Gülnaz Eliaçık ile Kitaplar Üstüne Söyleşi
![]() Bilal Can | Yazarlarla Söyleşi | Okunma: 598 | 18.11.11
Kitaphaber.com.tr olarak kitaplarla ilgilenen bir grup kitap gönüllüsünün hayatlarında kitabın yeri ve önemine dair kısa kısa söyleştik. Yazarların kitaplara dair düşüncelerini enine boyuna araştırarak ortaya genel bir tablo çıkartmaya çalıştık.
Kendinizi kısaca tanıtırmısınız? Siz kimsiniz. İsminiz ne anlam ifade ediyor sizde. Siz bu hayatın neresindesiniz? Seksenli yılların sonuna yetişmiş, doksanların çocuğu olmuş, iki binlerde yetişkinlik rolünü oynamaya çalışan bir dünyalıyım şimdilik. Sekiz on yaşlarında sorsanız belki ismimle aramın nasıl olduğunu, memnuniyetsiz cümleler dizebilirdim size. Ne vakit annem Gül kokusunun Efendimiz (S.a.v)’in ten kokusuyla eş olduğunu söyledi o vakit sevdim ben ismimi. Gülün naz makamında yolcuğa devam ediyoruz şimdilik. Karşılıklı bir memnuniyet hesabıyla geçiniyoruz ismimle ben. Şimdilik yaşamın konuk oyuncu koltuğundayım sanırım, asıl mekâna hazırlık aşamalarındayım kendimce… Kitap okuma serüveniniz nasıl başladı? Özel bir hatırası var mı? İlkokul sıralarıydı galiba, babamın gönüllü birkaç kitap aldığı zamanlar. Yazarlarını hatırlamıyorum ama Tarih dede ve Balon isimli iki kitabım vardı. Balon’u bilmem kaç kez okuduğumu hatırlıyorum. Ama asıl okumaya bağımlılık ortaokulda Türkçe dersi öğretmenimin yarı yıl tatilinde okumamız ve özetini çıkarmamız için verdiği bir romanla başladı. Ahmet Günbay Yıldız’ın bir romanıydı, o yaşlarda epey sarmıştı beni yazarın akıcı anlatımı. Bilmem kaç sayfa özet çıkarmıştım. Sizce okuma yazmanın nesi olur? Okuma yazmanın hem secdesi niteliğindedir hem de sadakası. Secde etmediğiniz, edemediğiniz Mevlâ’dan ne derece yardım umar kısmet beklerseniz, okuması olmayan yazmak serüveninde de o derece verim alabilirsiniz sanırım. Sadakasını veremediğiniz kazancın bereketi nasıl olmazsa okuması olmayan yazmanın da tadı buruk olur kanımca. Kitap tanıtım yazma sebebiniz nedir? Kitaphaber ile nasıl tanıştınız? Kitap değerlendirme yazıları kaleme almamın sebebi biraz bencilce sanırım! Okuduklarım üzerine daha nitelikli düşünebilmek ve yazmak eylemimi kalıcı bir merhaleye taşımak için yazıyorum. Son bir yıldır uğraştığım bu meşgalenin epeyce katkısı oldu bana özellikle olaylar karşısında nitelikli düşünmek adına. Kitaphaber’in kurucularından Sabri Ünal’ın, kitaplar üzerine değerlendirme yazıları yazmak konusundaki önerisi ile tanıştım. İyi ki de tanışmışım diyorum şimdi. Bu nedenle bu güzel mekâna ettiği önderlik ve emekleri için kendisine teşekkür ediyorum. Kitaphaber’in formatını nasıl buluyorsunuz? İşlevi konusunda neler söylemek istersiniz? İçerik olarak güzel işler yaptığı inkâr edilemez bir gerçek. Formatın gidiş yönünü şu an için iyi bulmakla birlikte daha iyisini yapabileceği inancını taşıyorum. Okur kitlesinin vazgeçilmez mekânlarından biri olma yolunda da ilerlediğini düşünüyorum. Kitap haber’i matbu olarak da hanemizde ağırlamak adına hevesliyiz, ben içimde en azından bu inancı taşıyanlardanım. Gönüllülerinin gayreti ve sağlam kadrosu ile yakın zaman da daha çok ses getirmesi ümidindeyim. Formatına yakın zamanda kaliteli bir e-dergi olarak da devam etmesi fikrindeyim. Kişisel kütüphaneniz var mı? Kütüphanenizde kaç kitabınız var? Bu kitapların hepsi okunmuş mudur? Yakın zamanda ufak çaplı bir kütüphane edindim kendime. Yüz elli civarında kitap var sanırım ve maalesef hepsi okunanlar kıyısında değil. Yoğun geçen iş yaşamı nedeniyle yavaş yavaş da olsa, ömrün yettiği müddetçe tabi, hepsini okuyup üzerine cümleler kurma hevesindeyim. Kitap çalışmanız var mı? Yoksa neden yok? Varsa içerik nedir? Daha önce yayınlanan eser? Şu an için bir kitap çalışmam yok. Hatta yakın zaman da böyle bir planım da yok. Çünkü henüz kendimi kitap çıkaracak potansiyelde görmüyorum. Yazarlık sıfatı kolayca alınan bir unvan değil hâlâ benim gözümde. Zor bir iş değil elbet maddi kısmını halledebilenler için kitap çıkartmak. Açıkçası raflarda tozlanarak eskiyen bir kitabım olmasındansa, hiç kitabımın olmaması daha iyi. Kitabın kıymetini bilen okurudur, ülkemiz şartlarındaki okur potansiyeli ve kitap satışları da ortada. Tüm bunlar böylesine nesnel olarak gözle görülürken, kitap çıkartmak çok akıllıca gelmiyor bana. Tabi zaman ne gösterir bilinmez. Şimdilik cümle ile kalem arazsındaki aracılık görevimden memnunum. İnternet e-kitap okumaları matbu kitap basımını rafa kalkmasına sebep olabilir mi? E-kitap okumayı denemiş biri olarak bunun yakın gelecekte olabileceğini düşünmüyorum. Evet, teknoloji hızla ilerliyor, her gün bir öncekinden daha fazla yenilik görüyoruz bilişim dünyasında ama okumak eylemini hayatında öylesine değil de benimseyerek almış biri için sayfa kokusu kadar kıymetli bir şey yoktur galiba. E-kitapların altını üstünü kanatırcasına çizemiyorsunuz mesela, sonra onları kütüphanenize koyma gibi bir lüksünüz de yok şayet sanal kütüphaneler furyasına düşmemişseniz. Bir de gün aşırı bir ekranın ardınca sayfa sayfa cümle izlemek göz sağlamlığı da ister galiba. E-kitabın ne sağlığa, ne duygulara hitap edeceği düşüncesinde değilim.Tercih edeni mutlaka olacaktır ama, çoğunluk yine matbudan yana kalacaktır. Bütün eserlerini okuduğunuz yazar var mıdır? Şu an için yok. Ama eserlerinin hepsini okumak derdiyle başladığım seriler var. Rasim Özdenören, Nuri Pakdil, Sezai Karakoç ve Ali Şeraiti gibi. Hangi alanda uzmansınız? O alanda kitap tanıtım yazısı yazıyor musunuz? Bu soru biraz zor geldi. Sordum kendime, herhangi bir uzmanlık alanı biçemedim kendime. Sanırım bir uzmanlık alanım yok. Önüme geleni okuma devrindeyim şimdilik. Okuma çizgisi olarak son bir yıldır fikri eserleri daha çok benimsiyorum ama. Edebiyat ile ilişkiniz nasıl? Hangi edebiyat ekolüne kendinizi yakın görüyorsunuz? Edepli edebiyat her vakit başımın tacıdır benim. Bu nedenle kendi içindeki muhtevasıyla edebinden ödün vermeyen her türlü ilişki içine girebiliyoruz edebiyatın katmanlarıyla. Kimi zaman şiiriyle, şarkısıyla, kimi zaman filmiyle tiyatrosuyla uzun süredir varlığını hayatımdan eksik etmeyen bir olgu edebiyat. Ama illaki yazmak, illaki okumak en çok gezindiğim katmanları. Şu an için kendime benimsediğim bir ekol yok, ama şiirsel söylemleri seviyorum nesirde. Şiir yazamamanın kusuru olsa gerek bu da. Dünya edebiyatında özelde takip ettiğiniz bir yazar veya tarz var mı? Dünya edebiyatında birkaç klasik dışında ilgilenmedim açıkçası. Öncelikle kendi coğrafyamın güzelliklerini ve duygularını yaşayan ve eserlerinde de yaşatan isimlerin cümlelerini fethetmek derdindeyim. Ömür yeterse sıra dünya edebiyatına da gelir kim bilir. Ama itiraf edeyim, Raskolnikov’u severim, önce suçu kendisine mübah kılan tavrı, sonrada kendi iç kavgalarıyla suçunun cezasını kesişi hep çekici gelmiştir bana. Klasik namına okuduklarımdan bir odur aklımda kalan. 86 yılının mayıs ayında doğdu. Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji öğrencisi.
Filbahar | Edebiyatın Yeni Baharı sanal dergisini 15 sayı yayınladı. Yolcu Dergisi'nde düzenli olarak deneme yazıları ve kitaplar üzerinden yazar portreleri yazıyor. Şiirleri çeşitli dergilerde yer alıyor. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor. Bilal Can İsmine Kayıtlı 197 Yazı Bulunmakdadır. Bilal Can İsmine Kayıtlı 197 Yazı Bulunmakdadır.
• İlk Buluşma – Ercan Soysal |

86 yılının mayıs ayında doğdu. Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji öğrencisi.









