Ferhat Özbadem İle KitapHaber ve Kitaplar Üstüne Söyleşi

Ferhat Özbadem İle KitapHaber ve Kitaplar Üstüne Söyleşi

Ferhat Özbadem İle KitapHaber ve Kitaplar Üstüne Söyleşi

04.11.2011 - Bilal Can
Ferhat Özbadem İle KitapHaber ve Kitaplar Üstüne Söyleşi
Kitaphaber.com.tr olarak kitaplarla ilgilenen bir grup kitap gönüllüsünün hayatlarında kitabın yeri ve önemine dair kısa kısa söyleştik. Yazarların kitaplara dair düşüncelerini enine boyuna araştırarak ortaya genel bir tablo çıkartmaya çalıştık.

İlk söyleşiyi kitaplarla ve okumalarla derin bir bağı bulunan, söyledikleri ile yazdıkları ile bizleri şaşırtmaya devam eden hakkında kanaatimizce “uyumuyor kitap okuyor, yazı yazıyor” dediğimiz Ferhat Özbadem ile yaptık.

Kendinizi kısaca tanıtır mısınız? Siz kimsiniz. İsminiz ne anlam ifade ediyor sizde. Siz bu hayatın neresindesiniz?

1979 yılı dünyaya geliş tarihim. Dünya meşgalesi olarak kırtasiyecilik yapıyorum. Evli iki çocuk babasıyım. Sivil inisiyatif çalışmalarını önemsiyorum. Kurucu üyesi olduğum Gül-Der (Gül eğitim yardımlaşma dayanışma ilmi araştırmalar ve insan hakları derneği) var. Ayrıca İHH gönüllüsüyüm. Anadolu platformu çalışmalarına belli periyotlar ile katılıyorum. Adıyaman’da ikamet ediyorum.

Kitap okuma serüveniniz nasıl başladı? Özel bir hatırası var mı?

İlkokulda mecburen okuduğumuz hikaye kitaplarını saymaz isek, orta okul yıllarında Ahmet Pakalın kitapları ile başladım denebilir. Ahmet Pakalın romanlarından önce okuduğum kitaplar olmak ile birlikte, Pakalın romanları ile başlayan süreç bugüne kadar devam eden süreç olarak başlangıç noktası sayılabilir. Hatıra kısmına gelince, iki hatıradan bahsetmek istiyorum. Birincisi, ortaokul ikinci sınıfta Kapital’i okuyup ertesi gün öğretmen ile tartışmış olmamdı. Ezberlediğim birkaç cümle ile bir ders boyunca tartışmıştım. Sene sonunda o öğretmenin dersinden sınavda zayıf not almış olmama rağmen (sırf o tartışmanın hatırına) kanaat notu ile geçmiştim. O yaşta Kapital’i anlamak tabiî ki zor hatta mümkün değil. O dönem iyi çalışan Marksistlerden birinin yolda elimize tutuşturduğu bir kitaptı. İkincisi ilk hediye aldığım bir kitabın hatırası. Şehit hama romanı. Soğuk bir kış günü bir oturuşta okuduğum kitap. Kitap bittikten sonra Hama katliamının hala devam ettiği düşüncesi ile Hama’ya nasıl gidebilirim diye günlerce uğraşmama sebep olan ve nihayetinde 15 sene önce vuku bulan bir olay olduğunu öğrenmeme vesile olan kitap.

Sizce okuma yazmanın nesi olur?

Okuma yazmanın var olma sebebi olmak ile birlikte yazma da okumanın var olma sebebidir. Müslim olan inananlar için okuma farz hükmünde bir eylem olup, okumanın çeşitleri vardır. Kitap okumak, kâinatı okumak, insanı okumak, hayatı okumak gibi. Yazımsal anlamda çalışmaların okuma eylemi ile ilişkisi ise su ve toprak ilişkisine benzer. Toprağın suya ihtiyacı vardır, suyunda üzerinde durması ve akması için bir varlığa ihtiyacı vardır.

Kitap tanıtım yazma sebebiniz nedir? Kitaphaber ile nasıl tanıştınız?

Kitap tanıtım yazıları yazma düşüncesi yaklaşık 10 sene önce var olan bir düşünce olarak bir yerlerde duruyordu. İlk dönem düşüncem kendime özel arşiv oluşturmak gayesi ile yazmaktı. Sonra bir gün Sabri Ünal adında bir şahıs ile tanıştık. Kitaphaber adlı bir siteleri olduğunu burada kitap tanıtım yazıları yayınladıklarını, yazmak isteyip istemeyeceğimi sordu, bende neden olmasın, çok memnun olurum dedim. Başladık. İlk zamanlar alışamayacağımı düşünsem de sonralarda ısındım.

Kitaphaber’in formatını nasıl buluyorsunuz? İşlevi konusunda neler söylemek istersiniz?

Formatı güzel olmak ile birlikte, bütün güzellikler gibi eksik yönleri de yok değil. Kendisini bir şekilde matbu neşriyata hazırlamalı diye düşünüyorum. Özgür ve özgün bir çizgisi olduğu kanaatindeyim. İlerde ses getirecek kalemlere yardım ve yataklık ettiği düşüncesi her zaman için bende mevcut oldu.

Kişisel kütüphaneniz var mı? Kütüphanenizde kaç kitabınız var? Bu kitapların hepsi okunmuş mudur?

Evimin bir odası kitaplık. Kaç kitabınız var sorusu için hesap kitap yapmam lazım. Tahminen 1500 ile 2000 adet arası vardır sanırım. Kitapların hepsi okunmuş mudur? Şöyle bir izah getireyim. Benim olan kitabın okunma serüveni şöyledir. Artık benim olduğu kesinleşen kitap önce güzel bir poşet içinde eve götürülür. Sonra ilk kontrolü yapılır kitap ile tanışılır. Sonra okuma masasının üstüne konur. Okunup bitirildikten sonra rafa yerleştirilir. Şu an okuma masası üzerinde 120 ile 150 arası bir kitap durmakta.

Kitap çalışmanız var mı? Yoksa neden yok? Varsa içerik nedir? Daha önce yayınlanan eser?

Daha önce yayınlanan “Ebrulim” isimli şiir kitabım ile “Kur’an’ın gölgesinde Hz.Muhammed” adlı kitaplarım var. Şu an bitmiş vaziyette olan “Düşlerimin rengi değişti” adlı şiir kitabı çalışmam ile “islamın güzelliklerini güzellik ile anlatmak” adlı fikir kitabı hazır bir şekilde bir kenarda demleniyor. Son zamanlarda çocuk hikâyeleri üzerine çalışmalar yapıyorum. Kitaplaşır mı bilmiyorum. Üzerinde çalıştığım bir biyografi çalışması var. Şu an onun üzerinde yoğunlaşıyorum. Mavi Marmara Şehidimiz Fahri Yaldız, Şehit Metin Yüksel ve dava ve hizmet adamı merhum Zeynal Demir’in hayatlarını bir kitapta toplamaya çalışıyorum. Bu çalışma vefa anlayışımızın bir tezahürü olarak yayınlanacak inşAllah.

İnternet e-kitap okumaları matbu kitap basımını rafa kalkmasına sebep olabilir mi?

Ne zamanki internet kitap/kağıt kokusu verir o zaman o dediğiniz durum olur. Kağıt ve kalemin ahenkli dansı ne zaman internet bağlantısı, ekran ve klavye arasında da olur işte o zaman matbu basım rafa kalkar.

Bütün eserlerini okuduğunuz yazar var mıdır?

Seyyid Kutub, Hasan El Benna, Mevdudi, Fethi Yeken, Kul Sadi Yüksel, Ramazan Kayan, Erdem Beyazıt, İmam Gazali, Şarani, Talat Koçyiğit, şimdilik aklıma gelenler.

Hangi alanda uzmansınız? O alanda kitap tanıtım yazısı yazıyor musunuz?

Uzmanlık demeyelim de, ilgi alanım ilmi eserler. O alanda da olabildiğince kitap tanıtım yazısı yazmaya çalışıyorum.

Edebiyat ile ilişkiniz nasıl? Hangi edebiyat ekolüne kendinizi yakın görüyorsunuz?

Edebiyat iyi adamların işi diye düşünüyorum. Kitap ile ilişkisi olan insanların bir şekilde yolu edebiyat kapısına çıkar diye düşünüyorum. Oldu olası şiir ile aram iyidir. Dinlemekten ziyade okumayı seviyorum. Yazma kısmı için çok iddialı değilim. Arada mecburen şiir yazıyorum. Çünkü bir yerden sonra şiir yazmayınca zihinsel anlamda kavgalarım fiziksel etki yapıyor. Edebiyat ekolü olarak başından beri ikinci yeni’yi takip ederim. Sanırım fazla takip etmenin doğal sonucu olarak şiirlerim de ikinci yeni çizgisinde.

Dünya edebiyatında özelde takip ettiğiniz bir yazar veya tarz var mı?

Suç ve ceza’yı okuduğumdan bu yana nerde Dostoyevski kitapları görsem alır okurum. Şiir konusunda ise, Japoncadan Türkçeye tercüme şiirler ile Urducadan Türkçeye tercüme şiirleri özelde takip ediyorum. Bilal Can - 04.11.2011

,

3215

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor.  Yayınlanmış 2 kitabı vardır. 

twitter: @bilalcan1

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin