Geleceği Şekillendirmek: İnsansız Ordular

Geleceği Şekillendirmek: İnsansız Ordular

Geleceği Şekillendirmek: İnsansız Ordular

10.02.2021 - Yunus Özdemir
Geleceği Şekillendirmek: İnsansız Ordular

İnsan geçmişi düşündüğü gibi geleceği düşünme yeteneğine de sahiptir. Geçmişin yaşanmışlıkları, geleceğin yaşanacaklarına yol gösterebilir. Geçmiş ile gelecek arasındaki anı iyi değerlendirmek için her iki olguyu da iyi kullanmak gereklidir. Geçmişin birikimiyle geleceği yönlendirme çabası bir bütündür.

Savaş teknolojisi hakkında Yeni Amerikan Güvenlik Merkezi kıdemli üyesi ve Teknoloji ve Ulusal Güvenlik Programı’nın direktörü Paul Scharre, “İnsansız Ordular” kitabıyla savaşın geleceğini kurgulayan önemli bir çalışma. Teknoloji ve savaş konularında gelecekte bizi bekleyen olumlu olumsuz tüm yönleriyle aydınlatıcı bir kitap.

Scharre, askeri tarihi, küresel politikayı ve modern bilimi bir noktaya topluyor. Bu bağlamda “katil robotlar”, “otonom silahlar” ve “makine savaşları” kavramlarını başlıklarla tüm özellikleriyle açıklıyor. Bu üç kavramın kısaca tanımlarsak:

  • Katil Robotlar: Robot, elektro – mekanik bir cihaz olup önceden programlanmış, algılama yeteneğine sahip olan, programlana bilinen, canlıların işlevlerini ve davranışlarını taklit edebilen, fiziksel yeteneklere ve yapay zekâya sahip mühendislik ürünleridir. Robotun alt biriminden biride savaş robotlarıdır. Scharre, bu kavramı “katil robotlar” olarak bahseder.
  • Otonom Silahlar: Otonom, her hangi bir birimin kendi kendini yönetmesi, anlamına gelir. Sahip olunan çeşitli sensörler yardımıyla çevresini algılaya bilen insan müdahalesine ihtiyaç duymadan bağımsız bir şekilde hareket edebilme yeteneğine sahip olunmasıdır. Scharre, otonom özelliği olan silahlar, füzeler, drone'lar ve robot sürüleri hakkında bilgiler, gelişmeler ve fikirlerden bahseder.
  • Makine Savaşları: Otonom robotlar ve silahların ortaya çıkarttıkları yıkımın genel adıdır.

Scharre, “İnsansız Ordular” kitabı altı başlıktan oluşuyor. Bu altı başlığın alt başlığıyla yirmi bir başlık mevcuttur. İlk başlık “Robokıyamet Zamanı” ismiyle kitaba aşinalık kazanmak için ön bilgiler yer alıyor. Ayrıca insan ile makinenin uyum ve çatışma hâli konusunda bir anlam arayışı içindedir. Bu anlam arayışına iki örnek vermektedir. 26 Eylül 1983 tarihinde ABD ile Rusya’nın Soğuk Savaşı’nın zirve noktasındaydı. Bu tarihte Sovyetlerin Oko adı verdikleri bir uydu erken uyarı sistemi ciddi bir uyarı verdi, bu uyarıya göre ABD, Sovyetler Birliği’ne bir nükleer füze ateşlemişlerdi. Bu durum karşısında görevli Yarbay Stanislav Petrov görevi gereği fırlatılan füzeyi emir komuta zinciri dâhilinde üstlerine bildirmekti. Ancak Petrov, “fırlatıldı” komutu veren uyarıya karşı emin değildi. Çünkü Oko, yeni bir sistemdi ve bu fırlatmanın bir arıza, sistem hatası olabileceğinden şüphelenip, bekledi. Bu bekleyiş devam ederken erken uyarı sisteminin ekranı 5 tane füze atıldığını gösteriyordu ve “fırlatıldı” uyarısı “füze saldırısına” dönüşmüştü.

Petrov, bilgi ve zamana ihtiyaç vardı. Saldırının gerçek olduğuna inanmayan Petrov, mantık ile görevi gereği telefon açıp Sovyet komuta kademesine nükleer füzelerin fırlatıldığını söyleyecekti. Şayet görevi gereği emir komutaya haber verseydi milyonlarca insan ölecekti. III. Dünya Savaşı’nın başlamasına da sebep olabilirdi.

Petrov hislerine güvendi ve üstlerini arayarak onlara sistemin hata verdiğini söyledi. Haklıydı, çünkü ortada bir saldırı yoktu. Bulutların tepesine yansıyan Güneş ışınları Sovyet radarlarını şaşırtmıştı. Bu bilgileri veren Scharre, insanlığın olası bir kıyametten dönmesinin bir insan sayesinde olduğunu söyler.

Otonom sistemler hakkında Scharre şu soruyu sorar: Petrov yerinde bir makine olsaydı ne yapardı? Cevap belli: Makine eylemlerinin sonuçlarını anlamadan programlandığı şeyi yapardı. Yani füze saldırısı gerçekleştiğini uyarısı yapardı.

Scharre, ikinci örneğini 2004’te Afganistan’da görevliyken, Taliban militanlarını gözetlerken, bir köyde beş-altı yaşlarında bir kız çocuğunun yanlarına yaklaştığını gördü. Kızın telsiz sesi duyulunca bu kızın Taliban için Amerikan askerlerini gözlediğini anladı. Bu bilgileri kız çocuğu Taliban’a verdikten sonra ayrıldı yerine Taliban militanları geldi. Bu olayı anlatan Scharre, savaş hukuku hakkında kazayla mevziimize girmiş bir sivili vurmak savaş suçu sayılırken, davranışlarıyla o küçük kızın muharip olduğunu göstermesi ve hedef alması meşruydu! Ahlâkî olarak yanlış, savaş hukukunda meşru olan bu durumun o anda tartışılması ve insanî duygularla hareket edilmesi gerçeği yanında bu askerlerin yerinde bir makine olsaydı ne yapardı? Sorusunu Scharre sorar. Şayet; meşru düşman muhariplerini vurmaya programlanmış olsaydı küçük kıza saldırırdı. Bu karşılaştırmayla Scharre, şu sonuçları söyler: Bir çocuğun kaderi savaşta ölüm kalım kararının hafife alınmayacağını, çatışma kargaşasında savaş hukuku ile angajman kurallarını ancak bir askerin kararların sınırlarını çizeceğini, bütün bunların sonucunda sağlam bir muhakeme yeteneği gerekli olduğunu söyler.

Scharre, yıllara göre gelişen silah teknolojisinin ve buna paralel olarak politik karaların hangi yönde şekillendiğini örneklerle anlatıyor. Bütün bu gelişmelerin sonucunda silah teknolojisinin otonom olma yönünde olduğunu gösterir.

Otonominin üç boyutu şöyledir:

  • Yarı – Otonom İşletim(döngü içinde insan): Sez, Karar Ver ve Uygula konutları vardır. Makine bir görevi yerine getirir ve ardından devam etmeden önce insan kullanıcının harekete geçmesini bekler.
  • Denetimli Otonom İşletim (döngü üstünde insan): Sez, Kara Ver ve Uygula konutları vardır. Makine kendi başına sez, karar ve uygula döngüsünden geçer. İnsan kullanıcı işleyişi denetler ve istediği takdirde müdahale eder.
  • Tam Otonom İşletim (döngü dışında insan): Makine sez, karar ver, uygula döngüsünden kendi başına geçer. İnsan bu sürece zamanında müdahale edemez.

Scharre, geleceğin bugünden inşa edildiği üç alansan bahseder: Otonom füzeler, drone'lar ve robot sürüler olduğunu söyler.

Sonuç olarak; Paul Scharre, okuyucuya “İnsansız Ordular” kitabında mesleği ve görevi gereği deneyimlerinden örnekler vererek, konuya hakim bilgisiyle geleceği şekillendiren günümüzün makine teknolojisini bir çok yönüyle anlatıyor. İnsan toplumları içinde geleceği belirleme ve şekillendirme konusunda çalışan ve varlığını hissettirmeyen bu toplumların atmosferini soluklandırıyor. Ve insana gidilecek çok uzun bir yolun olduğunu gösterirken, bu yolu yok edebilecek bir hatanın kabul edilmeyecek kadar hassas olduğunu da anlamlandırıyor.

Paul Scharre, İnsansız Ordular, Çev. Kutsi Aybars Çetinalp, Kronik Yayıncılık, 1. Baskı, Kasım 2020, İstanbul.

Yunus Özdemir - 10.02.2021

,

2762

Yunus Özdemir Hakkında

Yunus Özdemir

1992, Ağrı Taşlıçay Balık Göl doğumlu. İlkokul ve liseyi Ağrı'da tamamladı. Tarih lisans mezunu.
Tarih alanında İslam Bilim Tarihi, alan dışı Nörobilim ve İslam İktisat Düşüncesi konularında birikim yapmakta.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin