Felsefenin Türkçesi - Dücane Cündioğlu

Felsefenin Türkçesi - Dücane Cündioğlu

Felsefenin Türkçesi - Dücane Cündioğlu

26.02.2011 - Mustafa Atalay
Felsefenin Türkçesi - Dücane Cündioğlu

Eleştiri yazmak kolay olmasa gerek. Bir de eleştirinin kaynağı, yapılan eleştiriye nefsani bir yaklaşımla cevaplar yetiştirmeye çalışıyorsa daha da bir zorlaşır işiniz. Bütün bu zorlukların üzerine, zihinlerdeki sabiteleri yerinden oynatacak olan Cumhuriyet ve felsefeye dair eleştirilerde bulunuyorsanız birilerini kesin rahatsız ediyorsunuzdur. Felsefenin Türkçesi isimli kitap tüm bu zorlukları kolay kılıyor. Bu tür zorluklardan çekinmiyor yazar, sıralıyor hakikatin değerini bihakkın vermek adına: "Yıllardır eleştirinin verimsiz ve sevimsiz bir iş olduğunu bilmeme rağmen yine de eleştiri yazmaktan kendimi alamam. Çünkü ben eleştiri yazılarımı -lafı hiç dolandırmadan söylemeliyim ki- sadece şahidi olduğum katliamların sevk-i tabisiyle, açıkça öfkelendiğim için yazarım. Çünkü kifayetsiz muhterislerden hiç ama hiç hoşlanmam! Çaresiz verimsizliği de sevimsizliği de göze alıp yapmam gerekeni yapar, hiç değilse bu kadarcık olsun sorumluluğumun icabını yerine getirip tarihe kayıt düştüğümü düşünerek müteselli olmaya çalışırım."

Kitap Cumhuriyet ve felsefeye dair eleştirilerde bulunuyor demiştik. En dikkat çekici kısımlar, felsefede çeviriler üzerine yazılan makaleler. Kitap 2004 yılında çıkmasına rağmen, günümüzde de büyük önem taşıyan tercüme eserler üzerine çarpıcı tespitler yer alıyor. Okuru her ne kadar çaresizliğin derinliğiyle yüz yüze getirse de bu tespitler, aynı zamanda okurun talepkârlığının ciddiyetsizliğini de ortaya seriyor ince bir şekilde.

İstanbul ve felsefe adlı bölümde, İslami kimliklerimizin felsefi okumaların ışığında yeniden şekillenmesi ve okumalarımızın da değişmesi üzerine derin tahlillerde bulunuyor yazar. Sorguluyor İslami hareketin gençlerini: "Seyyid Kutub"u, Mevdudi"yi, Ali Şeriati"yi, Fazlurrahmanı, Seyyid Hüseyin Nasrı okuyan ve fikir dünyalarını bu isimlerden hareketle zenginleştiren talebelerin, hatta genç ilim adamlarının, Cevdet Paşa"yı, Şehbenderzâde"yi, Babanzâde"yi, Elmalılı"yı, Manastırlı"yı, İzmirli"yi okuyamamaları, anlayamamaları bizleri -biraz olsun- düşündürmeli değil mi?"

Cumhuriyet ve felsefe adlı bölümde, Cumhuriyet döneminde felsefenin seyri ve geçirdiği evreler üzerine duruyor yazar. Yaptığı yoğun alıntılarla dönemi çıplak bir biçimde zihinlerimize açıyor. Çeşitli bahanelerin arkasına sığınılmış, insanların düşünce dünyasını batılılaştırmak adına dönen olayları gözler önüne sunuyor. Üniversitelerde gerçekleştirilen felsefe derslerinde düşünce dünyalarının nasıl değişime uğratılmak istendiğini, bizi başkalarına şikâyet eden bizden dediğimiz düşünürlerimizi ve daha nice olayları açtığı pencereden bizlere izletiyor yazar.

Felsefeye biraz ilgi duyuyorsanız ve dahi tercüme de alanınıza dahil oluyorsa; ya da bir şeylere kapı aralamak istiyorsanız zihninizde; ya da hakikate yolculuk yapan bir yazarın yoluna şahit olmak istiyorsanız, Felsefenin Türkçesi tam size göre.

Mustafa Atalay - 26.02.2011

,

3496

Mustafa Atalay Hakkında

Mustafa Atalay

Bir gölün kıyısında 88 yılının Temmuz sıcağında hayata gözlerini açtı. Eğitiminin büyük bölümünü burada geçirdi. Bir denizin kıyısında 2007-2012 yılları arası Üniversite eğitimiyle birlikte hayat eğitimi de aldı.

Bir gölün kıyısına döndüğü yaşamını, 2012 Ağustos'undan bu yana 'Lale'lerle bezeli düşüncelerle 'Eczane'sinde devam ettiriyor.

Okuyor, yazıyor, çalışıyor ve başka alanlarda eğitimine devam ediyor.

Daha önce Üniversite bünyesinde çıkarılan Sentez Dergisi'nin editörlük ve yazı işleri sorumluluğu görevlerini üstlendi. Kardelen Derneği Bülteni'nin editörlüğünü yaptı. Dernek ve Vakıf bültenlerinde ara ara göründü, Alıntılar Mektebi'nde talebe oldu, Yolcu Dergisi'nde nefeslendi, on5yirmi5.com'da uzun bir serencamı oldu. Kitaphaber.com.tr'yi ise evi gibi görüyor...

Facebook: mvatalay
Twitter:@ayn_sin_kaf
Blog:http://aynsinkaf.blogspot.com.tr

Yorumlar
  • Bilal Can 2011.02.24 22:33

    Dücane Cündioğlu'nun son zamanlarda çıkardığı eserler arasında düşüncesini daha kapsamlı olarak idrak edebilmek için -hz insan'dan sonra- önemli ve gerekli bir eser Felsefenin Türkçesi çıkmaktadır. Yazar eserinde felsefi çıkmazları basitleştirerek daha çok anlatımcı bir rol üstlenerek okuyucuya felsefi çıkmazlar konusunda destek veriyor. Eleştirileri konusunda sağlam delillere dayandırarak yaptığı yorumlar dikkate değer.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin