Fırtınalı Zamanların İnsanları

Fırtınalı Zamanların İnsanları

Fırtınalı Zamanların İnsanları

05.07.2021 - Ülker Gündoğdu
Fırtınalı Zamanların İnsanları

Senin huzurunda can nedir ki; sözü mü olur canın?

Can sensin, senden başka ne varsa hepsi beden, hepsi bir kuru ad san.

Mevlâna Divan-ı Kebir

“Fırtınayı Kucaklamak, insana, hayata, şehre, hüzne, kuşlara, kedilere ve acıya dair Kutlu’nun biriktirdikleri. Güzelliklerin git gide eksildiği dünyamıza, bu güzelliklerin giderek eksildiğinin acı bir itirafı, fakat bu güzelliklerin artmasına, sahip çıkılmasına dair de bir ayrıntı…” Sevgili Bilal Can, üstün duyarlılıkla Mustafa Kutlu’nun Fırtınayı Kucaklamak, adlı eserine yaptığı değerlendirmesinde duyarlılığımızı canlandıran güzelliklere sahip çıkmamız için geç olmadığını bize hatırlatmaktadır. Öyle engin bir “kalbî sevgi” barındıran sevgili Can, kendi eserleriyle okura önderlik eden duyarlılığa sahip olduğu okuruna hemen işler.

İnsanlar olarak, olaylar karşısında verdiğimiz tepkiler değişiklik gösterebiliyor. Kişilerin karakteristik özellikleri de bu konuda etkili oluyor. Bazı insanlar daha öfkeli ve sert bir yapıya sahipken bazıları ise kırılgan. Bazıları yüksek empati yeteneğine sahipken bazıları ise son derece duyarsız. Duyarlı insan yüksek derecede hassas insan anlamına geliyor. Ancak burada hassas kelimesiyle kast edilen kırılganlık değil. Aslında duyarlı kelimesi bu tanıma çok daha uygun. Peki yüksek duyarlı insan nasıl olur? Yüksek duyarlı olduğunuzu gösterebilecek işaretler neler? Bu çağ insanı nasıl bir hale dönüştürdü. Çağın getirdiği birçok özelliğe bürünen insan duyarlılığını kaybetti mi? İnsan, özüne dönüşünü nasıl oldu da unuttu?

Hangi çağda yaşamakta olduğumuzu biliyor musunuz? İnsan Çağı’nda yaşamaktayız. Bu çağ Antroposen ya da İnsan Çağı olarak adlandırılmaktadır. Sanayi Devrimi itibariyle başlar. Bugün insanoğlunun dünyaya olan etkisi en üst düzeylere çıkmıştır. Bu süreç ve bundan sonra devam edecek olan bu duruma İnsan Çağı dönemi olarak nitelendirilmektedir. Dünyamız artık geri döndürülmesi çok zor olan bir sürece girmiştir. İnsanoğlu önceleri dünyanın etkisiyle mücadele ederken bu mücadele artık Dünya üzerinde olumsuz hale gelmiştir. Dünyamız çok yaşlanmış bu tarihsel süreç milyon yıllarla ifade edilmektedir. İnanılmaz bir değişimin var olduğu görülmektedir. Bu Yeni Çağ olan İnsan Çağ’ı dünyamızda dönülmez bir değişim fırtınası hüküm sürdürmektedir. Artan insan nüfusunun beraberinde getirdiği ekonomik gelişmeler global göçe neden oldu. İnsan göçünün, ortamsal etkilerinin dramatik olarak oradan oraya taşındığı bu zaman, dünyaya zarar vermekte olan İnsan Çağ’ının olumsuzlukları ile konu edilmektedir. Son zamanlarda insan sebepli büyük göç dalgalarıyla ortamsal değişimler olmasına rağmen, olumlu sonuçlar doğmadığını ve devir olarak toplumsal gerçekliğin Fırtınayı Kucaklamak olduğunu düşündürmektedir Mustafa Kutlu.

Mustafa Kutlu, göç olgusunu ve mülteci dramını insanlık duyarlılığı üzerinden Fırtınayı Kucaklamak eseriyle okura sorar; duyarlılık nedir? Duyarlılığı insan sevgisi, değerler, doğa ve hayvan sevgisi aracılığıyla merhamet, korku gibi duyguları harekete geçirecek yaklaşım tarzıyla ele almaktadır. Büyük güç gerektiren çetin zorlukların sebebini “Sormaya Geldik” denemesi aracılığıyla sorgulatır. Toplumsal ve bireysel olarak Fırtınayı Kucaklamak için eserindeki kırk üç denemesi ile çareyi derinlemesine arayarak işlemektedir. Bunu, Mustafa Kutlu’yu diğer insanlardan ayıran en önemli özelliği yüksek duyarlılığıyla yapmaktadır. İnsanları birbirinden ayıran en büyük özellik üstün duyarlılıktır. Duyarlıysanız deneyimleriniz ve eylemleriniz üzerine çok daha fazla düşünürsünüz. Ne yazık ki, bu aynı zamanda acıyı daha çok görebildiğiniz anlamına da geliyor. Zihninizde bir şekilde olayları defalarca tartar ve bunlara endişe duyarak çözüme yönelik düşüncelere dönüştürürsünüz.

Öte yandan yüksek duyarlı kişiler hayattaki büyük sorulara yılmadan cevap ararlar. Her şeyin neden olduğu gibi olduğunu ve tüm bunların içindeki rollerinin ne olduğunu sorgulamaktan kendilerini alamazlar.

Son derece hassas insanlar, diğer insanların duygularını özümseyebilirler. Yüksek duyarlı bir insanın bir odaya girmesi ve oradaki insanların ruh halini hemen algılaması alışılmadık bir durum değildir. Bunun nedeni, çok hassas insanların yüz ifadeleri, vücut dili ve ses tonu dâhil başkalarının gözden kaçırabileceği inceliklerin farkında olmasıdır. İnsanların duygularını hissettikleri için de olumsuz duygular onların duygusal olarak tükenmesine neden olabilir.

Meydana gelen olaylar nedeniyle; ırkı, dini veya siyasi düşünceleri gibi çeşitli nedenlerden dolayı tehdit altında, zulüm göreceği gibi haklı sebeplerle korkar hale gelmekte olan halk, göç etmektedir. Ülkesinin korumasından yararlanamayan ya da söz konusu korku nedeniyle yararlanmayı istemediği için ülkesini terk eden, oraya dönemeyenler vatansız kişi yani mülteci olmaya zorunlu hale gelmektedir. Bu mültecilerin sığındığı, toplum tarafından merhametle kucaklanmasına duyarlılığıyla şöyle değinir Kutlu, bağırlarına basmışlar çocukları ve dişlerini sıkarak. Yağmura, kara, dipçiklere ve saat kulelerine aldırmayarak, Tel örgüleri yarıp duvara tırmanarak. Boz bulanık, coşkun bir nehrin kederli köpüğü gibi. Aniden havalanan sığırcık sürüsü gibi. O kadar kalabalık ve kocamanlar ki kimse görmüyor onları. Bakıyorlar ama görmüyorlar. Ne televizyonlar ne uydular ne çocuk mamaları ne don ne gömlek. (S9) Bir yanda yaşanan drama karşı, diğer yandan yansıyan duyarsızlığa kalbin, sesinden dökülen gözyaşıyla insanlığı duyarlılığa çağırır.

Sonuç olarak popüler kültür ile hızlı değişen toplumu, metropolde yaşamın çeşitli nüfus türlerine dayanan bir kültür senteziyle İnsan Çağ’ı yaşanmaktadır. Bu çeşitli kültürlerde fabrikalarda makineler tarafından seri üretim yapılırken, para ekonomisi de bu çağa hâkim olmuştur. Toplum düzeni sağlanmasında ailenin ve dini kurumların yeri önemini yitirmektedir. Eğer popüler kültürün tek bir ayırt edici özelliği vardır denirse, bu da dönüşümdür. Değişim o kadar güçlü bir faktördür ki, gelecek korkusu ve güvensizlik olarak algılanmaktadır. Günümüz şartları, insanın kendini kendine duyarsız kılmaktadır.

Mustafa Kutlu

Fırtınayı Kucaklamak

Dergâh Yayınları

İlk Baskı 2019

144 Sayfa

Ülker Gündoğdu - 05.07.2021

,

2288

Ülker Gündoğdu Hakkında

Ülker Gündoğdu

Okumaya başladığımdan bu güne bulabildiğim her tür kitabı okumaktan duyduğum zevk daha fazla okumaya teşvik etti. Bir çok alanda okuma gayreti ile beni seçen kitapları okuyorum. Bilgi birikimimi paylaşma isteği ile uygun platformlarda okur yazar olarak okuma sevgisine farkındalık oluşturmak için kitaplara verdiğim anlamı aktarıyorum. Bibliyomani değilim sadece bir kitap daha okuyacağım…

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin