Günümüz Gençliğinin Hâl Romanı: Aylaynırlı Kız

Günümüz Gençliğinin Hâl Romanı: Aylaynırlı Kız

Günümüz Gençliğinin Hâl Romanı: Aylaynırlı Kız

18.04.2016 - Misafir Köşesi
Günümüz Gençliğinin Hâl Romanı: Aylaynırlı Kız

Berhan Akay yazdı....

Bir kitap nasıl anlatılır diye düşünmeden yazmak gayri kabil bir durum. Onun için okumak ve içeriğine hâkim olmak ve bir de yazarın neyin peşinde olduğunun izini sürmek gerek. Kitabı satır satır okuyunca, satır aralarında size fısıldadığı gizem veya giz dolu iç seslere tebelleş oluyorsunuz. Yani insanda olan özelliklerin aynısını roman satırlarında buluyorsunuz. Böyle olunca da ‘evet bu kitap beni anlatıyor’ diyorsunuz ve okuma hızınıza hız katıyorsunuz.

Paragraflar arttıkça sizde de var olan ikilemler derinleşiyor. Ha dediğiniz zaman olmuyor ki diyerek okumaya devam ediyorsunuz. Defalarca karar alıyorsunuz, bozuyorsunuz kararınızı. Kahraman da aynı şeyleri yapıyor. Doğruyu bulduğunu düşünüyor. Evet, doğru olan budur, diyor ama doğruyu bilmek ya da bulmanın güzelliğini uygulama safhasına koyamamanın sıkıntısını yaşıyor.

Kitap, eğlenceli bir şekilde sizi sona doğru sürüklüyor. Bazen kahkaha attırıyor bazen derinden düşündürüyor. İroni boyutunu atlamamak gerek, öyle bir noktaya getiriyor ki, inandığın gibi yaşamadığın hayatın, yaşadığın gibi inanmaya başladığın hayatın neresinde kaldığını ya da nerede durduğunu sorgulatıyor.

Aslında bir okul romanı gibi başlıyor. Belki de öyle devam ediyor. Selin bir kahraman olarak birçok insanı temsil ediyor. Süslenmeyle kendine güven sağlayandan tutun da süslenmeden kendisinin zavallı konumda olduğunu düşünen bir kesime kadar. Temsil kabiliyetiyüksek bir roman kahramanı Selin. Kitabın ismindeki aylaynıra bakarak sadece aylaynır takıntısı bir kitap olarak bakmayın. Süslenmenin arka planında var olan/olabilecek duyguları ifade ediyor. Süslenme hastalık derecesine ulaşınca neler olabilecek onu gösteriyor.

Sadece süslenme değil elbet mevzu bahis olan. İnanmış birinin inandığı gibi yaşayamamasının gerekçeleri ve bahaneleri de sıralanıyor romanda. Dindarlık ile dindar olmadan yaşanan hayatın nasıl çatıştığını anlatmada iyi bir yol takip etmiş denebilir. Belki de en önemlisi çok uyarıcı olması, her şeyi kendim için yapıyorum, diyenin yaptıklarının kimin için olduğunu düşünmesini bir kurşun ağırlığında cümlelerle okuyucuya ‘aslına dön’ çağrısı yapıyor.

“Kızımız, fiil çekmesini bilmiyor ama dört elif aylaynır çekebiliyor.” diyerek süslenme ve beğenilme arzusunun hangi boyutlara taşındığını gözler önüne seriveriyor.

Bir de günümüz belası olarak düşünülen teknoloji bağımlılığı veya sosyal medya içinde asosyal olan insanı anlatmak için gençlerin dilini iyi kullanan yazar, çarpıcı örneklerle sosyal medya bağımlılığını eleştirirken kurtulma yollarını da anlatıveriyor.

Hele tarihi bir anekdot var ki, insanı düşünmeye sevk ediyor:

“1932 yılında Cumhuriyet gazetesinin tertiplediği güzellik yarışmasını Keriman Halis kazanmıştı. Aynı yıl Belçika'nın Spa şehrinde 28 ülkenin katılmasıyla dünya güzellik yarışması düzenlenmişti. Keriman Halis, bu yarışmaya Türkiye'yi temsilen katıldı. Günlerce Spa şehrinde kalan güzeller, çeşitli kişilerle görüştü ve konuştular. Yarışma gününde jürinin önünde kızlar birer birer geçip giyimleriyle, bakışlarıyla, tebessümleriyle puan toplamaya çalıştılar. Jüri salona geçip, puan değerlendirmesi yapmak istedi. Başkan buna izin vermedi ve kürsüye geçerek:

-Sayın jüri üyeleri, bugün Avrupa'nın, Hıristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 1400 senedir dünya üzerinde hâkimiyetini sürdüren İslamiyet’i artık Avrupa bitirmiştir.

Bir zamanlar sokağı pencere arkasından seyreden Müslüman kadınların temsilcisi, Türk güzeli Keriman, mayo ile aramızdadır. Bu kızı, zaferimizin tacı kabul edeceğiz, onu kraliçe seçeceğiz. Ondan daha güzel varmış, yokmuş bu önemli değil... Bu sene Avrupa'nın zaferini kutluyoruz.

Bir zamanlar Fransa'da oynanan dansa müdahale eden Kanuni Sultan Süleyman'ın torunu işte mayo ile önümüzdedir. Kendini bizlere beğendirmek istemektedir. Biz de bize uyan bu kızı beğendik.

Müslümanların geleceğinin böyle olması temennisiyle, Türk güzelini dünya güzeli olarak seçiyoruz. Fakat kadehlerimizi Avrupa'nın zaferi için kaldıracağız."

Selin'in kararlarını uygulama konusunda oldukça etkili olan bu olay, belki de bizim unuttuğumuz hatta hiç bilmediğimiz bir gerçeği gün yüzüne çıkarıyor…

Bir de bir gencin mücadeleci olması gerektiğini haykırıyor roman: İnanıyorsan inancının gereğini yerine getir…

Roman kahramanları ilginç tipler: Selin, Arzu, Behice, Sena, Ayşe, Huriye, Leyla, Feyza (Feraceli Kız) Batılı Yobaz, Sosyetik Küllük ve diğerleri ayrı dünyaları temsil ediyor.

Kitabın adına bakarak sadece kızların okuyacağı bir kitap olarak düşünülmemesi gerektiğini özellikle hatırlatmak istiyorum. Okuyan herkesin hissesine düşenleri alacağı bir roman olan Aylaynırlı Kız’ı başarılı buluyor ve okunması gerektiğini düşünüyorum.

Duran Çetin
Aylaynırlı Kız
Beka Yayınları

Misafir Köşesi - 18.04.2016

,

2441

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

2010-2017 yılları arasında destek vermiş arkadaşlarımızın yazıları... İlaveten alıntı olmadan misafir ettiğimiz kalemlerin yazılarını bu profilde paylaşmaktayız.

Yorumlar
  • Seyit Ahmet Uzun 2016.04.24 19:23

    Duran Çetin kardeşim romanlarında ve diğer eserlerinde temsil gücü yüksek örnek karakterlerle gençliği hayata hazırlamaya çalışmaktadır. Başarılar dilerim

  • Tahsin Güneş 2016.04.24 20:49

    Sevgili kardeşim kitabını okumak için sabırsızlıkla bekliyorum güzelliğinizin romana yansidiğina eminim

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin