Engel Duvarı - Gülseren Gümüş

Engel Duvarı - Gülseren Gümüş

Engel Duvarı - Gülseren Gümüş

02.05.2013 - Büşra Nur Karaarslan
Engel Duvarı - Gülseren Gümüş
Gülseren Gümüş Ablamız'ın hakka yürümesi vesilesiyle kitap hakkındaki bu küçük yazıyı tekrar dikkatlerinize sunuyoruz.

Kitap Haber


"Gözlerimle tavana çizdiğim dünyayı, tekrar gözlerimle siliyorum. Dünyayı yok ediyorum, yok kalıyor geriye. Yok'a dalıyor gözlerim. Yok'u yok etmeye çalışıyorum, gözlerimle yok'u da siliyorum; yine 'YOK' kalıyor geriye. Yok'u yok edemiyorum. Yok'u yok etmeye çalışırken ben, Allah'ı buluşumda saklanıyor, bana benden daha yakın olan en yakın arkadaşım Allah'a, her şeyi bir bir anlatmamda saklanıyor umudum. Her gün giderek güçsüzleşen bedenimdeki arda kalan kıpırdayışların hakkını vermeye çalışıyorum."

Böyle başlıyor hikâye... Duru. Huzurlu. Latif. Çocuk sever bir kadının kendi öyküsü. Hastalıklarından bolca şikâyet eden yaramaz, mızmız, nazlı bir kız çocuğu iken ben annemin, Çıra Yayınlarında vazifeli değerli bir arkadaşımın hatırına düşüyorum. Şikayetlenmelerim gün hızında süregiderken zil çalıyor postacı bırakıyor kargoyu evimize, bir ıslak imza karşılığında. Paketteki 33 harika kitaptan biri "Engel Duvarı".

Aslında başlayan bütün hikâyeler bizim hayatımıza değmesiyle başlar içimizde, kendi mahzenimizde... Diğer kitapları usulca kütüphaneme yerleştirirken anneme yaptığım naz seansım da bitiyor, bu kitabı da masamın üzerine bırakıveriyorum. Arka kapak yazıları benim için her zaman önemli olmuştur. Senai Demirci hocamızın yazdığı içe işleyen, nadide kapak yazısının ardından masada ilk durmayı hak eden kitabın bu olmaması haksızlık olurdu diyor, tebessüm ediyorum kitaba.

Kitabın kokusunu içime bir güzel çektikten sonra Bismillah'la kaldırıyorum duvağını. Benim için kitap ibadet etmeye eş oluyor çünkü her zaman, "ikra" emrine muhatap kılınmak oluyor masamdaki her kitap. İlk sayfada basım tarihini görünce heyecanlanıyorum, yeni basılmış kitaplar hep heyecanlandırır ya hani okurlarını. Tatlı bir tebessüm sunuyorum kız kardeşime; "abla hayrolsun yine aradığını bulmuşsun sanki" diyor; "akşama kadar gelmezsen sevinirim, lütfen kapıyı dışarıdan ört!" diye çıkışınca ben, gülüyor "iyi, sana yalnızlığınla mutluluklar" diyor kardeşim, sonra hışımla çekiyor kapıyı. Kapı kapanırken duvağını indirip doya doya, arsızca bakıyorum kitabımın kapağına. "Harabelerin Gülü" adlı kitap geliyor aklıma kapağa bakarken. Hadra kesiliyor her yanım onca harabenin ortasında. Engel Duvarı arkasındaki yeşiline dalıyorum kitabın zira... Esta euzbillah deyip dönüyorum içini içime dökmesi için, kitabımı özenle ve irdeleyerek okumaya.

Sayfalar ilerliyor, her sayfa hızlıca ölümü tadıyor. "Her nefis ölümü tadacaktır" ayeti içime işliyor, uzun zaman sonra, ilk defa, bir kitabı okurken böyle hıçkıra hıçkıra ağlıyorum... "Beden kafesi ruhuna birkaç beden dar gelen" Gülseren Gümüş hanımefendinin hayat hikâyesi, kendi çaresizliğimize, bahanelerimize, boş vermişliğimize, beceriksizliğimize, çocukları sevmeyi başaramamış birkaç kendini bilmez oluşumuza, en acısı da insan olduğumuz komik iddiasına acıma hislerimi depreştiriyor.

"Benim için beklenen ölümü kibrit kutusuna sıkıştırılmış bir hayat ile karşılamak istemiyordum. Kendi kabuğuna sığmayan ruhumu, sadece televizyon kumandalı bir eve nasıl sığdırabilirdim?" diyor yazar kitabın 50. sayfasında; not düşüyorum yanına en devrimci kalemimle: Uyutulmuş bir nefse hayır!"

Kitaba eleştiri metni yazacaktım değil mi? Aslında eleştirilecek çok şey var. Kitabın kurgusunda, imla hatalarında, vurgu yanlışlarında değil ama. Eleştirilecek her şey, baştan ayağa kendi hayatlarımızda, hayatta! İçimdeki bütün eleştirme hisleri bir anda tembel bir kedi gibi sobanın dizinin dibine çöküyor. Bir itiraf: Bu romana yazılabilecek en güzel yorumu arıyorum günlerdir kendi içimde, bir türlü bulamıyorum. Hayatın eleştirisi olmuyor, pembe dizi değil ki senaryosuna yorum yapayım, senaristine kızayım! Önüme gelene kitabı veriyorum, "lütfen okuyun" diyorum ve ekliyorum "uzun zamandır elime bu kadar hacimli bir kitap düşmemişti. Bu kadar hayat olan, bu kadar hayattan olan"... Sonra kendi kitabımdaki altı çizili satırlara takılıyor gözlerim. Kekeme replikler gibi ezber ettiğim satırları yazdığımı fark ediyorum her köşeye, içimle yalnız kaldığım her anda.

"Ne o beni hayat hesabına katmıştı, ne de ben onu. Biz birbirimizi hesaplamazken, bizi birbirimizle hesaba katan mutlak hikmet sahibi vardı. Sebebi vardı, sebebin hikmeti; hikmetin sahibi vardı."

Yaygaraya vermeden ortalığı, saç baş yolmadan, "neden Allah'ım, neden ben?" sorularına zihinde yer vermeden, bir gidişi anlatmak ancak bu kadar hisli olabilirdi. Bu romanı yazarken Gülseren abla her şeyden önce kadındı, içimin en kadın kıyılarına dokundu sözleri: "Sancıyan ruhumla evimizin arkasındaki limana gidip saatlerce meal okuyarak huzur buluyorum."

"Bir liman... Gözlerin? Sen? Nerdesin!" Yazmışım kitabın kenarına bu sefer, mavisi dağılan bir kalemle, farkına geç varıyorum...

En çok, bir Spinal Musküler Atrofi hastası olan yazarın, en hisli anlarında ettiği dualar vuruyor beni bu kitapta. Gülseren abla ile konuşup kitabı hakkında yazmak istediğimi söylediğimde de aynı şeyi yapıyor, dua ediyor: Yaş 37 Nur dedi, yaş 37 ve hâlâ dilimde aynı dualar: "Allah'ım kendime yardım edebilmem için bana yardım et". Çığlığına "elfü elfi âmin" diyor dilim, ötesini söyleyemiyorum...

Şiddeti kınayanların en ön safında yer alanlardan biri olsam da bu kitabı tavsiye etmek için başka kelime bulamıyorum, zaten yorum yapmayı da beceremiyor ve son söz ardından susuyorum: Şiddetle okuyun! Kitapsız kalmayın efendim...

Okuyan ve eleştiremeyen: Büşra Nur Karaarslan

Engel Duvarı
Gülseren Gümüş
Bengisu Yayınları
240 sahife
Büşra Nur Karaarslan - 02.05.2013

,

5339

Büşra Nur Karaarslan Hakkında

Büşra Nur Karaarslan

Sakarya Üniversitesi Matematik Öğretmenliği mezunu; çalışıyor. Öğrencileri ve kitapları ile mutlu. Büyüyünce yazar olacak sanıyorlar; bakalım kısmet diyor; sınavı kazanırsam...

Yorumlar
  • Gülnaz Eliaçık 2011.07.14 13:47

    Öyle samimi bir değerlendirme yazısı olmuş ki, severek okudum. Gülseren Hanım'a Mevlâ'nın Şâfi
    ismiyle şifa dilerken, kitabını edinip okumayı umut ediyorum ben de...

    Emeğinie teşekkürler Sevgili Büşra Nur...

  • Büşra Nur Karaarslan 2011.07.15 13:11

    Teşekkür ederim Gülnaz, kitabı çıra yayınlarından edinebileceğin gibi dilersen ben de geri iade koşulu ile gönderebilirim:))

  • Sara 2011.07.17 20:05

    facete paylaşmak istiyorum, paylaşamıyorum neden?

  • Kitap Haber 2011.07.17 20:33

    Sosyal medyada paylaş seçeneği aktif. Eğer onunla olmadı ise http://www.kitaphaber.com.tr/e... linki facebook hesabınızda duvarınıza kopyala yapıştır yapmanız yeterli olacaktır...

  • Büşra Nur Karaarslan 2013.05.02 16:26

    22 Nisan 2013 ve gülseren gümüş'te kavuşur rabbine... İnna lillahi ve inna ileyhi raciun...

  • Fılız Turkcan 2016.05.12 14:58

    Cokk guzel anlamli bir kitap okudum ama sonunda neyapti Gulseren gumus vefat etmeden once engelli bir bedenle hayata tuntunma ve Yasaminda ibret verici dersler hikayelerrr Hayata tutunma savasi okumustum ama sonunda ne oldu merak ediyorum

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin