Ergenekon'dan Teşkilat'a Derin Devletin Anatomisi - Yahya Ayyıldız

Ergenekon'dan Teşkilat'a Derin Devletin Anatomisi - Yahya Ayyıldız

Ergenekon'dan Teşkilat'a Derin Devletin Anatomisi - Yahya Ayyıldız

19.04.2011 - Metin Bilgeç
Ergenekon'dan Teşkilat'a Derin Devletin Anatomisi - Yahya Ayyıldız

Ergenekon'dan Teşkilat'a Derin Devletin Anatomisi, Çıra Yayınları tarafından mart ayında okuyuculara sunuldu.

Kitap, adından da anlaşılacağı üzere Türkiye gündeminin en hassas konularından biri olan Ergenekon-derin devlet yapılanmasını konu almış. Kitap 4 bölümden oluşmakta; birinci bölümde derin devletin analizi çeşitli başlıklarla ortaya konulmuş.

Kitabın ikinci bölümünde ise 'Derin Devletin Tarihi' başlığı altında derin devletin tarihi arka planı günümüze kadar gelen uzantıları üzerinde durularak bunların Türkiye üzerindeki etkileri yansıtılmaya çalışılmış.

Kitabın üçüncü bölümünde; 'Restorasyonun Ekonomi Politiği' başlığı altında yazar, dünyadaki ekonomik krizlerin analizini yaparak, bunun günümüzdeki yansımaları, değişen ekonomik dengeler ve bunların dünya üzerindeki siyasi yansımaları üzerinde durmuş.

Eserin dördüncü bölümündeyse, "Derin Devlette Restorasyon başlığı" altında soğuk savaş sonrası derin devlet yapılanmalarının dönüştürülmesi, tasfiye edilmesi konusu geçmiş, derin devlet operasyonları üzerinde durularak; günümüzdeki darbeler, e-muhtıraların amaçlarına değinilmiş. Konu alt başlıklarla, çarpıcı analizlerle anlatılmış.

Derin Devletin Analizi

"Türkiye'nin potansiyelinin bu zamana kadar heba edilmesine yol açan iki temel, yapısal sorunun devlet-millet ile güvenlik-ekonomi ayrılığıdır. Bu sorunlardan ilki yani devlet-millet ayrılığı, mevcut iktidar döneminde önemli ölçüde ortadan kalkma eğilimindedir."

Yazarın bu tespitlerine katılmamak mümkün değil. Mevcut iktidarın, devlet ile milletin barışmasına kararlılıkla katkıda bulunması, hem kendi geleceği için, hem de ülke geleceği için çok büyük bir öneme haizdir.

"Ekonomiden beslenmeyen bir güvenlik stratejisi ve aynı şekilde ekonomiyi beslemeyen bir güvenlik stratejisi her şeyi sağlayabilir ama güvenliği asla." Yazarın bu ifadeleri, Türkiye gerçeği açısından güvenlik-ekonomi denkleminin ne kadar önemli olduğunu vurgulayan, gerçekten, çok önemli birer tespit .

'Türkiye Simülasyon Cumhuriyeti' başlığı altında da yazarın, cumhuriyetin kuruluş sürecine ilişkin radikal bir bakış acısıyla ortaya koyduğu yaklaşımların oldukça dikkat çekici olduğunu görüyoruz.

"Simülasyon kuramını Türkiye'ye uyarladığımızda, Osmanlı, bağımsız ve özgür bir devlet olarak bir "gerçekliktir". Eğer dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Türkiye de açık bir sömürge yönetimi kurulsaydı, bu yönetim "sahteliği" temsil edecekti. Ancak; Türkiye'nin sömürgeleştirilememekle birlikte Osmanlı'daki bağımsız iradesini kaybetmesiyle "gerçek" ve "sahtenin" dışında bir düzen: 'simülasyon düzeni' kurulmuştur. Bu düzende, her şey bilinen anlamlarını kaybetmiş; her şeyin içeriği boşaltılmıştır."

Yazarın, ortaya koyduğu bu yaklaşımların tartışmaya açık birçok yönü olmakla birlikte öncelikle şunu ifade etmek istiyorum. Her şeyden önce böyle teorik kuramların, birebir her ülkeye uygulanması, sosyal bilimlerin doğasına aykırı bir yöntem olarak karşımızda durmaktadır. Osmanlı İmparatorluğunun cumhuriyet öncesi dönemde tam bağımsızlığından söz etmek somut tarihi bilgilere ters düşmektedir. Ayrıca cumhuriyet dönemi Türkiye'sinin "sömürgeleştirilememesi" ifadesi de dış güçlerin iradesine rağmen bunun gerçekleştiğini, yani bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğunu ortaya koyan bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Resmi ideolojinin eleştirisi yapılırken gerçeklerden kopmak kendi analizlerimizin de doğruluğu tartışılır hale getirir, diye düşünüyorum.

Kitapta önemli olarak nitelendirdiğim bir başka nokta ise şu ifadelerle özetlenebilir:
"Derin devlet gelişmiş ülkelerin hiçbirinde bizdeki gibi tartışma konusu yapılmaz. Bir terör örgütü gibi görülmez; çünkü bu ülkelerdeki derin devlet oluşumları ülkenin ve milletin menfaatine çalışır, milletle didişmez ülkeyi sonu gelmeyen istikrarsızlığa maruz bırakmaz. Din ve etnik köken olarak milletin genelinden farklı değildir. Kendini ön plana çıkarmaz; gerekli müdahaleleri rafine bir şekilde kimseye hissettirmeden yapar. Türkiye'deki derin devlet ise; milletin seçtiği başbakanı asmakla hala gurur duyuyor, bunun iyi bir şey olduğunu söyleyebiliyor."

Yazarın buradaki yaklaşımları gerçek bir Türkiye manzarası olarak karşımızda duruyor ve eseri klasik komplo teorisi kitaplarından bir adım daha öteye taşıyor.

Sonuç olarak eser, okuyucuyu, yakın tarih, ülke üzerinde oynanan oyunlar, resmi ideoloji, Türkiye jeopolitiği, dünyadaki egemen güçler ve buna bağlı olarak değişen ve gelişen dengeler üzerine bilgiler ve analizler içermekte. Kitapta ortaya konulan yaklaşımların birçoğu yazarın kendi bakış açısıyla yansıttığı düşünceler ve doğal olarak tartışmaya açık birçok husus bulunmakta. Ben burada eser ile okuyucu arasına girmemeye çalışarak okurun özgür iradesine saygı göstermek gerektiğini düşünüyorum.

İyi okumalar efendim...

Ergenekon'dan Teşkilat'a Derin Devletin Anatomisi
Yahya Ayyıldız
Çıra Yayınları

Metin Bilgeç - 19.04.2011

,

2752

Metin Bilgeç Hakkında

Metin Bilgeç

1970 doğumlu olan yazar, Dicle Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunudur. Sitemiz yazarı Hilal Bilgeç ile evli ve iki çocuk babası olmakta ve halen bir kurumda Türk Dili ve Edebiyatı derslerine girmektedir.

Not: Fotograftaki şahıs kendisi değildir.

Yorumlar
  • hilal bilgeç 2011.04.23 16:34

    gündemle ,yakın tarihle daha yakından ilgilenmemiz gerektiğini hatırlatan ;bilgilendirici ve merak uyandırıcı bir yorum . emeğine sağlık.

  • Abdullah Kurtulmuş 2011.04.24 22:49

    Gündemdeki olayları hep merak etmişimdir.. Derin devlet kimdir? ergenekoncular cemaatler bir sürü kavram yanılgısı vs vs vs. tanıtımınızdan sonra okumayı düşünüyorum kitabı. Teşekkürü borç biliriz efendim...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin