktan başka bir şey değildir, saadetin ta kendisidir.

Sonuç olarak, kitaptan edindiğim çıkarımları sunayım sizlere:

* Efendimiz"i(s.a.v) sevmek, Kur"an-ı Kerim"e uymaktır, ibadettir, adaletir, onun yolundan yürümek ve bütün yaşam kurallarında onu (s.a.v) örnek almaktır.

* Peygamberi sevmek, söz ve hareketlerinde dosdoğru olmak, adil olmak, başkalarına zulmetmemek, helal ve harama riayet etmek demektir.

* Kısacası peygramberi sevmek insan olmaktır; insanca yaşayıp Allah"a kul olmaktır.

* "Onların dünyasında; sevgi özlemektir, Sevgi vermektir, Sevgi feda etmektir, Sevgi vefalı olmaktır."

Ey Rabbim! Bizleri sev! Bizleri sevenlerden kıl! Bizleri sevilenlerden eyle! Bizleri sevindir! Amin...

Hayrı bol okumalar dileriz efendim.

Efendimiz"i Sahabe Gibi Sevmek
Muhammede Emin Yıldırım
Siyer Yayınları

Hilal Bilgeç - 26.04.2011

,

3910

Hilal Bilgeç Hakkında

Hilal Bilgeç

1974 doğumlu yazar, Dicle Üniversitesi Edebiyat Öğretmenliği mezunu olup, halen özel bir kurumda öğretmenlik yapmaktadır. Evli ve iki çocuk annesidir.

Not: Fotoğraftaki şahıs kendisi değildir.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin