Fütüvvet, Ebedi Gençlik Aşısıdır

Fütüvvet, Ebedi Gençlik Aşısıdır

Fütüvvet, Ebedi Gençlik Aşısıdır

04.01.2017 - Kitaphaber
Fütüvvet, Ebedi Gençlik Aşısıdır

İlim ve İrfan dergisinin Ocak sayısı (sayı: 53) fütüvvet dosyasıyla çıktı. Fütüvvetin bir gençlik aşısı olduğunu söyleyen dergi, bu aşının farklı boyutlarını okurlarına anlatıyor.

Dergide dosya kapsamında Prof. Dr. Süleyman Uludağ, Prof. Dr. Selahattin Yıldırım ve Abdullah Taha Orhan imzaları yer alıyor.

Prof. Dr. Süleyman Uludağ, fütüvvet kavramını tasavvufi boyutuyla da ele aldığı yazısında bu anlayışın hayatı nasıl olumlu anlamda şekillendirdiğini beyan ediyor. Prof. Dr. Uludağ, fütüvveti şöyle özetliyor: Fütüvvet, mürüvvettir, adamlıktır; adam gibi adam, insan gibi insan olmaktır.

Prof. Dr. Selahattin Yıldırım da fütüvvetin yaşanmış ve yaşanan bir hayat olduğuna vurgu yapıyor. Ahlaklı olmak, ince ruhlu olmak gibi kavramlar etrafında fütüvvetin oluştuğunu belirten Prof. Dr. Yıldırım,fütüvvetin gençlikle ilişkisine de işaret ediyor: Gençlik yılları insan ömrünün en verimli çağı olduğu gibi milletler için de gençlik en büyük zenginlik kaynağıdır.

Abdullah Taha Orhan ise yazısında, ilk fütüvvet ehlini yani Peygamber Efendimizin genç sahabelerini hatırlatıyor. Orhan yazısında, genç yaşta sahabe olanların Peygamberimizin yanında nasıl canla başla yer aldıklarını ve valilik gibi onlara verilen büyük görevleri gündeme getiriyor.

Derginin orta sayfalarında her ay düzenli olarak sohbetleri yer alan Şeyh Muhammed Muta’ Haznevi de sohbetinde, ebedi hayatın ahirette yaşanacağını, ebedi hayatı cennet olarak kazanmamış için dünyada dikkat etmemiz gerekenleri vurguluyor. Şeyh Muhammed Muta’ Haznevi insanın büyük sorumluluğunu nasıl yerine getireceğini şöyle hatırlatıyor: Yüce Allah, insana, nefsine ağır gelen, birtakım sorumluluklar yüklemiş ama aynı zamanda ona akıl nimeti vermiştir. İnsan bu akıl sayesinde söz konusu ağır sorumlulukların üstesinden gelir.

Mesele ipi göğüslemektir

Prof. Dr. Mustafa Kara’dan önemli bir yazı yer alıyor bu sayıda. Prof. Dr. Kara,tasavvufun günümüz insanına ne söylediğinin cevabını veriyor. Prof. Kara, tasavvufun asıl gayesini şöyle belirtiyor: Mesele tasavvuf, tarikat değil. Tasavvufa girmek, tarikata girmek işin abc’sidir. Mesele ipi göğüslemektir.

Sami Bayrakçı yazısında, sufilerin Peygamber Efendimize olan sevgi ve bağlılığını gündeme taşıyor. Bayrakçı,sufilerin gerçek mürşidi Peygamberimizdir, diyor.

Prof. Dr. Ali Akpınar ise, engelli olmak ve dini hayat kavramlarını ele alıyor. Prof. Dr. Akpınar, engelli olmanın erdemli olmaya engel olmadığını örnekleriyle beyan ediyor.

Portre sayfalarında ilimde, irfanda, tarikatta bir yıldız olan İsmail Hakkı Bursevi Hazretlerinin hayatı yer alıyor. Bursevi portresini Meryem İnci Nur Babadağ kaleme almış.

Şeyh Ahmed Haznevi, bu sayıda hatıralarla yad ediliyor. Mehmet Erken imzalı yazıda, üç alimin medrese yıllarında tanıdığı, ders aldığı Şeyh Ahmed Haznevi onların hatıralarından yola çıkılarak anlatılıyor.

Said Yavuz, vicdanlara sesleniyor. Allah’ın Rauf isminin tecellilerini anlatan Yavuz,bu tecellilerle vicdanlarımızın ümmeti kuşatacak bir kıvamda olması gerektiğini vurguluyor.

Ahmet Edip Başaran, Rasim Özdenören’in Gül Yetiştiren Adam adlı kitabından hareketle, çileyle, riyazetle, murakabeyle güller yetiştiren adamların hikayesini anlatıyor.

  1. Nezihi Pesen, Kırkambar sayfalarındaokura tadımlık bilgiler sunuyor.

Kemal Özer, insanı fıtratına çağırmaya devam ediyor.Özer, çağrısında helal ve Tayyib gıdanın önemine işaret ediyor.

İlim ve İrfan dergisi her ay olduğu gibi bu ayda da Gülbahçe çocuk ekiyle gönüllere misafir oluyor.

İrtibat:

0212 694 98 98

facebook/ilimveirfan

twitter.com/ilimveirfan

Kitaphaber - 04.01.2017

,

1086

Kitaphaber Hakkında

Kitaphaber

Yayınladığımız ajans haberlerini bu profilden paylaşıyoruz.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin