Fütüristik Normal, Fütursuz Olağan

Fütüristik Normal, Fütursuz Olağan

Fütüristik Normal, Fütursuz Olağan

15.06.2020 - Ethem Erdoğan
Fütüristik Normal, Fütursuz Olağan

Son 3 asrın ama özellikle de son asrın; insani değerlerde oluşan kırılmalar üzerinden uluslararası siyaset-ticaret üretmesinin getirisi olmak üzere; bütün dünya insanlarına karşı oluşturduğu bir düzen-sistem var, yine herkes tarafından “bozuk ve düzeltilmesi gerek” algısıyla yaklaşılan. Bu durumun ürettiği algılar ve sonuçları anlamında şu cümleyi alalım: “Öğretmeyen okullar, iyileştirmeyen hastaneler, yalan söyleyen avukatlar, iş bilmeyen ustalar…” (S. 93). Şu cümleyi de alalım: “İnsanların ihtiyaçları sınırsızdır.” Bu cümle dünya tarihi ve insanın fıtratı açısından en büyük yalanlarından biridir. Belki de en büyüğüdür.

Yazar A.Erkan Akay’ın 8. Kitabı olarak Morena Yayınlarından Ağustos 2019 da çıkan KARA KAPAN (– Geçmişten Geleceğe Kapılmışların Hikâyesi) adlı kitabıyla ilgili olarak yukarıdaki giriş yapıldı. Tanıtım bülteninden bir bölüm de şöyle: “Biz... Bu ülkenin çocukları... Bir rüya gördük; ellerimiz birer Pençe idi. Kaleden taş çekmeye başladık. Dünyanın gidişatına yeni bir yön vermek istiyorsak önce bugünün düzenine çomak sokmalıydık. Bu uzun hikâyenin sonunu ya biz yazacağız ya da adımız tarihin sayfalarından sonsuza dek silinecek.” Kitabın iki temel anlatısı ve iki tarzı var. İlki normal-olağan kısım, bu kısımda yerli malı haftası kutlaması için bir öğretmenin, yiyecek içecek yerine, “yerli üretim teknolojik ürün” istemesi ve öğrencilerle sunum yaptırmasıyla başlıyor. Babası işten atılan bir ortaokul öğrencisinin arkadaşlarıyla bu durumu paylaşması, arkadaşlarının babalarıyla işbirliği yapıp güneş enerjisi üzerine bir şirket kurulmasıyla başlıyor. İç öyküde ise günümüzdeki faiz ve sömürü düzeninin tarihteki ilk örneklemi “emanetçilik” ve emanetçilerin kendilerini dönüştürerek banknot ve bankacılık işinin ortaya çıkması, bu işi yapanların neredeyse 3 asırdır çıkan bütün savaşlara sponsor oluşları anlatılıyor. İkinci kısım ise fütürist fantastik ögeleri öne çıkan bölüm. Bu iki kavrama çok kısa değinelim. Fantastik; gerçekte var olmayan, gerçek olmayan, düş/hayal ürünü olan, anlamlarına geliyor. Fütürizm ise, geleceğin tasarlanması anlamına gelen teknik ve felsefi bir yaklaşımdır. Bu gelecek tasarımında bilgi, teknoloji, akıl ve duygu kullanılır. Bu kısımda kullanılan fütüristtik malzeme çok enteresan. Günümüz teknik imkânlarının açımlanarak geleceğe uyarlanmış hali gibi. Okudukça olağan geliyor.

Özetleyeyim: Bilgisayar oyunlarına meraklı çocuklar bir süre sonra bu oyunlardan birisinin kötülüğün her türüyle savaşını görüp bunu gerçeğe dönüştürme faaliyetine girişirler. ÇOMAK SOKAN ordusu böyle projedir. Bu ordu için yazarın notu: “… göz boyayan reklamlara, beyin uyuşturan oyunlara, oyalayan teknolojiye aldanmayan, birbirine üstünlük sağlamak uğruna telefon, araba, ev peşinde koşmayan, borç batağına düşmeyen bir ordu…”.

Kemikleriyle ilgili hastalığından dolayı robot desteğiyle (YA-MAK / yardımcı makine) ayakta durmayı başaran Baki’nin de işe dâhil olmasıyla KUKSA (Kukla Savaşçı) ordusu kurulur. Bu ordunun operasyonları emanetçi / tefeci / para baronu / bankacı sistemi hedef alır. Bu orduların türevleri dünyanın her yerinde kurulur ve savaşlar yapılır. Bu savaşın karşı tarafı il ilgili bir not; “Batıda kâğıt paraların basılması ve kullanılması 17. yüzyılın sonlarına rastlamaktadır. İlk kâğıt paranın 1690'lı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde Massachusetts Hükümeti, İngiltere'de ise kuyumcular tarafından basıldığı ve dolaşıma çıkarıldığı, 1694 yılında İngiliz Merkez Bankası ve daha sonra diğer ülke merkez bankalarının kurulması ile de yaygınlaştığı görülmektedir.” (Derleme) Bu bilginin varacağı nokta, dünyadaki merkez bankalarının kurucusu ve aslında herkesin bildiği kitapta emanetçiliğin başlatıcısı ROŞİL olarak geçen Rothschild ailesidir. Bu ailenin ve benzerlerinin altın emanetçiliği ile başlayıp kurdukları faiz/sömürü düzeniyle tüm dünyayı esir etmeleri de bilinen gerçeklerden. İşin en temelinde prensip olarak “olmayan para” meselesi var. Yazar bunu şöyle aktarıyor: ‘100 birim değer-altın-para veriliyor, bir yıl sonra 110 birim isteniyor. Ama piyasada zaten 100 birim para var. Dolayısıyla asla ödenemeyecek bir borç.’

Kitapta şunlar da var: İşi yaparak öğrenme, Konya’daki Selçuklu ve Osmanlı eserleri, bankacılık ve uluslarası tefecilik sisteminin faaliyetleri, Antarktika güneyi, kripto para, robot askerler, kul hakkı, üretim… Kitapta bulunan ve değinilen hususlar.

Bu kitap son yıllarda okuduğum en zekice ve mühendis aklıyla kurgulanmış anlatılardan biri. Teknolojinin gidebileceği yönler tahlil edilmiş, çıkan sonuç fütürist bir bakış açısıyla anlatıya dönüştürülmüş. Özellikle de Antarktika ve ötesi teziyle daha fantastik bir ikinci anlatıya kapı açıldığını düşünüyorum. Birkaç yerde kullanım hatası olsa da bu ilginç anlatıya halel getirmez. Gençlerin, girişimci gençlerin özellikle seveceğini umduğum bir kitap. Laf aramızda savunma sanayi için de ufuk açıcı olabilir.

Kapak fena değil ama cilt kötü. Ortadan ayrılıverecek gibi. Bir de bölüm başlıklarının altındaki çizgilere takıldım. Sahi niye çizilir ki?

Ez cümle kitabın devamı gelmeli, şahsen devamını okumak isterim ve fakat biraz daha güçlü bir editörlük yapılmalı.

Kara Kapan

A. Erkan AKAY

Morena Yayınevi

112 Sayfa

Ethem Erdoğan - 15.06.2020

,

6302

Ethem Erdoğan Hakkında

Ethem Erdoğan

Kütahya doğumlu. 1995 yılında Alkım edebiyat dergisini bir grup arkadaşıyla beraber çıkardı. Yazı ve şiirlerini Alkım, Kırağı, İpek Dili, Edebiyat Ortamı, Hece ve Yediiklim edebiyat dergilerinde yayınladı.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin