Gizli Oyunların İç Yüzü

Gizli Oyunların İç Yüzü

Gizli Oyunların İç Yüzü

26.04.2012 - Ersin Kendir
Gizli Oyunların İç Yüzü
Nasıl Sömürüldük adıyla derin bir tarihi irdeleme izleme fırsatı sunan yazar Müslüman ülkeler üzerinde nasıl oyunlar oynandığını apaçık bir şekilde tarihi olaylar ile harmanlayarak anlatmaktadır. İlahiyat profesörü olmakla kalmayıp benzeri konularda yazılmış diğer kitaplar gibi tarihi bilgileri tekrarlamaktan öte işin iç yüzünü Müslümanlar lehine gösterilip aleyhine kullanılan her türlü sömürüyü ele almıştır. Müslümanların İslamlaşmaması sonucunda Amerika'nın 1945 de Birleşmiş Milletler örgütünü kurup bütün dünyaya musallat olması, kendi çıkarına olmayan her düzeni yakıp yıkması karşısında dünyada çoğunluğa sahip olduğu halde en çok zulüm gören Müslümanların firavun döneminden günümüze nasıl bir serüven izlediği okuyucuya doyurucu bir şekilde anlatılmaktadır. Batılı sömürgecilerin, sahip olmadıkları dünyalığa sahip olma hissi Habil ve Kabil kıssasında basitçe anlatılmaktadır. Bugün batı, hakkı olmayanı zulüm ile istediği yeri bahane bulup yakıp yıkarak kötü emellerine alet etmektedir. Allah'ın koyduğu kanunu reddederek kendi aşağılık kanunları ile menfaatlerini elde etmek için her çareye başvuruyor. Gerekirse dini alet edip haçlı seferleri ile hem Müslümanları hem de Ortodoksları katletmeleri de günümüz Kabil'lerinin işidir.

Sömürülmek istenen insanda yapılacak ilk şey onu inancından saptırmaktır, yani onun için değer yargısı olacak her şeyden onu mahrum etmektir. Bunun meyvesi şahsiyetsizlik, köleliktir. Firavun'un halkına yaptığı ile batıda köle ticaretinin aynı mantıkla yapıldığı, günümüzde ise modern kölelik kapitalizm perdesi altında işlendiği görülmektedir. Bu düzenin peygamberimiz (sav) Kur'an'ı tebliği ile İran ve Bizans emperyalizmine son vermesi abd-ibadet ve abd-mabud konusunun yeniden şekillenmesi insanlığın özünü anlaması ile yeni bir dönem başlamıştır.

Kitapta çokça haçlı zalimlerinden bahsedilmektedir. Bunun karşısında Müslümanlar da kendi aralarında yersizce savaşlar yapıp haçlıların ekmeğine yağ sürdüğü böylece sömürgelere karşı direnç gösterme güçlerini yitirdikleri ortaya çıkmaktadır. Tarih boyunca Müslümanların sömürgelere maruz kalmasında düşmanların kadar kendi iç kavgalarının da azımsanmayacak kadar önemi olduğu göz ardı edilmemelidir. Günümüzde en zayıf nokta olarak bilinen mezhep taassupları Şii, Sünni, alevi, Türk, Kürt meselesi dış güçlerin ajanların ağzını sulandıran bir noktadır. Bu zayıf nokta Osmanlı devletinde de eksik olmadı Fatih Sultan Mehmet'in oğulları Cem ile Beyazıt kendi aralarında taht kavgası ile İngilizlerin iştahını kabarttı ve Hıristiyan dünyası anladı ki; Müslümanlar ancak birbirine düşürülerek alt edilebilirdi. Günümüzde olduğu gibi batı sömürgecileri medyayı kullanarak ve arkeolojik kazıları bahane ederek insanlara misyonerlik faaliyetleri anlatmaya devam etmişler, gayrı resmi okullar açıp faaliyetlerini sürdürmek ilerleyen zamanlar için yıkıcı planlar yapmak kinlerini kusabilecek zeminler oluşturmak hep emelleri olmuştur. Bu vatandan hep bir şeyler aşırma fırsatını kovalamışlar; din, ahlak, toprak gibi. Bu konuda yazarın verdiği ilginç örnek ise Antalya'nın Demre ilçesi Noel'in merkezi ilan edilmiş, Hz. Meryem'in mezarı Kudüs'te olduğu bilindiği halde Efes'de bülbül dağında Hz. Meryem'in mezarı var diye İtalyan Hıristiyanlarına tapu edilmiş.

İnsanlığın sömürgeye yenilmesi kendi elleri ile olmaktadır. Kur'an ile inşa olmayan gönüller milliyetçi sevdalara kapılıp dini ikinci plana atmakta ve bu şekilde kardeş olarak yaşamak bir yana birbirleri ile kavga halinde olup birlik ve beraberliklerini sömürgecilere peşkeş çekmektedirler.

Yazar, Tanzimat fermanı ve meşrutiyet ilanı ile Osmanlı batı sevdasına tutulmuş olup yıkılma süreci başladı demektedir. Meşrutiyet ilanı ile eşitlik getirileceği söylentisi bazı çevreleri harekete geçirmiş ve Sultan Abdülhamit'e bunu kabul ettirme sevdasına tutulmuşlardır. Aksi durumda Abdülhamit'in hal edilmesi gerekmektedir. Bu dönemde Elmalılı Hamdi Yazır, Said Nursi, Mehmet Akif'in nasıl bir politika izlediği güzel bir şekilde tafsilatlı olarak anlatılmaktadır. Jön Türklerin istediği demokrasi ile Said Nursi'nin demokrasi anlayışı farklı olduğu daha sonra ortaya çıkıp, nasıl sömürgelere izin verildiği yapılan meşrutiyet'in aleyhte olduğu kendini göstermiştir. Bu ve bunun gibi birçok hadise göstermektedir ki batıdan gelen her ne olursa olsun İslam dünyası için zahirde fayda gibi görünse de aslen batının meşruluğuna hizmet etmektedir. Bugün de olduğu gibi Birleşmiş Milletler ve NATO gibi sömürge çarklarını döndürmeye yarayan ustaca oluşumlar örnek gösterilebilir.

Kitapta birçok tarihi hadise güzelce izah edilmektedir, cumhuriyet rejimi ile geçmiş ve gelecek konusunda tahliller gayet güzel bir şekilde okura sunulup düşünceye sevk etmektedir. Müslümanların davalarında sadece Allah'a muhtaç olduğu halde hayır sen Allah'a muhtaç değilsin "muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur" diyerek iman ikinci plana atıldı. Ortaya kan unsuru çıkınca Türk, Kürt ayrımı beyinlere nakşedilerek sömürge çarklarına hizmet edilmek emeli ile bütünü parçalama emelleri güdülmüştür. Şuan ki dünya düzeni ve batı siyaseti bu oyunlar sayesinde varlığını idame ettirmektedir. Görüldüğü gibi her dönemde bütünü parçalama gayreti içindedirler. Dünya nüfusuna oranla çoğunluğa sahip Müslümanlar bu sebeplerle nasıl sömürge haline getirildiği ortaya serilmektedir.

Ey Müslümanlar! Aktif Müslüman olunuz.

nasıl sömürüldük
ihsan Süreyya Sırma
beyan yayınları
5. baskı
271 Ersin Kendir - 26.04.2012

,

2361

Ersin Kendir Hakkında

Ersin Kendir

Ordu'da doğdu, İstanbul'da yaşıyor.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin