Firarperest - Elif Şafak, Edebiyat, Mustafa ATALAY

Firarperest - Elif Şafak yazısını ve tüm Mustafa ATALAY yazılarını Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Firarperest - Elif Şafak

23.08.2011 11:12 - Mustafa ATALAY
Firarperest - Elif Şafak

Her insan günlük koşuşturma içerisinde "bir an" durarak çevresine göz gezdirir ve hayatla olan bağlarını kontrol etmek ister. Bu gayri ihtiyari bir istektir. Belki de bu isteğin sebebi, artık kalbinin derinliklerinde saklı "ben"inin haykırışlarına kulak vermek istemesi veya kendisiyle yüzleşecek kadar cesaretini toplamış olmasıdır.

Bugün hızlı bir yaşamın ellerinde kendi kendimizi tabi tuttuğumuz değersizleştirme politikasının bir parçası "ben" kavramı. Bir parça olmaktan da öte hayatın bir bütünü… Zaten bir bütün olarak baktığımızda "ben" ile ilk karşılaşmamızı gerçekleştiririz. Bu karşılaşma süreci hayretlerimizi artırır ve bir keşfin içinde yolumuzu kaybeder, kendimizi bulmanın verdiği özlemi kelimelerin o derin efsununda zevkle müşahede ederiz.

Bir insan olan yazarların(yani kelimeleri yakından tanıyanların) bir insan olan "ben"lerine bakmaları bu yüzden daha geniş ve uzun muhabbetlere kapı aralar.

Genellikle kendilerine roman karakterleri üzerinden okumalarda bulunan yazarlar ise her zaman farklı bir dünyanın baskısı altında kaldıklarından bu konuşmalar daha da uzar. Böylece kendilerine dönüşleri ve kendileriyle konuşmalarıyla birlikte, yüreklerinde bambaşka bir "ben"lerinin olduğuna şahitlik ederler. Bu şahitliklerini okurlarla paylaşmak ise okuru da bu sürece dâhil kılıp, yazarın, kendisiyle birlikte kendisine de şahit olunmasını sağlamanın en güzel yoludur.

Elif Şafak deneme yazmakla da birlikte asıl bir roman yazarı. Bu yazıda ele almaya çalıştığımız firarperest adlı eseri ise bir deneme kitabı olmakla birlikte, "kendi"sinin romanını teşkil ettiğini rahatlıkla ifade edebiliriz. Ayrıca bu denemeler, zaman zaman gazete köşelerinde kaleme aldığı yazılardan oluşuyor. Bunların güzel bir şekilde harmanlanması, yazarın, bir bütünlük içerisinde yazılarını ele aldığını gösteriyor. Hayat gibi… M. K. Parker"in çizimleriyle görsel bir tema altında kelimelerinden firar eden bir yazarın kelamına, hayatındaki saklı "ben"ini keşfetmesine, bunun sessiz dünyasında nasıl yankı bulduğuna şahit olmak güzel bir etki bırakıyor insanın üzerinde. Zira insan bu dünyaya şahit olmak üzere gelmemiş miydi?

Aşk, edebiyat, sokak, toplum, seyahat, insan ve en önemlisi de bütün bunların kadıncası üzerinde duruyor yazar. Bir kadın penceresinden hayatın köşelerinde kalan fakat daimi dinamikleri olan olguları rahat bir üslupla kaleme alıyor. Kelimelerinden ve en önemlisi de kendisinde korkmayarak bunu yapması, yazarın dünyasına rahatça ve usulca girmenizi sağlıyor.

Peki, hiç mi erkeklere seslenmiyor bu kitap gibi bir düşünceye sahip olabiliyorsunuz kimi yerlerde. Fakat bu düşünceniz sayfalar arasında kayboluyor. Zira hayata kadınca bakmak, hayata bütüncül bir bakış açısıyla şahit olmak ve hayatı sahiplenmek demektir. Bu anlamda bir kadının "ben"i ile muhabbeti erkeğinkinden daha ilgi çekicidir. Bu ben hayatın hepsini kuşatır ve bunu bölmeyi hiç düşünmez. Bununla birlikte bazı yerlerde erkeklerin kabaca görülmesi, toplumsal olgunlaşmada kadın sayısına veya aktifliğine çok fazla değer atfedilmesi gibi ifadeleri yine de yerebilmemiz mümkündür, bunu da belirtmeden geçmeyelim.

Hayatının romanını oluşturmuş bu deneme eserinde Elif Şafak demiştik. Evet, Elifce yazmış tüm denemelerini, isminin şöhretini bir kenara bırakmış ve kendisindeki istekleri, arzuları, umutları ve hüzünleri çekinmeden söze dökmüş: "Kaç hayat yaşayınca yorulur insan? Kaç seneden sonra yaşlı, kaç hezimetten sonra bezgin, kaç kelimeden sonra lâl olur kişi?"

Her eserin eksikleri muhakkak vardır. Zira her şeyden önce insan eksiktir. Bu anlamda yanlış bulduğumuz taraflarla kitabı bir köşede unutuluşun kollarına bırakmak yerine, kendimizce doğru olan yerleri kabul ederek eserimizi değerlendirmenin yararlı olacağı kanaatindeyim.

"Zaten aşk dediğin, ardında ne olduğuna kimsenin akıl sır erdiremediği kadife bir esrar perdesidir." Aşk"(l)a düşürüyor Elif Şafak kelimelerini, yüreğindeki kadife bir esrar perdesini usulca aralıyor ve aklını kelimelerine emanet edip, kendisiyle konuşmaya başlıyor…

Ve unutmadan, okurlarını bu söyleşiye seyirci olarak davet ediyor…

Firarperest
Elif Şafak
Doğan Kitap
232 sayfa


Yazar: Mustafa ATALAY - Yayın Tarihi: 23.08.2011 11:12 - Güncelleme Tarihi: 24.11.2021 00:05

,

3206

Mustafa ATALAY Hakkında

Mustafa ATALAY

Bir gölün kıyısında 88 yılının Temmuz sıcağında hayata gözlerini açtı. Eğitiminin büyük bölümünü burada geçirdi. Bir denizin kıyısında 2007-2012 yılları arası Üniversite eğitimiyle birlikte hayat eğitimi de aldı.

Bir gölün kıyısına döndüğü yaşamını, 2012 Ağustos'undan bu yana 'Lale'lerle bezeli düşüncelerle 'Eczane'sinde devam ettiriyor.

Okuyor, yazıyor, çalışıyor ve başka alanlarda eğitimine devam ediyor.

Daha önce Üniversite bünyesinde çıkarılan Sentez Dergisi'nin editörlük ve yazı işleri sorumluluğu görevlerini üstlendi. Kardelen Derneği Bülteni'nin editörlüğünü yaptı. Dernek ve Vakıf bültenlerinde ara ara göründü, Alıntılar Mektebi'nde talebe oldu, Yolcu Dergisi'nde nefeslendi, on5yirmi5.com'da uzun bir serencamı oldu. Kitaphaber.com.tr'yi ise evi gibi görüyor...

Facebook: mvatalay
Twitter: @atalaymstfa
Blog: http://aynsinkaf.blogspot.com.tr

Mustafa ATALAY ismine kayıtlı 99 yazı bulunmaktadır.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin