Evcik, Güzel, Doyumsuz Ama Meşakkat ve Görevlerle Doludur

Evcik, Güzel, Doyumsuz Ama Meşakkat ve Görevlerle Doludur

Evcik, Güzel, Doyumsuz Ama Meşakkat ve Görevlerle Doludur

04.03.2013 - Mehmet Türkmen
Evcik, Güzel, Doyumsuz Ama Meşakkat ve Görevlerle Doludur

Dünya, güneş sistemindeki gezegenlerden birisi olup, içinde insanla birlikte çeşitli bitkilere, hayvanlara ve bilmediğimiz, gözle göremediğimiz canlılara nefes olan, hayat olan, can olan bir gök cismidir. Dünyanın uzaydan görünüşü mavi olduğu için "mavi gezegen" ismiyle de anılmaktadır. Bu rengi almasında en büyük etken, yedi tabakadan oluşan göğün içinde oksijen olmasındandır. Keza oksijenin olması güneş ışığının sağlamış olduğu atmosfer üzerindeki görüntüsü neticesindedir.

Dünya, güneş sistemimiz içinde bir gezegen olması, içinde hayat olması yanında insanoğlu için ayrı bir yeri vardır. Dünya, insanoğlunun Cennetten çıkması sonucu geldiği bir yerdir ve insan burada kalıcı olmayacak, iyi ve kötü arasındaki seçimin sonucunda ya Cennete ya da Cehenneme düşecektir. Bu düşünceyle dünya, aynı zamanda insan için hazırlanmış, hizmetine sunulmuş, içinde türlü canlıların olduğu ömürlü bir yer, bir mekân, bir yapıdır. Bundan ötürü dünya boş bir amaç uğruna yaratılmamıştır.

Dünya, boş bir amaç uğruna yaratılmamıştır. Dünyanın insanoğlu için bir imtihan yeri olduğu, gelip geçici bir yer olduğu ayetlerle ve hadislerle bizlere bildirilmiştir. Allah, dünyayı "bir oyun, eğlence ve süs" yeri olarak niteler. "Bu dünya hayatı, bir eğlence ve oyundan başka bir şey değildir." (ankebut 29 /64) gelip geçicidir. Yaşamının belli bir ömrü vardır ve vakti gelince sona erecektir.

Ünlü şair-yazar Cahit Zarifoğlu "Bir Değirmendir Bu Dünya" adlı kitabıyla aynı başlığı taşıyan yazısında Elbistanlı Muzaffer Hoca'nın cümlesiyle girer konuya. Muzaffer Hoca: "Dünya bir evcik'tir. Esas ev ötede" der. Zarifoğlu, cümledeki "evcik" kelimesini açar ve Muzaffer hocanın anlatmak istediğini bizlere açıklar. "Evcik, güzel, doyumsuz, ama meşakkat ve görevlerle doludur." Evcik sevimli bir kelimedir ve Muzaffer hoca bu küçültme takısı ile onu sevimli gösterir. Hoca, onun (evcik) lanetlenmemesi konusunda, gereği gibi sevilip değerlendirilmesi konusunda gerekli görevleri hatırlatır. Bununla birlikte bu evciğin bir sonraki aşamasının, asıl yerin, asıl mekânın büyük bir ev olduğunu söyler ve dikkatimizi, yapacağımız işlerimizi ve gönlümüzü bu büyük eve göre yapmamız gerektiğini söyler. Bu büyük ev dünya değil ahirettir. Kişinin seçimine göre Cennet veya Cehennemdir.

Bir Değirmendir Bu Dünya adlı kitabı Zarifoğlu'nun siyaset ve aksiyon yazılarından meydana gelmiştir. Dünya gündemi ve ülkemizde gelişen olayların gelişine göre Yeni Devir, Milli Gazete, Mavera başta olmak üzere dönemin gazete ve dergilerinde yayımlanmış yazılarından ibarettir. Afganistan işgali, İran İslam Cumhuriyeti'nin kurulması, Hama katliamı, 12 Eylül sonrası ülkemiz Müslümanlarının içinde bulunduğu durum ve dünyanın çeşitli yerlerinde zulüm altında kalan Müslümanların çektiği sıkıntılar karşısında Zarifoğlu kayıtsız kalmamıştır ve gerek yazıları ve gerek sohbetleriyle çevresindeki insanları duygu ve düşüncelerine ortak etmiştir.

Şair kimliği ön planda olan ve şairliği de kendisinden sonra gelen kimi şairler üzerinde etkisi olup konuşulan Cahit Zarifoğlu, çevresindeki insanlara, dostlarına, okuyucularına namaz (dosdoğru, tadili erkânına uyarak) kılmayı, gece namazlarına kalkmalarını, çocuklara, hanımlara iyi davranılması gerektiğini, ilmihal okumayı, siyer okumayı tavsiye ederdi. Yollarda yürürken zikirle yürümeyi, gönül dünyamızı zenginleştirerek "Çağa uygun, takvaya dayalı Müslüman "lığı telkin ederdi.

Bir Değirmendir Bu Dünya kitabı Sunuş kısmıyla başlayıp "Cihat ve Arınma", "Modern Zamanlar", "Bir Arpa Boyu Yol", "Kanayan yaralarımız", "Çeşitlemeler" adlı beş bölümden oluşmaktadır. Özellikle bazı yazıların geçerliliğini günümüzde de görmekteyiz. Her dönemde zulmü görmekteyiz. Zalimleri görmekteyiz.

Bir Değirmendir Bu Dünya
Cahit ZARİFOĞLU
Beyan Yayınları
285 sayfa

Mehmet Türkmen - 04.03.2013

,

2654

Mehmet Türkmen Hakkında

Mehmet Türkmen

1978'in 1 Mayısında şehr-i yağmurda, Giresun'da doğdu.

İlk ve orta öğretimini Giresun'da tamamladı. Açık Öğretim Fakültesi ön-lisans mezunu. Çeşitli mesleklerde çalışsa da bir zaman sonra devlet memurluğu nasip oldu.

Giresun'da din görevlisi olarak yaşamını sürdürmekte...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin