Gül Devrine Seyahat - Arif Akpınar
![]() Yakup Çak | Edebiyat | Okunma: 444 | 20.07.11
Zamana ve mekâna meydan okuyabilen en güzel haslettir hayal dünyası. Hiçbir sınırla çevrelenemez ve hiçbir kalıba sığmaz. İnsan hangi halde olursa olsun, hangi etnik kökene sahip olursa olsun, ister zengin ister fakir, ister efendi ister köle, ister erkek ister kadın fark etmez, herkesin gönül dünyasının ufkunu kaplayan eşsiz bir meydandır hayal dünyası.
Sahip olduğun veya olmak istediğin her şeye, uzanacağın bir yoldur hayal. İşte bu yolun yolcusu olmayan kimse yoktur dünyada. Herkes bir nebze de olsa ondan nasibini alır. Kimisi için kabul olmayacak duaya âmin demektir, kimisi için hayatın olmazsa olmazıdır. Fakat şu bir gerçektir ki, insan hayatının belki de en gizemli hadiselerinden birisidir. Ne kadar imkânsızlık varsa, orda imkân bulur. Gerçekleşmesi belki kişinin sınırlarını çizmesine bağlıdır. Fakat bu hülyalar denizinde yüzmeyen kimse olmamıştır. Gül Devrine Seyahat: bir hayal yolculuğu hikâyesidir. Âlemlerin Efendisi Hz. Muhammed (A.S) sevdalılarının yüreğe dokunan hikâyelerinin anlatıldığı, hikâyeler manzumesidir. “Bir kutlu hayal uğruna nice başlar sunulmuş kılıçlara, Nice yiğitler umutlarıyla kefenlenmiş, hayallerinin ardından. Güzel hayallere dalmak için, hoyrat gerçeklerin sesi kısılır ve görüntüsü silinir hafızalardan. Âşıklar, sevgililerini girmek için hayallerin zirvelerinde dolaşır dururlar. Kalbi acıyanlara hayal eczanesinden ilaç verilir. Tuz yangını yüreklere, şırıltılı sular sunulur. Çöllerin ortasından bile ırmaklar akıtılır ve akrepler sokup, yılanlar ısırmaz hayallerde…” Bir hayal yolculuğu olan bu eserde, günümüzden Peygamber efendimize doğru yapılan, hayaller âleminde bir yolculuktur. Bu yolculukta hayalleri sadece yazar kurmuyor, yazar sadece Efendimize giden bu yol üzerinde ki Peygamber âşıklarını ziyaret ediyor. Zamana ve mekâna meydan okuyarak çıktığı bu yolculukta ilk olarak, Yaman Dede’nin yürekleri burkan hikâyesiyle giriş yapıyor. Ardından Yaman Dede’nin Efendimiz için yazdığı o muhteşem natından bir bölüm sunuyor. “Gönül hûn olmuştur şevkinden boyandım Ya Resulallah, Nasıl bilmem bu nîrâna dayandım Ya Resulallah, Ezel bezminde bir dinmez figandım Y Resulallah, Cemaline ferah-nâk et ki yandım Ya Resulallah… Eseri iki bölümde ele almak gerekir. İlk önce Peygamber efendimize âşık olan günümüze yakın şahsiyetlerle kısa sohbetler ediyor yazar. Bu bölümde yazılan Naatlar ve bu şahsiyetlerin Efendimize saygısını ifade eden hareketleri ele alınıyor. Yazar, bu şahsiyetleri hayal yolculuğunda ziyaret ediyor. Yaman Dede’den, Abdülhamit Han’a, Ahmet Yesevi’den, Şair Nabi’ye uzanan bu ziyaretlerin sonunda yazar sonunda hayallerini, Güle dokunduruyor. İkinci bölümde ise, Peygamber efendimizin zamanında yaşamış o eşsiz şahsiyetlerin, Peygamberimiz için yaptığı fedakârlıkları bir demet yapıp sunuyor okurlarına. Adeta bir gülistanda dolaştırırcasına Gül devrine bir yolculuğa çıkarıyor. Kısacası, bu kitapta Peygamber Efendimize âşık olanların, O’na sevgisini sunmakta ki yollarını anlatıyor. Benlikten geçip, O’nun aşk potasında kendilerini eritenlerin, güllerin şahına giden yolun iki tarafını rengârenk nasıl donattıklarını bu yolculukta görmek mümkündür. Gül Devrine Seyahat’le, O güller Şahının ikliminde hoş bir yolculuğa çıkabilirsiniz. “Sözün gül ise sen bir gül bahçesisin” (Mevlana) Efendimiz bizim gül kokulu umudumuzdur, çünkü her bahar, Güllerin Efendisi’nin ayrı bir tebessümünde gizlidir. O Güzeller Güzeli’nin inci sözlerinden, yüzyıllar ötesine taşan ve kulaktan kulağa, dudaktan dudağa ulaşan muştu, güzelliklerin hayalini soluklatır bizlere. Ve sonra bizim yanaklarımızda Hürmüzî iklimlerin kokusu sinmiş peygamber çiçekleri açar. Gül Devrine Seyahat ile gül kokulu bir hayal gezintisi için, okunası bir kitaptır. Gül Devrine Seyahat Arif Akpınar Kaynak Yayınları 174 Sayfa 1971 Karaman doğumluyum, ilkokulu kendi köyümde, ortaokulu da Karaman’da okudum, Lise’yi ise Konya Meram Ticaret lisesine gittim ama bitirmek nasip olmadı. Şu anda Konya da Özel bir ambalaj tesisinde çalışıyorum. Edebiyata olan düşkünlüğüm elimden kalemi bırakmama müsaade etmedi. Ve kendi imkânlarımla Sızak adında bir roman çıkardım. Halen şiir, hikâye, deneme ve roman alanında çalışmalara devam ediyorum.
Yakup Çak İsmine Kayıtlı 9 Yazı Bulunmakdadır. Yakup Çak İsmine Kayıtlı 9 Yazı Bulunmakdadır.
• Sızı - Sergül Vural |

1971 Karaman doğumluyum, ilkokulu kendi köyümde, ortaokulu da Karaman’da okudum, Lise’yi ise Konya Meram Ticaret lisesine gittim ama bitirmek nasip olmadı. Şu anda Konya da Özel bir ambalaj tesisinde çalışıyorum. Edebiyata olan düşkünlüğüm elimden kalemi bırakmama müsaade etmedi. Ve kendi imkânlarımla Sızak adında bir roman çıkardım. Halen şiir, hikâye, deneme ve roman alanında çalışmalara devam ediyorum.









