El Fevaid

El Fevaid

El Fevaid

26.09.2014 - Ferhat Özbadem
El Fevaid

Kur'an'dan faydalanmak istersen onu okuyacağın ve dinleyeceğin zaman kalbini ona bağla ve işitme organlarını ancak ona yönlendir. Yüce Allah'ın seninle konuştuğu, muhatap olunduğun şuuruyla o atmosferde hazır bulun. Çünkü Kur'an, Resulü'nün dili üzere Allah'ın buyurduğu hitabıdır.

 Kalp sahibi kişi, kalbiyle Kur'an manalarının arasını cem edip toplayan bir kalbin sahibi demektir. O'nun kalbi bu manaları öyle bir telakki eder ki sanki bunların, kalbine yazıldığını görür ve bunları ezbere okuyuverir. Elbette ki insanlardan kimisi de var ki, kendisini bir türlü tam anlamıyla verememekte, kalbi titrememekte ve tam diri olmamaktadır. Kendisi için hak ile batılın arasını ayırt edici bir şahide ihtiyaç duymaktadır. Kalbinin diriliğine ve nuruna henüz erişememektedir. Fıtratının temizliği de, diri ve hisseden kalp sahibinin konumu demektir. Hidayete ulaşmasının yolu da, kendisini Kur'an okunduğu zaman başka sözlere yönlendirmemesidir. Kalbini Kur'an'ı anlayıp düşünmeye, tefekkür etmeye ve manalarını akletmeye yönlendirmelidir. İşte bu durumda Kur'an'ın hak olduğunu anlayacaktır.

 "O size yeri boyun eğer kıldı. Haydi onun omuzlarında (dağlarında, tepelerinde) yürüyün ve Allah'ın rızkından yiyin. Dönüş ancak Onadır." (Mülk, 15) ayetinin tefsiri. Allah (c.c), yeryüzünü, üzerinde yürümek, kazmak, yarmak, evler inşa etmek için boyun eğdirdiğini ve bunları gerçekleştirmek isteyenlere yeri zorlaştırmadığını haber vermiştir.

 Fatiha suresi ile ilgili olarak: Öyleyse her kim Fatiha suresini, anlamlarını gerek ilim ve marifet olarak ve gerekse amel ve hâl olarak anlamış ise, en şerefli ve yüce nasibin hepsini elde etmiştir. Bununla beraber o kimsenin ibadeti de, avamın ibadetinden çok yüksek bir konuma yükselmiş demektir.

 

Rabb Teâlâ, kendisini bilmeye dair bilgiyi Kur'an'da kullarına iki yol ile haber vermektedir. Birincisi: Yaratmış olduklarına bakmakla, İkincisi ise; ayetleri üzerinde düşünmek ve tefekkür etmekle. - İlki şahit olup, bakılan ayetleridir. - Diğerleri ise; işitilen ve akledilen ayetleridir.

 Kendisiyle bizzat faydalanamayanın parçasıyla da faydalanılmaz.

 Kulda, kendisiyle Allah arasında ve kendisiyle insanlar arasında bir perde vardır. Kim kendisiyle Allah arasındaki perdeyi yırtarsa, Allah da onun kendisiyle insanlar arasındaki perdeyi yırtar.

 Kulun kendisiyle karşılaşacağı bir Rabbi ve içinde oturacağı bir evi vardır. Dolayısıyla Rabbiyle karşılaşmadan öne O'nu razı etmesi gerekir ve O'na gitmeden önce de evini inşa etmesi gerekir.

 Vakti zayi etmek ölümden daha kötüdür. Çünkü vaktin zayi olması, seni hem Allah'tan ve hem de ahiret yurdundan koparır. Ölüm ise, seni ancak dünya ve ehlinden koparır.

 Başından sonuna kadar dünya bir anlık sıkıntıya bile eşit gelmez. Öyleyse (bütün) ömrün sıkıntıları hakkında bu nasıl olur.

 Bugün sevilen yarın sevilmeyebilir. Bugün sevilmeyen yarın sevilebilir.

 Dünyadaki en büyük kazanç, kişinin her vakit, kendisi için en üstün ve dirileceği günde kendisine en faydalı olanlarla uğraşmasıdır.

 Bir anlık zevk için cennetini satan kimse hiç akıllı olur mu?!

 Arif olan kul, dünyadan ayrılmadan önce iki önemli konuyu asla ihmal etmemiştir: Kendi nefsi için ağlamasını ve Rabbini övmesini.

  Mahlukattan korktuğun zaman ondan alabildiğine kaçarsın. Ancak Allahu Teâlâ'dan korktuğun zaman O'na yakınlaşır ve dost olursun.

 Şayet ilim amel olmadan fayda verseydi o takdirde Allahu Teâlâ kitap ehlinden olan hahamları yermezdi. Amel de ihlâs olmadan fayda verseydi o zamanda münafıkları yermezdi.

 Tehlikeli şeyleri terk et. Aksi takdirde sende fikir hâlini alır. Fikir halindeyken de onu terk et. Yoksa bu, şehvet hâline dönüşür. Öyleyse bununla savaş. Eğer bunu yapmazsan o zaman da bu, yer edinir. Şayet onu terk etmezsen bu sefer de amele dönüşür. Şayet bunun zıddı olan bir şeyi tedarik edemezsen, bu sefer de bu âdet hâlini alır. Vaziyet artık bu duruma gelirse; bu âdeti bırakman oldukça zorlaşır.

 Takva üç mertebedir:

 1. Kalbin ve azaların haram ve günahlardan korunması,

 2. Bunların kerih görülen şeylerden (mekruhlardan) korunması,

 3. Malayani işlerden ve gereksiz konulardan korunması.

 - İlk maddeye gelirsek, bu, kula hayatını vermektedir.

 - İkincisine gelirsek; bu da kulun sağlığını ve kuvvetini sağlamaktadır,

 - Üçüncüsü ise; kula sevinç, neşe ve ferahlık kazandırmaktadır.

 Hakkın susturulması her müdafaa edildikçe Haklı tartışmacıya destek çıkan az olur. Sapar gider âlimden toplumun anlayışı Âlimin üzerine çıkar artık cahil kimse.

 Allah'a yemin olsun, yetişip koştuğuma ulaşıyorum Benden değil, insanlardan bana toleranslı olandan değil Ümitsiz olunca ve neredeyse ümitsizlik beni kesince Ümitsizliğin yanı sıra bir ümit hızlıca koşar gelir

 Allah kimi cennete sokarsa, onun etrafını saran kerih şeyler o kimseye gelmeden olmaz. Kimi de cehenneme sokarsa, onun etrafını saran şehevî şeyler o kimseye gelmeden olmaz.

 Âdem (a.s.) cennette ebedî kalmayı ağacın yanında talep ettiği zaman oradan çıkarılmakla karşılık gördü. Yusuf (a.s.) da hapishaneden çıkmayı rüya gören adamın yanında talep ettiği zaman hapiste senelerce kaldı.

  Hayrın ve şerrin aslı tefekkür yönünden gelir. Çünkü fikir / tefekkür zühd, terk, sevmek ve buğzetme konularında istemek ve talep etmenin başını çeker.

 Fikrin en yararlı olanı;

 1 - Ahiret hayatının faydalarını ve

 2 - Bu faydaları celbeden yolları tefekkür etmek ve

 3 - Ahiret hayatını ifsat edecek faktörleri ve

 4 - Bu faktörlerden uzak durma yollarını tefekkür etmek / düşünmektir.

 İşte bu dört tane fikir fikirlerin en yüce olanı sayılır. Bundan başka dört tane daha vardır:

 1 - Dünya menfaatlerini düşünmek.

 2 - Bu menfaatleri elde etme yollarını düşünmek.

 3 - Dünyanın ifsatlarını düşünmek.

 4 - Bu ifsat yollarından uzak durma yollarını düşünmek.

  Zikrin en faydalı ve en yararlı olanı kuşkusuz kalp ve dilin muvafakat ettiği zikirdir. Bu aynı zaman da Peygamberin zikirlerinden olmuştur.

 Kul daima emirler ve belâlar arasında gidip gelmektedir. Kendisi emirler konusunda yardıma ve belalar konusunda da ihsana muhtaçtır, hatta zorunludur. Emirleri yerine getirdiği ölçü kadar belâlar konusunda da ihsan o kimse için meydana gelir. Eğer zahiren ve batınen bu emirleri yerine getirmeyi eksiksiz ederse, zahiren ve batının de ihsanlara nail olur. Eğer hakikatlerine ve batınına değil de sadece şekillerini yerine getirecek olursa, zahirde bu ihsana nail olur, batında ise ihsandan nasibi oldukça az olur.

 İrade edip istemekten yoksun olan başıboş nefisleri bu hâlleri üzere gördüğün zaman onların en düşük ve en değersiz olan âleme sımsıkı sarıldıklarını, âlemin de kendilerini kuşatıverdiğini görürsün. Bu durum karşısında bunları kendi hâline bırak ve (sen de Allah'a tevekkül et). Şüphesiz bu düşük âlem, nefis terkibinin fesatlığı hakkında, bu nefislere layık olmaktadır. Nefislerle, bu durum karşısında münakaşa etme! Çünkü bu düşük ve değersiz âlem, çok hızlı bir şekilde nefislerden uzak olabilmektedir. Ve nefislerin bu âleme olan bağlılığı, âlemin kendilerinden kopmasıyla beraber, bağlandığı ölçüye göre, bu nefisler de azap olarak geride kalırlar. Nefislerle, arzuladığı şeyler arasına bir perde girer. Şu yönle ki, şehvetlerin ve zevklerin meydana geleceği düşük âlem hakkında ümitsiz olur.

 Şayet akıllı bir kimse, bundaki acıyı ve hüsranı tasavvur ederse, düşük âleme olan bağlantı ve ilgiyi kopartmak hususunda acele eder. Tıpkı fesat tohumlarının koparılması konusunda acele ettiği gibi. İşte bununla beraber, bu konuda gayreti kadar nasibine ulaşır. Kalbi ve düşüncesi de en yüce şeylere bağlı olur.

  

El Fevaid

İbn Kayyım el Cevziye

Polen yay.

Ferhat Özbadem - 26.09.2014

,

1833

Ferhat Özbadem Hakkında

Ferhat Özbadem

1979 yılında Adıyaman?da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Adıyaman'da bitirdi. Gül Eğitim Yardımlaşma Dayanışma İlmi Araştırmalar ve İnsan Hakları Derneği kurucu üyesidir. Özgün İrade, Vuslat, AbıHayat ve Yolcu dergisinde şiir ve makaleleri yayınlanan yazar evli üç çocuk babasıdır.

zeynepder.org, haberdurus.com, gulder.info, dunyabizim.com, kitaphaber.com.tr web sayfalarında belli periyotlar ile yazı yazmaktadır.

Yayınlanmış Eserleri:

  • Ebrulim
  • Kur'an'ın Gölgesinde Hz. Muhammed
  • Cennetin Yolu
  • Kur'an'ı Nasıl Okumalı
  • 40 Esas 40 Düstur
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin