Gitmek Gerekir Bazen

Gitmek Gerekir Bazen

Gitmek Gerekir Bazen

12.09.2012 - Ersin Kendir
Gitmek Gerekir Bazen
Gitmek gerekir bazen, giderken yanında sevgini de götürürsün. Bazen ise varını yoğunu bırakıp gidersin. Gitmek kimine göre çözüm olsa da çoğu zaman pişmanlıktır. Çok seven âşıklar için mesafelerin uzaklığı bir önem teşkil etmiyorsa gidenler için de böyledir. Ne kadar uzaklara gitse de düşündüğü kişi düşündüğü yerde aklında, hayalinde, düşüncesinde hâzır bulunacaktır. Aşkların, âşıkların en korktuğudur bir gün çekip gitmek. Uzaklara gitmek ister, kimsenin bilmediği bulamadığı yerlere gönlünü götürmek. Gitmeler olmasa bazı aşklar anlam kazanamazdı belki. Bazen gitmekle değeri anlaşılanlar da vardır. Bu sebepten değerinin bilinmediğine dem vuran kadınlar çareyi gitmekte bulmuşlar kimi zaman. Kadınlar için sevdiği erkek tarafından dinlenilmek ilgi gösterilmek dünyada en değerli şey diyebiliriz. Bayan Harvey de bu sebepten gitmek istemiş, sevgiyi bulmak ümidi ile.

Joseph Conrad'ın Dönüşü de gidiş ve dönüşü inceleyip insan ruhunun bu gidip gelmelerle nereye dokunurun göstergesi olarak okuyuculara sunulmuştur. Eser iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm "Dönüş", ikinci bölümde ise "Gelişimin İleri Karakolu" adında kısa hikâyecik bulunmaktadır. Romanda anlatılmak istenen de gitmek üzerine işlenmiş bir dönüşün güncesidir. Joseph Conrad, Alvan Harvey ve Bayan Harvey'i resmederken ilmek-ilmek işlenen bir örgü gibi okuru satırlar arasında gezdirmektedir. Yıllardır evli olan çift evliliklerinde istedikleri mutluluğu bulamamanın şikâyeti ile resmedilmektedir. Bayan Harvey evliliklerinden beklenilen verimi alamaması yani kadın olarak, eş olarak yeterli ilgiyi görmediğini düşünmektedir. İş adamı olan Alvan Harvey sık çıktığı iş seyahatleri ve yoğun iş temposu sebebiyle eşine yeterli vakit ayıramamaktadır. Film Avlan Harvey'in iş seyahati sonrası eve dönüşünde kopmuştur. Zengin ve politik olarak da güçlü bir iş adamı olan Avlan Harvey bir gün iş seyahatinden evine döndüğünde odasında eşinin veda mektubunu okurken bulur kendini. Bu zamana kadar geçen evlilik sürecini sorgular kendi kendine. Artık yıllardır yan yana olduğu eşi gitmiştir ve büyük hatanın bedeli ödenecektir. Avlan Harvey, artık tek başına geçmişi sorgularken aklına binlerce soru hücum etmektedir. Nedenler, niçinler, nasıllar bitmek bilmez bir girdap ve terk edilmişliğin hüznü. Bütün bunlar devam ederken zil çalar ve hiçbir şey olmamış gibi Bayan Harvey kapıdan içeri girer. Sevilmeye ve ilgi görmeye ihtiyaç duyan Bayan Harvey gerçekten gitmek mi istemişti yoksa eşine bir ders mi vermek istemişti bunu anlayamadı Alvan ve ikili hayat muhasebesi yatak odasında karşılıklı soru sormalar ile başlar. Bu sorgulamalar ile insanlara ne kadar sevgi göstermekteyiz, onları ne kadar anlıyoruz gibi kendimizi sorgulamaya çağırmaktadır.

Romanın bundan sonrası yazar tarafından ilmek-ilmek işlenmiş her hareket her düşünce orada o anı yaşarcasına aktarılmaktadır. Hacmi küçük olan eser okuru satırları arasında kaybedecek kadar derin ve zorlu ilerlemektedir. Bu eserde Joseph Conrad tadına varmak için çaba harcanması gereken zor bir yazardır. Okuyucuyu zorlayan, sürekli dikkat ve ilgi bekleyen bir anlatım vardır genel olarak. En ufak dikkat dağınıklığı konuyu kaçırmaya yetecektir. Zira aklınız eserden uzaklaşırsa kendinizi anlamsızca bir sürü sayfa okumuş olarak bulabilirsiniz.

Roman genel olarak gitmek mi dönmek mi? diye bocalayan bir bayanın iç duygularını eşine karşı neler hissettiğini, bir bayan olarak gitmek için yeterli sebepleri ve bu sebeplerde haklılık payı olduğunu anlatmıştır. Romanın çevirisinden kaynaklanan bir sorun yâda orijinal dilinde de bu şekilde midir bilemiyorum ama çok karmaşık, çetrefilli bir anlatım bulunmaktadır. Bazen kimin konuştuğu belli olmamaktadır. Tamamen kendinizi esere vereseniz dahi anlatılan olayın yâda konuşan kişinin Alvan Harvey mi yoksa eşi mi olduğunu düşünerek hatta yorum yaparak bulmak zorunda kalıyorsunuz.

Eserin ikinci bölümünde ise "Gelişimin İleri Karakolu" başlığı yer almakta olup merkezi Avrupa'da olan bir şirketin Sierra Leone'deki ofisinde fildişi ticaretini yürüten şef ve yardımcısının hayatlarının nasıl geçtiğini anlatmaktadır. Şirketin merkezinden gönderilen şef ve yardımcısı beraberinde On işçi. Her gün kavurucu sıcağın altında yerli siyahî köylülerin getirdiği fildişi ticaretini sürdürmekle meşguldürler. Merkezden uzakta bir kulübeye hapsolmanın travmasını yaşayan şef ve yardımcısı on işçinin siyahî köylüler tarafından kaçırılıp köle olarak kullanılması sonrasında psikolojik bunalım sonucu birbirlerini öldürmeye kalkışırlar. Kıtlık ve hastalıkların verdiği etki ile birbirleri ile tartışmaları sonucunda şef, yardımcısını kaza kurşunu ile öldürür. Hiç uğramadıkları Sierra Leone'ya Sekiz ay sonra merkez ofisten ziyarete gelen yetkililer şefi kendini asmış olarak bulurlar ve hikâyecik son bulur.

Bu kısa hikâyecikte bahsedilmek istenen tam olarak anlatılamamış diye düşünüyorum. Konu sanki bir kitaptan alınmış başı ve sonu kesilip bu eserin sonuna eklenmiş gibi yarım olarak durmaktadır. Bu sebepten eseri sade ve sakin bir kafa ile okumak okuduğumuzu daha anlaşılır kılacaktır.



Joseph Conrad
Dönüş (Orijinal adı: The Return)
Çeviri: Gizem Genç
Altın Bilek Yayınları
Mayıs 2012
112 Sayfa
Ersin Kendir - 12.09.2012

,

2733

Ersin Kendir Hakkında

Ersin Kendir

Ordu'da doğdu, İstanbul'da yaşıyor.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin