Farkındalığın Eseri: Fil Yazıları

Farkındalığın Eseri: Fil Yazıları

Farkındalığın Eseri: Fil Yazıları

28.11.2014 - Bilal Can
Farkındalığın Eseri: Fil Yazıları


Farkında olmak, farkındalık, fark, fark etmek kelimeleri bir durum karşısında o durumun olduğunu ve o durumun neler getirdiğini, o durumun veya olayın bilincinde olmak anlamlarına gelebilen kelimelerdir. Farkındayım ve biliyorum bunun neler getirdiğini, biliyorum çünkü içinde taşıdığı anlamı görebiliyorum.

Farkındalık bir eylemin bilinç haline vurgudur. Bilinçli birey toplumun ve baskı guruplarının etkisini iliklerine kadar hisseden kişidir. O hegemonya unsuru olsun ve ya başka bir baskı unsuru olsun bunun bir çıkarım sonucu dayatma yarattığının farkındadır. Sibel Eraslan"ın Fil Yazıları"da işte bu farkındalığın bir eseri olarak okuyuculara sunulan eserlerden biri.

Eraslan eserinde meselelere vurgu yaparken olayların bazen birinci şahsı bazen ikinci şahsı rolündedir. Kadın hakları konusunda özellikle türban meselesine bir kadın gözüyle değinen Eraslan olayın farklı boyutlarını farklı kişilerin gözleriyle okuyuculara sunuyor. Kitaptaki yazılar daha önce çeşitli zamanlarda yazdığı yazıların bir derlemesi niteliğindedir.

Eraslan"da yazı bir direniş bir haykırıştır. Kaleme aldığı yazılarında her zaman bir haykırışın resmini çizmeye çalışmıştır. Avukat olmanın getirmiş olduğu bir vicdani sorumluluk ile bu görevini haksızlık karşısında bazen kalem oynatarak bazen de bilfiil karşı durarak yerine getirmiştir.

Türban sorunu yüzünden yaşanılanlar ve haksızlıklar karşısında susmayan bir kalem olarak bu sorumluluğunu yerine getiren Eraslan Fil Yazıları"nda içinde her zaman olacak ve asla unutamayacağı meseleleri okuyucularla samimi bir şekilde paylaşmıştır. Özellikle bir dönemin çetelesini ortaya dökerken o dönemim portresini de ortaya koymaktadır.

"Örtü ve saç yok... YASAK diyenlerin aslında size kendiniz olmayı da yasakladığını hiç düşündünüz mü? Bu yüzden her örtü düşmanı, önce ve ilkin 'Kadın düşmanı'dır. Türkiye resmi ideolojisi de tam bu yüzden ataerkildir, kadın karşıtıdır." Feminist bir söylemle anlaşılsa da bu söylenilenler bir kadının aslında insanlık boyunca durduğu yeri de göstermektedir. "Türkiye resmi ideolojisi de tam bu yüzden ataerkildir" cümlesi bir vurgudur. Gerçeğin demokrat soğukluğu kadar gerçek bir ifadedir. Sistemlerin kadın erkek dinlemeden belli bir kıyımdan geçirdiği insanlık, talihini yine kendi mahpus tarihinde bulacaktır.

Türban meselesi uzun yıllar boyunca Türkiye"nin gündeminde olan ve bir türlü çözülemeyen meseleler arasındadır. Çözümün basitliği ve söylemlerin lakayıtlığı yüzünden sorunun ana meselesi vurgu yapılamaması birçok sorunu da kendisiyle birlikte getirmiştir. "Kadın, kırk harami kapısı mıdır ki ona her 'açıl susam açıl' dediğinizde açılsın? Örtü açmanın sınırı nedir? Bu gün kızlara başınızı açın diye zorlayanlar yarın başka neyi açmaya zorlayacaklar? Bedenlere zor ile sahip olanlar, sıra kalplere gelince ne yapacak?"

Fil Yazıları
Sibel Eraslan
Birun Yayınları
201 Sayfa

Bilal Can - 28.11.2014

,

3718

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 

twitter: @bilalcan1

Yorumlar
  • Niandra 2011.12.28 03:35

    Farkindaligin tanimini yapan Sayin Eraslan, sanirim bazi politik hunsurlarin ve dinin bizim gibi asalak toplumlardaki gucunu gorememis. Turban sorununun cozumunu de cok basit gormus kendileri. Nicin acaba "TURBAN"in politik bir simge oldugunu farkedememis bu hanfendumuz. Kendisi bir kadin olarak, ne kendini, ne beni, ne de diger butun kadinlari bagimisiz, kendi iradeleri olan guclu insanlar olarak gormus. Son cumlesiyle:"
    Bu gün kızlara başınızı açın diye zorlayanlar yarın başka neyi açmaya zorlayacaklar?", tum kadinlarin birer obje oldugunu vurgulamis. Yani demek istemis ki, kadinlara kicini ac diye de zorlayacaklar, ve kadinlar da baskinin altinda kalip kiclarini acacaklar. BU GIBI UTOPIK KORKULAR INANIN KI, BASKIYA GOGUS GEREMEYEN KENDI HAKLARINI SAVUNAMAYAN VE BELIRLI BIR IDEOLOJILERI OLMADAN SAGDAN SOLA SALINAN KADINLARIMIZDA VARDIR. ONLAR OTORITEYI SORGULAMADAN ITAAT EDENLERDIR...ISTE ARKADASLAR, KICLARINI ACACAK KADINLAR DA SU ANDA TURBANLARINI KAFALARINDAN ATAMAYANLARDIR...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin