Esir Şehrin İnsanları - Kemal Tahir

Esir Şehrin İnsanları - Kemal Tahir

Esir Şehrin İnsanları - Kemal Tahir

11.05.2012 - Özgür Atasoy
Esir Şehrin İnsanları -  Kemal Tahir
Eser 1.Dünya Savaşı yıllarında sivil aydınların durumunu konu edinmektedir.
Eser bu yıllardaki aydınların çektiği sıkıntıları dile getirmektedir. Özellikle aydınların halkı bilinçlendirmek ve işgal güçlerine karşı durmalarını sağlayabilmek için kendilerini ateşin önüne atmalarına şahit olmaktayız.

Eseri anlatmadan önce yazar hakkında birkaç bilgi ile verecek olursak. 1938'de bahriye olayı diye bilinen davanın sanıklarından biri oldu. Donanma komutanlığı mahkemesinde yargılandı. Askeri isyana teşvik etmekle suçlandı ve 15 yıl ağır hapse mahkûm edildi. 1950 af yasasıyla çıktı. 1955 sonra romanları yayınlamaya başladı. Özelikle Marksist bir terminolojiyi yerleştirerek Anadolu'da uygun sol düşünce oluşturmaya çalıştı. 73'te kalp krizi sonucu İstanbul da vefat etti.

Esir şehrin üçlemesi
1 eseri
Esir şehrin insanları
2. eser
Esir şehrin mahpusu
3. eser
Yol ayrımı

Eser birinci dünya savaşı sırasındaki sivil aydınların durumunu anlatmaktadır. Eserin başkahramanı kâmil beydir. Kamil bey Abdülhamit'in en zengin vezirlerinden Selim Paşa'nın tek çocuğudur. Genç yaşında çok büyük mirasa konmuştur. Fransızcayı iyi konuşan bir aydındır. Bir diğer karakter ise eşi Nermin hanımdır. Kendisi de bir paşa kızıdır.

1914'te savaş patladığı zaman İspanyol prensinin yanındaydılar. Osmanlının savaşa gireceğini aklının ucundan bile geçirmemişti. Ancak savaşa girmek zorunda bırakılmıştır. 1919 yılında işgal altında bir ülke ile karşı karşıyayız. Kamil bey İstanbul'a doğru yola çıktı. İstanbul'a vardı. Parasız bir hayat onu bekliyordu. Nermin hanımın halasının yanına yerleştiler. Ancak bu durumu kendine yediremeyen kâmil bey anneannesinden kalan köşkü hatırlıyor ve oraya yerleşiyor. Fuat bey'le orda karşılaşıyor. Peki, kimdir bu Fuat Bey? Fuat Bey bir derviştir. Komşusu olduğu için birçok yardımı dokunmuştur.

Ahmet ve İhsan karakterleri vardır. Bu karakterler onun eski sınıf arkadaşıdır. İhsan bey yedek subay olarak harbe gitmiş yaralanmış ve hemen ardından da dergi çıkarmaya başlamış. Kuvayi Milliye yi açıktan savunduğu için hapse atılmıştır. Kamil bey den bir rica bulunmaktadır. Ricası ise şudur; Eşi olan Nedime hanım önderliğinde 'karadayı' isimli dergide çalışarak halkın bilinçlendirilmesini istemiştir. Nitekim kâmil bey de bunu kabul etmiştir. Anadolu'nun bir takım bilgileri gizlice bu dergiye geliyordu.
İngilizler Alman donanmasını kovalamış. Alman donanmasını Çanakkale'den içeri aldık. Almanlar bunları bize hediye ettiler. Birine 'yavuz' birine 'midilli' adını koymuşuz.
Kamil bey ülkenin işgaline üzüntüsü şöyle belirtiyordu. Dövüşenler varken biz burada neler yapıyoruz. Yunan ordusuyla İnönü'de yapılan Muhaberebe'ye karşı Bursa'ya kadar çekilmek zorunda kalmış.

Düşman saldırısı hakkında birtakım belgeler vardı. Bu belgeleri saklama görevi Ahmet'teydi. Ancak Ahmet yakalanacağını anlamış olacak ki bu belgeleri Ankara'ya ulaştırması için Nedime hanıma vermişti.

"Kamil bey gayet önemli belgeler ile kuru üzüm sandığını tophane rıhtımında Güncemal vapurunun kahvecisi Ramiz Efendi ile suçüstü yakalanmıştır."Kamil bey nedime hanımı ele vermesi için yapılan baskılara rağmen bunu kabullenmemiş. Ahmet nedime hanımın ismini vermiş ve hemen akabinde intihar etmiştir. Kamil bey'e güzel bir hayat sunulacağı garantisi verilmesine karşın davasından vazgeçmemiştir. Çünkü büyük devletler artık Anadolu'dan korkmaya başlamıştır. Kamil bey 7 yıl cezaya çarptırılmıştır.

Esere sosyolojik bakmak demek o eserin arkeolojik kazısını yapmak demektir. Yani metnin değerlendirilmesidir. Bu metinlerin yazıldığı dönemlerden bağımsız şekilde eserler verilmesi nitekim zordur.

Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Toplumu tüm dinamikleriyle açıklamaya çalışmıştır. Mütareke dönemini açıklanmıştır. Roman Türk toplumunun kendi tarihsel süreçlerini irdelemesi ve anlaması açısından önemlidir. Edebi eserlerin topluma ayna tuttuğu aşikârdır. 1920'li yılların siyasi bir portresini çizmektedir.

Çöken imparatorluk aydınlarını da uçuruma sürüklemekteydi.Yoksulluk can mal güvensizliği. Devlet düzeni sekteye uğradığı Rusya ya benzerlik gösteren bir yapı da söz konusudur. Dayanışma geleneğimizin olduğunu ve gerektiğinde neler yapılabileceğini göstermektedir.

Her koyun kendi bacağından asılır düşüncesi hâkim değildir. Nitekim kâmil bey de bunun en önemli örnekleri arasında sayılabilmeyi hak ettiği görüşüne sahibim.
Ortak amaçlar doğrultusunda bir araya gelen insan topluluklarına örgüt dendiğine aşinayız. Kamil bey, Nedime hanım, Ahmet bey ve onlar gibi düşünen bütün insanlar bu örgüte dâhildirler. Amaç ise Anadolu'nun işgal altından kurtulmasıdır. Bunu başarmaya çalışan da ilk başta birkaç aydın olarak görülmektedir. Kolektif bir bilinç ile insanlar ortak amaçlar doğrultusunda örgütlemeler ile başarılı sonuçlar elde etmişlerdir. Nitekim bu başarılar da halkın bilinçlenmesine bağlıdır. Halkın bilinçlenip bu başarıya üstün katkısı söz konusudur. Örgütsel vatandaşlılık davranışlarını yeterince yerine getirmeyen şahsiyetlerde söz konusudur. Bunların başında Niyazi gelmektedir. Kısmen Ahmet de bu kategoriye girmektedir.

Kamil bey mahpusta sigara içerken düşündüğü şeyler şunlardı. Dördüncü murat döneminde tütün içenlerin çoğu cezaya çarptırılırken şimdi ise bu cezadan çok serbestlik öngörülmektedir. Devir değiştikçe hükümlerin de değiştiğini görmekteyiz. Toplumun neye suç deyip neye suç demediği de giderek değişmektedir.

Kamil beyin hapisten çıkması için çaba harcayan paşanın sözleri bana Marks'ın ''hukuk burjuvanın ideolojisidir. Burjuvanın Enstrümanıdır. '' sözleri de kulağımı tırmalamıştır. Yani eğer kâmil bey nedime hanımı ele vermiş olsaydı kendisi özgür olacaktı. Önemli olan ülkenin bağımsızlığıydı.

Tarihsel süreçleri anlamak açısından önemli bir eserdir. Geçmişini iyi bilmek gerekiyor ki geleceğe aydınlıkla bakılabilsin. Toplumdaki bu karmaşa da kendi iç dinamikleriyle dönüşümler yapmasına olanak sağlamıştır. Politik saha ekonomik sahayı şekillendirmeye başlayacağı yılların başlangıç yıllarıdır.

Esir şehrin insanları
Kemal Tahir
İthaki yayınevi
1956
İthaki,2005 463 sayfa ve 20. Basıma ulaşmıştır. Özgür Atasoy - 11.05.2012

,

8118

Özgür Atasoy Hakkında

Özgür Atasoy

88 yılının eylül ayında doğdu. Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji yüksek lisans öğrencisi. Çay ve sigaranın hayat felsefesinde önemli bir yeri vardır. Çaysız devrimin olabileceğine inanmaz. Sigarasız bir hayatın sağlığa zararlı olduğu hakkında derin düşünceleri vardır. Uzun sorular yumağında absürd lekeler barındırır duvarı. Sevdiği sözler arasında ''içimde düşünen bir ben var ve o ben, ben olduğundan emin değilim''

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin