Felatun Bey İle Rakım Efendi - Ahmet Mithat

Felatun Bey İle Rakım Efendi - Ahmet Mithat

Felatun Bey İle Rakım Efendi - Ahmet Mithat

Felatun Bey İle Rakım Efendi - Ahmet Mithat

Sabah-ı şerifleriniz nur olsun pek mümtâz 'kitaphaber' okurları!
Ah, yoksa 'bonjur' mu demeliydim?..

Kelimeler bazen can alır. Kavramlar önemlidir. Ve bir kavram, türediği medeniyete, dine ve ırka bakılarak değerlendirilirse ancak doğru anlam kazanır. Rasim Özdenören'e göre: "Bu bakımdan olaylara ad koymak; belli bir bilincin teşekkülü bakımından önemli sayılır."

Bir kelimeyi kullanıldığı dala göre değerlendirmek -ki, buna 'ıstılah' derler- varılan sonucu doğrular. Zira Cemil Meriç'e göre: "Dil cemiyetle beraber yürür, cemiyetin gölgesidir." Eğer bir kelime, kavram, anlam doğduğu kültüre göre değerlendirilmezse, ya trajik ya komik sonuç doğurmaktan kendini alamaz.

Tanzimat dönemi de, Türk halkı için büyük kavram kargaşalarının yaşandığı dönemlerden... Romanda da geçen trajikomik bir misal verirsek:
Felatun Bey, uşağına "babam ne yapıyor?" diye sorar. Uşağı "çorba yiyor" der. Felatun Bey ise: "biz ona alafrangada 'supe yiyor' diyoruz deyince, saf kalpli uşak: " aman efendim! Neden sopa yesin, çorba yiyor o!" diye cevap verir.

İslami bilinci, doğu kültürü ve osmanlı nezaketini farkında olmasa da iyice özümseyen bir neslin zamansız baş ağrılarına çare olarak, uzatılan parmakların gösterdiği tek deva: Garp. Hani şu, bir kaç aklı evvelin platonik aşklarının cazibeli fahişesi: Batı..

Medeniyet ve terakki adına çiğnenen koca bir medeniyet... Yeni bir kimlik almak uğruna, kimliğini satmalar... Kökü âtiye uzanan bir çınarı kemiren yenilikçi kurtlar.. Tüm irfanı tersyüz yapan değişim. Ve değişim sürecinde yaşanan karmaşalar, kavram kargaşaları. Ve aklıma düştüğünde kahkahalarımı tutamadığım iddialar: " Arap harfleri terakkiye manidir beyler!" değişim harflerden bile öc alır. Ve bir halk iki zıt medeniyetin çarkında sıkışıp kalır.

Elbette terakki ve inkilap karşıtı değilim! Cemil Meriç'in dediği gibi:

"Doğu'yu Batı ile zenginleştirecektik, ama Doğu'nun büyük değerlerini tanıdıktan sonra. Ama onlar, bir kelimeyle İslamiyeti Batılılaştırmak istiyordu."

İşte böyle bir dönemin karakteristik tiplerini resmeder Ahmet Mithat romanında. Bir yanda alaturka hayatıyla Rakım Efendi, diğer tarafta alafranga yaşamıyla Felatun Bey'i okurken, bir dönemin yaşantı biçimini oluşturan değer yargılarını mukayese eder okuyucu.

Türk edebiyatının ilk popüler yazarı Ahmet Mithat efendi 1844 yılında doğmuştur. "40 beygir gücünde yazı makinesi" denilen yazar, 200'den fazla eser verir, fakat pek azı günümüz türkçesine tercüme edilmiştir. Tek arzusu 'kitap okuyan bir toplum üretmek' olan Ahmet Efendi bu kitabını 1875'de yazmıştır.

Kavram kargaşasının karikatürize edilerek anlatıldığı iki karakterden biri: Felatun Bey'dir. Mustafa Meraki'nin oğlu Felatun, o zamanki alafranga modaya uyarak döşenen ve rum hizmetçilerle mamur bir evde yaşar. Babasının lakabı olan Meraki lafzı, çok meraklı bir adem olduğunu açıktan betimlemektedir. Hatta şöyle ki, her ne şey moda olarak duyulursa, herkesten evvel alıp çocuklarına giydirmezse rahat etmez. Felatun Bey 27 yaşında, kardeşi Mihriban ise 15 yaşındadır. Fakat Mihriban kızımız, oya yapmasını bilmez. Kese çorap öremez. Çünkü alafrangalarda oya yoktur. Nakış da işlemez. Çamaşır, ütü de hizmetçilerin işi, niye zahmete girsin!

Hele ki, Felatun Bey'in uşağını anmamak olmaz. Bu gariban Mehmetçik, Kastamonu'dan gelmişti. Felatun Bey'in elinde alafranga terbiye görmeye başlamıştı. Her ne kadar halâ, Felatun'a "Pantolon Bey" ve Mihriban'a "Merdivan Hanım" dese de!

Yanlış batılılaşmanın örnek tipi Felatun Bey'in yanı sıra, bir de Rakım Efendi vardır.
Tanzimat döneminin alaturkasını temsil eden Rakım Efendi karakteri; çalışkan, dikkatli, utangaç bir genç. Tam 24 yıl önce kendisi bir yaşında iken babasını kaybeden Rakım, annesi ve arap kadın Fedayi'nin destekleriyle yetişir. Eski an'aneyi bozmayan Rakım Efendi, Arabi'den Sarf Nahiv'i, hem de 4 kitabı açıklamalarıyla öğrenir. Yanı sıra fransızcayı da inceliğine kadar kavrar. Annesinin vefatıyla çalışmalarını iki katına çıkaran Rakım efendi, hem çeviri yapmakta, hem de dil öğretiminde bulunmaktadır.

Meddah dili ile yazılan roman boyunca züppe kişiliği ile gününü gün eden Felatun Bey'e karşın, evindeki cariyesine aşık olduğu halde el süremeyen Rakım Efendi'nin kişiliği karşılaştırılmaktadır. Ahmet Mithat Efendi'nin ise Rakım'ın tarafını tuttuğu açıktır. Fakat Rakım da, -bizce- alaturkayı tam temsil edememiştir. Belli başlı bir konusu olmayan roman, bir öğüt niteliği taşıyor denilebilir. Yaşımızın yetmediği yılları biraz mübalağalı olsa da, Ahmet Mithat'ten okuyarak tanıyabiliriz.

Günümüzde halen süregelen ve modernleşme olarak görülen 'batıya körü körüne özenti' sorununun altını çizen Ahmet Mithat Efendi, 28 aralık 1912'de vefat etmiştir. Daha sonra tiyatrosuda çekilmiş olan bu kitabı, ufku geniş fikri derin bir bakışla değerlendirmenin kültür dünyamıza katkısı olacağı açıktır.

Felatun Bey İle Rakım Efendi
Ahmet Mithat
182 sayfa

Meryem Betül Altuntaş

Meryem Betül ALTUNTAŞ - 19.12.2011

,

7669

Meryem Betül ALTUNTAŞ Hakkında

Meryem Betül ALTUNTAŞ

14 Eylülde Kocaeli'nde doğdu. Tahsil hayatı İstanbul'da geçti. Çeşitli eğitim kuruluşlarında Arap dili üzerine dersler veriyor. Bir Yardım kuruluşunda gönüllü çalışıyor.

Kocaeli'nde yaşıyor. İstanbul'u ve Kitapları seviyor.

Meryem Betül ALTUNTAŞ ismine kayıtlı 26 yazı bulunmaktadır.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin