Engelleri Aşmanın Hikâyesi: Patenli Kız

Engelleri Aşmanın Hikâyesi: Patenli Kız

Engelleri Aşmanın Hikâyesi: Patenli Kız

15.12.2020 - Misafir Köşesi
Engelleri Aşmanın Hikâyesi: Patenli Kız

Bahar Karaca yazdı...

Sizlere “Engel nedir?” diye bir soru sorsam tahmin ediyorum ki bir şeylere mani olmak ya da önümüze çıkan setler diyeceksiniz. Oysa biliyor musunuz? Engel kelimesi bazen başarının eş anlamlısı olabiliyor. “Hadi canım, olur mu öyle şey!” dediğinizi duyar gibiyim. Bu iddiamla ilgili pek çok delil sunabilirim size ama en beğendiğim örnek şu: Ünlü ozanımız Âşık Veysel’in görme engelini yok sayarak yüreklere dokunan pek çok esere imza atması. Sizce de burada “engel” kelimesi, “başarı“ kelimesi ile eş anlamlı hale gelmiyor mu?

Yazarımız Zeynep Cemali de benim gibi düşünmüş olacak ki Günışığı Kitaplığı yayınlarından çıkan “Patenli Kız" kitabında böyle bir başarı hikâyesini kaleme almış. Bu kitabı kızım 11 yaşındayken Tüyap Kitap Fuarı’ndan almıştım. O sıralar patenle kaymayı çok seviyordu. Kitabın ismini görünce dikkatini çeker ve severek okur diye düşünmüştüm. Ama önce kendim okudum tabii ki…

Kitap bir postacının günlük yaşamını anlatarak başlıyor. Günümüzde artık postacı kalmadı ne yazık ki. Belki küçük şehir ya da kasabalarda hâlâ vardır bilemiyorum. Ama mektupların yerini elektronik postalar, mesajlar aldı. Paketlerimizi de kargo şirketleri, kuryeler getiriyor. Yeşil üniformalı, postacı çantası taşıyan insanları görmüyor çocuklarımız. “Bak Postacı” şarkısı bile nostaljik şarkılar arasında yerini alarak günümüz çocuklarına bir anlam ifade etmez hale geldi.

Kitabımızdaki Postacı Erkan, Beykoz Yeşilbağlar köyünde teknolojiye inat postalarını dağıtmaya devam ediyor. Postaneye gittiği bir sabah dağıtması için kendisine altı tane sarı zarf veriyorlar. Bu altı zarf da Yeşilbağlar köyünde uzun zamandır yaşayan, herkesin mutlaka tanıdığı köyün ileri gelenlerine aitmiş. Postacı Erkan çok şaşırıyor, tüm ruhunu bir merak duygusu sarıyor.

Acaba bu zarflar kimden ve neden gelmiş? Bu merak uyandıran soruların cevaplarını bulmak hiç de kolay olmuyor. Ama cevaplar bulunduğunda da ortaya bambaşka altı tane hikâye çıkıyor. Tabii ki en önemli hikâyenin sahibi de kitabımızın başkahramanı: Patenli Kız.

Şerare… Patenli Kızımızın ismi. Kendisi doğuştan işitme engelli. Bu nedenle aynı zamanda konuşamıyor. Bu durum Şerare’ ye hiç engel olmamış. İnsanlarla sevgi dili ile iletişim kurmanın yolunu bulmuş ve tanıştığı herkesin yüreğine dokunmayı başarabiliyor.

Öğretmeninin verdiği yaz tatili ödevi için başladığı yazma macerası, öykülerinin kitap haline gelmesi ile bir başarı hikâyesine dönüşüyor. Yeşilbağlar köyüne, teyzesinin yanına tatil yapmaya geliyor. Yaşıtı olan kuzeni Nil’ in yardımıyla köyün görmüş geçirmiş kişileri ile tanışıp kendisini sevdiriyor. Çok iyi dudak okuma becerisine sahip olduğu için duymasa bile bu insanların hikayelerini birebir dinleyerek kaleme alıyor. Her hikâye birbirinden ilginç ve çocuklarımıza hayat dersi niteliğinde. Ayrıca çocuklarımıza çevrelerindeki yaşlı insanların da bir zamanlar çocuk olduğunu, onların da maceralar yaşadığını, hayallerinin olduğunu gösteren öyküler… Köyde yaşayan bu insanların isimlerinin yanında birer de lakapları var. Acaba bu lakapları neden almışlar? Onların hikâyelerini okuyunca bu konuda da aydınlanıyoruz.

Yazdığı hikâyeler öğretmeninin ve ailesinin desteği ile kitap haline geliyor. Bu kitaptan birer tane de kendisine hikâyesini anlatan kişilere gönderiyor. İşte sarı zarfların sırrı…

Bu kitabı sadece çocuklarımızın değil anne ve babaların da okumasını isterim. Engelli çocuklarımızın toplum hayatına girmeleri ve başarıyla yaşamlarını sürdürebilmeleri, öncelikle ailelerinin onları kabul etmesi ve destek olmasıyla mümkün. Sonrasında çevrelerindeki insanlara başarılarını göstermeleri daha kolay. Şerare diyor ki, “Bizler zavallı sakatlar değiliz. Bizler hayalleri olan ve başarmaya azimli insanlarız. Bizim engelimiz sizlersiniz. Bize engel olmayın ve destek olun ki hayallerimizi gerçek yapalım, başarı hikâyelerimizi yazalım.”

Çocuklarımıza ne şekilde olursa olsun hiçbir engelin başarılarına mani olamayacağını anlatan “Patenli Kız” kitabının, onlara hayallerini gerçeğe dönüştürme hevesi aşılayacağına inanıyorum.

Haydi, o zaman “engelleri” başarı ile eş anlamlı yapalım, okuyalım, hayallerimizin peşini bırakmayalım!

SONUÇ OLARAK: Eser, 9 ile 12 yaş kategorisine uygun bir eser olup, kitabın yazarı Zeynep Cemali’nin çok iyi bir öykü anlatıcısı olması ve yazdığı hikâyelerde öykü dilini kullanması kitabın okunmasını keyifli hale getiriyor. Kullandığı kelimelerle oluşturduğu cümleler çocukların yaş seviyesine uygun. Ayrıca yaptığı betimlemeler kısa ve öz. Çocuklar okurken sıkılmıyorlar. Anlatılan olaylar pedagojik açıdan çocukların yaşına uygun, anlayabilecekleri nitelikte. Öykülerin içinde barındırdığı mizah duygusu da okuma heveslerini arttıran bir özelliğe sahip. Kitabı okuyan çocukların kazanımları çok yönlü olacaktır. Onların: anıların gücünü, sevgiyi, köy hayatının güzelliğini, çocuklukla yaşlılık arasındaki geçidi ve en önemlisi engelli bir yaşamın çevresindeki insanlara etkisini kavramalarını sağlayacak hikâyelerle dolu bu kitabı keyifle okumanız okutmanız dileğiyle…

Patenli Kız

Zeynep Cemali

Günışığı Kitaplığı

222 Sayfa

1.Baskı Haziran 2003

Misafir Köşesi - 15.12.2020

,

3494

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

Kitaphaber ailesine misafir olmuş konuk yazarların yazılarını bu profilde bulabilirsiniz.

Yorumlar
  • Mihrican Ozen 2020.12.16 22:36

    Gercekten hisseden bir yazı olmus kaleminize saglik

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin