Gidiyorum Bu - Ah Muhsin Ünlü

Nihat İlhan | Şiir | Okunma: 1017 | 09.03.11

Ah Muhsin Ünlü, aslında esrarengiz bir şairdir. Daha doğrusu beş yıl kadar zamanda yazdığı şiirlerini yayınevleriyle anlaşamayınca kendi imkânlarıyla 'Gidiyorum Bu' adlı eserde toplayarak bastırır. İlk zamanlar belli bir adet bastırdığı bu kitapları balkonunda saklar. Zamanla kimisi satılır, kimisiyse dağılır gider. Ancak kitap belli bir vakit geçtikten sonra müthiş bir okuyucu talebiyle karşılaşır ve kendi basımında yıllar sonra 2005 yılında Sel Yayıncılık tarafından basılır. Ardından yeni baskılarıyla birlikte Temmuz 2010 tarihi itibariyle dördüncü baskısına ulaşmıştır.

'Gidiyorum Bu' ve 'Ah Muhsin Ünlü' isimleri edebiyat dünyasına bomba gibi düşmüştür. Sadece edebiyat çevresi ve şairler tarafından değil, okuyucu kitlesi tarafından da şaşkınlıkla karşılanan bu eser ve şairi, bilinen hüzünlü- şiir anlayışı üzerine yeni bir şiir anlayışı daha getirmiştir. Yani bir takım nedenlerle şiire hüzünle yönelme yanlısı olmayıp, bu nedenlere alaycı bir tutumla yaklaşarak hayatla dalga geçmektedir.

Şiirin 'alaycı' tarafıdır Ah Muhsin Ünlü. Bu özelliğiyle de hiçbir şairin denemediği bir şiir yolunu tutarak kült isimler arasında yerini almıştır. Aynı zamanda 'Gidiyorum Bu' da edebiyat çevrelerinde ki kült kitaplardan biridir.

'Belki inanmayacaksın ama ben bu şiiri ellerimle yazıyorum sevgilim
Çünkü benim yazdığım kızlar ara sıra boğulur
Ve laik aşk çarpık toplumlaştırır, doğurma ne olur.'


Ah Muhsin Ünlü'nün adının efsaneleşmesiyle birlikte bir sürü tartışmayı da beraberinde getirmiştir. Kendisi için şair değildir diyenler olmuş, kitabında saçmaladığını söyleyenlerle birlikte kitabın tamamen tesadüf eseri oluştuğunu söyleyenler de çıkmıştır. Aslında Ah Muhsin Ünlü'de şiirini fazla düşünmeden yazdığını söyler. Hiçbir zaman bir cümleyi burada kullansam daha iyi olur, şiire daha iyi oturur derdinde olmamıştır.

Aslında tahminim o ki; şairin örneğin bir şiirinin sonunda 'Haydi iç de çay koyayım.', başka bir şiirinin sonunda '-çayevlerine gereken özeni göstermeliyiz' ve başka bir şiirinin başında da birine ithaf ettiğini gösteren "Burçak'a, evet!" yazımlarından anlıyoruz ki, içinden o an ne geçiyorsa o an şiirine işliyor. İçinden cümleye akanı düzgün bir hizaya koymak gibi derdi yok. Düşüncesini, ilhamın gelişine salarak şiirine aktarıyor.

'Ve nihayet göğe düşsem bengitay
Annemi daha içeriden açıklayabilirim
Şol cinnete pasaj dersem sevgilim beni sıkma
Sevgilim beni sıkma ben
Okuma bilirim.'


Kitabın biraz karmaşık oluşu dikkat uyandıran bir detay. Tam olarak bir şiir kitabı özelliği taşımıyor. Kimi yerlerde senaryo şeklinde yazılan yazılar, kimisinde ilgi çekici anketler ve kimi yerlerde de deneme, günlük tarzı taşıyan yazılar yer alıyor. Aslında bütün bunlar da hayatla alay etmek için yazılmış yazılar ve hayattan bunalan, anlamayanlar için bir seçenek olarak duruyor.

'Yeni Başlayanlar İçin Hallac-ı Mansur

Öğrenciydi.
Bir kıza aşıktı
Ve aynı zamanda başka bir senaryo üzerinde çalışıyordu.'


Ah Muhsin Ünlü, kitabını 'bütün eve dönmek istiyenlere...' diye başlatır. Kitabı bitirdiğinizde ise Cahit Zarifoğlu'nun 've bunları elbette çabucak geçelim sevgilim' dizesini görürsünüz. Aslında ben bunu, şairin bütün anlattıklarını bir kalem de silebilmesi olarak algıladım ve bu, müthiş bir bitiş cümlesidir.

Belli bir tema taşımamakla beraber şiirleri hayatı alaya almanın kısa yoludur. Kendisinin biraz Can Yücel tarzı şiirler oluşturduğunu düşünüyorum. Bir fark var ki, Can Yücel'in şiirlerinde sivri dili ve nasihatlı yanı dikkat çekerken, Ünlü'nün ise esprili ve trajedili yanı ortaya çıkıyor.

'Çarmıha Gerilişten Ayrıntı'da ise bütün kitabın düğümünü çözebilecek cümleyi ele veriyor; "Ne dediğimi bilmemek istiyorum..." Aslında bu da, hayatın oyalamalarından yorulan bir insanın kendini şiirde sözcük yığınları arasına bırakmasını gösteriyor.

'Sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim
Belki de şair olurum ve seni de aldırırım yanıma
Bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün
Yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.

-Haydi iç de çay koyayım.'



Gidiyorum Bu
Ah Muhsin Ünlü
Sel Yayıncılık
70 Sayfa


14 Eylül 1991- Bursa/ Yenişehir doğumluyum. Eğitim ve öğrenimime halen Kütahya Dumlupınar Üniversitesi- Muhasebe Bölümünde okuyarak devam ediyorum. Bunun yanında edebiyat ve düşünce tarzı kitaplara yönelerek kişisel gelişimime devam etmekteyim.

Nihat İlhan İsmine Kayıtlı 39 Yazı Bulunmakdadır.


Nihat İlhan İsmine Kayıtlı 39 Yazı Bulunmakdadır.

Ali Şeriati İle Söyleşmek - Ömer Noyan
Ebrulim - Ferhat Özbadem
Ayetler Ve Yetenekler - Necmettin Şahinler
Mektuplar - Cahit Zarifoğlu
Tarih Yazıları - Mustafa İslamoğlu
Nun ve Kalem - Mustafa Özçelik
Dikkat Vücudunuz Konuşuyor - Ahmet Şerif İzgören
İman Yazıları - Mustafa İslamoğlu
Şiirler - Cahit Zarifoğlu
Kur'an Yazıları - Mustafa İslamoğlu
Aşk Şarabı ve Hayat: Kaside-i Hamriyye Şerhi - Davud el-Kayseri
Gidiyorum Bu - Ah Muhsin Ünlü
Sevdiğim İkinci Kadınsın Sen - Ceyhun Yılmaz
Şehri Terketmeden Önce - Ümit Aktaş
Esinti - Süleyman Bozdoğan
Krallar Avlayan Türk - M. Turhan Tan
Viyana Dönüşü - M. Turhan Tan
Yağmura Yakalanmış Şiirler - Rahmi Kaya
Yol ve Kavil - Ferhat Kalender
Uçuş Denemeleri - İbrahim Tenekeci
Giderken Söylenmiştir - İbrahim Tenekeci
Mehmet Akif ve İstiklal Marşı - Mustafa Özçelik
Diriliş Türküsü - Mustafa Özçelik
Gece Işıltısı - Mustafa Özçelik
Dünyanın Tenhasında - Mustafa Özçelik
Can Feda - Can Yücel
Can Kulağını Aç - Haz: Adem Sertel
Bakanlar ve Görenler - İsmet Özel
Alacakaranlık - Stepheine Meyer
Şey ve Tan - Mehmet Sabri Genç
Dokuz Kandil - Arif Ay
Esma-i Nebi - Mustafa Özçelik
Satır Arası Hikayeler - Serdar Tuncer
Düzceli Mehmet - Halit Ertuğrul
Dil Belası - İmam Gazali
Yaşamak - Cahit Zarifoğlu
Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım - Paolu Coelho
Tufan - Mahmut Kuru
Hint Denizlerinde Türkler - M. Turhan Tan