Gariplerin Kitabı

Gariplerin Kitabı

Gariplerin Kitabı

07.07.2014 - Bilal Can
Gariplerin Kitabı

Kitaplar bazen bir hakikat yolculuğunun serüvenini anlatır. Bu yolculukta heybeye dolan sesleri, adımları, cümleleri, fısıltıları, evreleri anlatır. Bu tür kitaplara kimi zaman bir otobiyografi, biyografi, gezi yazısı, anlatı, roman, hikâye... gibi isimler verilir. Kitabın türünün bazen bir önemi yoktur. O vermek istediğini verdiği zaman şiir de olabilir, masal da. Asıl önemli olan kitabın amacına ulaşmasıdır. Kitabın söylemek istediğini söylemesidir. Türünün, renginin, sayfa yapısının bir önemi yoktur. Bu bahsedilen öğeler sadece kitabı biraz daha renklendirir.

Kitaplar insanlara çok şeyler katabildiği gibi insanlardan da çok şeyler alabilir. Bir kitap okudum hayatım değişti, bir kitap okudum yeni bir bakış açısı kazandım, bir kitap okudum kendimi farklı hissettim, bir kitap okudum bir şeyler öğrendim, bir kitap okudum sustum. Bu söylenilen cümlelere yol açacak ilk kişi yazardır. Kitabında söyledikleri şeyler okuyucu üzerinde farklı etkilere sahiptir. O bahsedilen etki her insanda farklı yansır. Bir insanı çok etkileyen kitap başka bir insanı hiç etkilemeye bilir. Ama bazı değerler vardır ki tüm okuyan kamuyu etkileyebilir. İşte o kitaplar klasiktir, değerlidir, baş tacıdır.

Bahsedilen kitaplardan biri de Ian Dallas"ın Gariplerin Kitabı ismiyle yayınlanan kitabıdır. Kitap Şule Yayınları tarafından anlatı türünden İsmet Özel tercümesi ile yayınlanmış. Anlatı türünün roman, hikâye, masal türlerinden biraz daha kurgusal olarak gerçekliğe yakınlığı amaçlandığı için verilmiş olabilir. Kitap sonda anlatılan bir hikâye ile başlıyor. Şöyle:

''Kıyametin nasıl kopacağına dair bir hikâye anlatılır. Dünyanın muazzam kalabalığı gırtlağına kadar cehalete, şiddete ve cinnete gömülmüştür. Kocaman milyonluk şehirlerden birinde iki halsiz, ihtiyar kadın, unutulmuş, canlı cenazeye dönmüş görünüşleriyle bir köşeye büzülmüş ve bu bitip tükenmek bilmeyen korkunç sahneleri gözlemektedir. Kadınlardan biri ötekine döner ve şöyle der, " Felaket, şunlara bak. Her birimize bir bak. Hiçbir şey anladığım yok. Nedendir! Bu büyük âlem neden, bu dünya, bu milyonlarca insan böyle aşağılık halde! Anlamı ne bunun! Bir bilen oldu mu hiç!"

"Bir uzun sessizlikten sonra, öbür kadın elini arkadaşının kolu üstüne koydu, şöyle dedi: "Hatırlıyorum, henüz genç bir kızken, uzun, çok uzun zaman önce, dilenen bir garip adam gelmişti şehrimize. Bizim gibi paçavralar içindeydi ve sivri bir külah vardı başında. Hala hatırlıyorum elini kolumun üstüne koyduğu zaman gözlerinde doğan sükûneti, o anda bana şöyle fısıldamıştı. Lâ ilâhe İllalah. [sayfa 7- 146] "

Kitap bir kitabı bulmak için yollara düşen bir insanın geçirdiği kendi yolculuğunu anlatıyor. Bu yolculukta karşısına çıkan olaylar ile hakikate yönelmesi ve bu yolda ilerleyip tasavvufa yönelen bir insanı konu ediyor. Yolculuk aslında yola çıkan insanın kendi iç yolculuğudur. Kendini tanıması, kendini bulması bu vesileyle Rabbini bulan bir insanın yolculuğudur. Çünkü "kendini bilen, rabbini bilir" di.

Kitap kitabı arayanın yolculuğunu anlatırken bir yandan da bu yolculuktaki önemli meseleleri okuyucuya sunmaktadır. "Tasavvuf dilinde "nefs" yani "deneyici-kendilik" işte bu yanılsatıcı "ben"dir. Nefs gerçek tabiatı ortaya çıkarana kadar yok edilmelidir. Bunu yapmak için de Rabb"e yönelmek gerekir. Nefsin gerçek tabiatı ise Ruh"tan yani katışıksız Nur"dan başka bir şey değildir. " [sayfa 104]

Makineleşen bir dünya içinde her şeyin belli bir işleyişle sahibine sunulan bir dünyanın resminin çizildiği kitapta düşüncelerin de belirlenen kategori içinde değerlendirildiğini kitapta sezinleyebiliriz. Bu biraz ütopyaya kayan ve George Orwel"in yazdığı hayali dünyanın izlerini taşımaktadır. Asıl vurgulananın hakikati elde etmek için yola koyulan bir insanın hikâyesi olduğu için bu dünya düzeni anlatımı ikinci planda kalmıştır.

Kitap genel olarak tasavvufi öğelerle yüklü, hadislerle zenginleştirilip okuyucuya sunulmuş bir gerçek hayat hikâyesi olarak kabul edilebilir. Çünkü kitap Ian Dallas"ın kendi yaşam öyküsü, tasavvufa giriş serüveninin anlatıldığı bir roman-anlatı şeklinde tasarlanıp okuyucuya sunulmuştur. ''Her nesnenin kendi bilinci vardır. Diyelim ki şu bardak...Kendi bilincindedir. Şuraya kadar bilebilir. Oraya gelince dolmuştur. Şimdi bu sürahi kendi bilincindedir. Şuraya...kadar bilebilir. Kendi biçiminin elverdiğinden daha fazlasını içiremez. Ama bak. Bu..bunu doldurabilir. "[sayfa 126]

Gariplerin Kitabı
Ian Dallas
Türkçesi: İsmet Özel
Şule Yayınları
147 Sayfa

Bilal Can - 07.07.2014

,

5190

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 

twitter: @bilalcan1

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin