Haftalık Rapor 1
![]() Haftalık Rapor | Raporlar | Okunma: 346 | 13.03.11
20 Şubat-27 Şubat | 2011 tarihleri arasında sitemizde yayın imkanı bulan yazılarımız...
~~~~~~~~~~~~~~~~~ Şile Bir Denizkızı - Sibel Eraslan Çocukluğumu özledim. Şile'yi hiç görmedim; fakat ben de çocuktum ve özlem duymaktayım o günlere. Gökyüzü ben çocukken de hep maviydi ve kayısı ağaçlarımız ta ki ölümü tadana dek hep yeşil kalırdı. Şile yazarın gözüyle Bir Denizkızı... "Her şehrin geleceğe dair kurduğu bir hayali, yaşamak zorunda kaldığı bir talihi, kaderi vardır elbette..." ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Ebu Müslim Horasani - Corci Zeydan 14 Kasım 1861'de Beyrut'ta doğan Corci Zeydan'ın dil, sosyal, edebiyat ve tarih üzerine yazmış olduğu 40 civarında kitabın arasında en önemli yeri, tarihi romanları tutmuştur. Hristiyan tarihçi Zeydan, düzenli bir tahsil hayatı olmamasına rağmen; ilme merakından dolayı kendisini çok donanımlı yetiştirebilmiştir. Ebu Müslim Horasani onun okunası tarihi romanlarından biri! 1905 yılında Kahire'de yazmış olduğu bu romanı, Arapça’dan Farsça ve Türkçe’ye tercüme edilmiştir. En son "Halit Fesih Kalkan" tarafından 2010 yılında günümüz Türkçesi ile yayınlanmıştır. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Fil Yazıları - Sibel Eraslan Farkında olmak, farkındalık, fark, fark etmek kelimeleri bir durum karşısında o durumun olduğunu ve o durumun neler getirdiğini, o durumun veya olayın bilincinde olmak anlamlarına gelebilen kelimelerdir. Farkındayım ve biliyorum bunun neler getirdiğini, biliyorum çünkü içinde taşıdığı anlamı görebiliyorum. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Felsefenin Türkçesi - Dücane Cündioğlu Eleştiri yazmak kolay olmasa gerek. Bir de eleştirinin kaynağı, yapılan eleştiriye nefsani bir yaklaşımla cevaplar yetiştirmeye çalışıyorsa daha da bir zorlaşır işiniz. Bütün bu zorlukların üzerine, zihinlerdeki sabiteleri yerinden oynatacak olan Cumhuriyet ve felsefeye dair eleştirilerde bulunuyorsanız birilerini kesin rahatsız ediyorsunuzdur. Felsefenin Türkçesi isimli kitap tüm bu zorlukları kolay kılıyor. Bu tür zorluklardan çekinmiyor yazar, sıralıyor hakikatin değerini bihakkın vermek adına: “Yıllardır eleştirinin verimsiz ve sevimsiz bir iş olduğunu bilmeme rağmen yine de eleştiri yazmaktan kendimi alamam. Çünkü ben eleştiri yazılarımı –lafı hiç dolandırmadan söylemeliyim ki- sadece şahidi olduğum katliamların sevk-i tabisiyle, açıkça öfkelendiğim için yazarım. Çünkü kifayetsiz muhterislerden hiç ama hiç hoşlanmam! Çaresiz verimsizliği de sevimsizliği de göze alıp yapmam gerekeni yapar, hiç değilse bu kadarcık olsun sorumluluğumun icabını yerine getirip tarihe kayıt düştüğümü düşünerek müteselli olmaya çalışırım.” ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Vahyin Binbir Sesi - Senai Demirci Hayat iki sesten ibaret, ilki seslenişin varlığı: “kûn” ikincisi, seslenişin kıyamete kadar olan son temsilcisi: “ikra”. Bu iki ses, anlamın derinliklerinde hakikati arayan insan için Mubin olan Kitab’ın bir önsözü mesabesindedir. Bu iki sese kulak veren insan, nice seslerin bu iki sesten neşet bulduğunu şaşkınlıkla farkeder. Vahyin Binbir sesi satır aralarında saklı anlamları incelikle dokuyor yüreklere. Vahyin bitmek bilmez çağrısını, tükenmeyecek seslerin varlığı ışığında zihin dünyamıza yeniden bırakıyor. “İkra” sesine kulak veren bir yazarın ayetlerle konuşmasına şahit kılıyor insanı. Vahiy ırmağından çağlayan serinliğin altına tutuyor, dünyada bunalmış yüreklerimizi. Bir serinlik bırakıyor. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Keşke Yine Kar Yağsa - Murat Taş Refik Halit Karay’ın Anadolu’yu anlatan hikâyeleri her zaman belli bir kesim tarafından okurunu bulmuştur. Edebiyat’ta öykülerini daha önce edebiyat dergilerinde yayımlayan Murat Taş’ta Refik Halit’in yolundan giderek Anadolu’nun memleket özlemini, orada yaşadığı mutlu-mutsuz anılarını bir kitapta toplayarak okuruna gönül kapılarını açmaktadır. Murat Taş, 2010 yılında Edremit Belediyesi’nin düzenlediği Sabahattin Ali Öykü Yarışması’nda ikincilik ödülü aldı. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Öze Dönüş - Ali Şeriati İnsanı doğaya egemen kılan gücün bu özellikler olduğunu Şeriati söyler. “Bu dünya görüşünde insanın sorumluluğu, duygusal, zihinsel ve ahlaki değil belki, mantıklı ve özgün bir gerçektir. İnsanın sorumluluğu mutlak irade sahibi olan Allah karşısındadır.” İnsan Allah’a, insana ve kendine karşı olan sorumluluklarını yerine getirmeli, yüklendiği, ”İlahi emanet” doğrultusunda hareket etmelidir. Şeriati, tüm kitaplarında değindiği sorunları adeta bu kitabında toplar. "Öze Dönüş" sanki bir ”Şeriati Külliyesi”dir. Diğer kitaplarının hem özeti hem de hepsinde sorguladığı hususları açık bir şekilde ele aldığı bir öz kaynak gibi de diyebiliriz. Modernizm, Marksizm, Siyantizm, Aydın, Sömürgecilk kavramlarına yabancı olanların okuduğunda büyük bir aydınlanmaya muhattab olacakları bir eser.Hâsılı, insanın kendisine karşı, toplumuna karşı bakışını değiştiren Öze Dönüş, adı ile müsemma olup özünü tanımak isteyenlerin okuyabileceği ilk kitaplardan biri. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Tarihsel Hesaplaşma ve Sosyalizmin Yeni Stratejisi - Gazi Eke Tarihsel Hesaplaşma ve Sosyalizmin yeni Stratejisi, iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölüm "Tarihsel Hesaplaşma" başlığını taşıyor ve dünya sosyalist hareketini sakatlayan ve tasfiyeyle yüz yüze getiren tarihsel sorunları içeriyor. İnsan, bilim ve tarih olmak üzere üç ana başlık altında toplanmıştır. Çalışmanın ikinci bölümü ise sosyalist hareketin yeniden yapılanmasına yönelik saptamaları ve önerileri okuyucuyla paylaşıyor. Bu bölümün başlığı "Sosyalizmin Yeni Stratejisi"dir. Strateji ve örgüt olmak üzere iki başlık altında toplanmıştır. Bugün geçmişte söylenmiş sözlerin tekrarlanması ile yani sadece yüzleşmeyle ideolojik, politik ve örgütsel tasfiyecilik çözülebilir mi? Hayır: Geçmişte sadece söylenmiş sözler yoktur. Aynı zamanda bu sözlere uygun veya uygun olamayan eylemler vardır. Bu eylemler sadece kişileri değil örgütü, devrimci hareketi ve kitleleri etkilemiştir. Çorum ve Fatsa direnişlerinden hiçbir ders çıkartılmaması ve bu direnişlerin genel olarak küçümsenmesi başka direnişlerinin de çıkmasına olanak sağlamıştır. 12 Eylül öncesi ve sonrası devrimci hareketlerin merkezi teori ve pratikleri bunları göstermektedir. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Davası Olmayan Adam Değildir - Ahmet Özcan Kitap, 2000’li yıllarda farklı konularda yazılmış makalelerin cem edilmiş şekli. Ahmet Özcan, değişim dergisinden bu yana yazılarını takip ettiğimiz, kendisini sürekli yenileyen, ilmi ve düşünsel tekamülünü alttan alta ilerleten bilge bir şahsiyet. Politika ve siyasallaşma noktasında farklı düşünsek bile, yeryüzü coğrafyasını değiştirmeye söz veren bir neslin ağabey-kardeş ilişkisi içinde aynı kulvarda yer aldığımız bir düşünür. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Edebiyatımızın Kozmik Odası - Adem Çevik Kitaplar cilt cilt, raf raf karşımızda dururken bunları yazanların hayatları acaba bizlerden farklı mıydı? Onlar da yoğurdu üfleyerek yer miydiler ya da askeri kaçmış çorabı giyerken aynı tedirginlik ve utanmayı onlar da yaşar mıydı? İnsan zihni olur olmadık konularda olur olmadık sorular üretme kabiliyetine sahiptir. Herhangi bir konuda herhangi bir değerin on katı kadar soru üretebilir. Sözün değerini en iyi bilen kimdir diye başka bir soru ile karşılaşırsak alacağımız sorunun cevabı hiçbir sosyolojik araştırmaya gerek kalmadan şairlerden çıkar. Şairler genel anlamda edebiyatçılar daha genel anlamda yazarlar en genel anlamıyla da insanlar çıkar. Ortak paydada insan onun alt paydası yazarlar, yazarın altında edebiyatçılar, edebiyatçıların altında şairler. Şairler sözlerini sakınmadan söyleyebilmelidir diye iddialı sözler söyleyebilirim aslında burada ama bunu yapmayarak edebiyatın kozmik odasında saklı olan gerçekleri dillendirebilirim. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ İstanbul Hikâyeleri - Metin Önal Mengüşoğlu İstanbul’un bakımsız sokaklarında başladığınız bir yolculuk, kapalı çarşı içlerinden sahaflar çarşısına yönelişlerle şekilleniyorsa ve ille de merak ediyorsanız çınaraltı sohbetlerini 40/50 kuşağının… Arayıp bulmak geliyorsa içinizden o meşhur çınarı… Başladığınız bulmaca emin olun bitmeyecektir; çünkü ortada ne bir adres ne de asırlık bir çınar mevcut! Meşhur çınar altı sohbetleri, boğaza nazır bir köşecikte salınaduran bir atkestanesinin altında yapıladursun; biz devam edelim yolculuğumuza. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Tevhid ve Değişim - Celaleddin Vatandaş Öncelikle yazarın konuyu akıcı bir dille ele aldığını belirtmeliyiz. Yalın bir dil kullanmış olan yazarın, aynı zaman da bir çok isabetli tespitlerine rastlamaktayız. Yazar ilk olarak “la ilahe illallah” hakikati çerçevesinde daha birkaç ayetin nazil olduğu; siyasi, ekonomik ve sosyal hiçbir ayetin nazil olmadığı bir dönemde, Mekke aristokratlarının korku ve şaşkınlık içerisinde verdikleri tepkilere yer veriyor. Hemen ardından Mekke aristokratlarının sadece “la ilahe illallah” kelimesine niye bu kadar kızdıkları sorusuna, onların din ve inanç algılarına, yaşanagelen kültür ve sistemlerine, en önemlisi psikolojilerine inerek cevap arıyor. Ve kelime-i tevhidi reddetme gerekçelerini tamamen çürütüyor. Bunu yaparken kah Mekkelilerin siyasi, ekonomik ve kültürel sistemlerinin düzensizliğinden, kah kendi atalarına yaptıkları suiistimallerden, kah Kur’an ayetleri ile bildirilen şirk mantalitelerinden dem vuruyor. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Coğrafyalar Gezdi Yüreğim - Sefer Turan Yazarımız bu kitabında biz okuyucuların, ulaşamadığı, göremediği coğrafyalardan resimler sunuyor. Gezi notları şeklinde hazırlanmış olan kitap aynı zamanda bizlere anlatılan ülkelerin iç sorunlarından, halkın sıkıntılarından, yaşam koşulları ve kültürlerinden bahsediyor. Keyifli bir dille anlatılmış olan kitapta yazar farklı kültürlerden insanların yüreğine dokunuyor. Serüvenimiz Lübnan/Beyrut ile başlıyor. Beyrut’a 2005 yılında İsraille olan savaş esnasında giden yazarımız, bu ülkede savaşın bıraktığı etkileri ve halkın duruşunu anlatıyor. Bununla birlikte Hizbullah ve Hasan Nasrullah’ın da anlatıldığı bölümde daha çok yapılan faliyetler ve halkın Hizbullah’a olan sevgisinden söz ediliyor. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Teselliler Kitabı - Yusuf Özkan Özburun Bir sosyoloğun gözünden insanların sıkıntıları düşünüldüğünde neler akla gelirse, bu kitapta o dertler tasalar ele alınmış ve sosyolog gözlüklerine iman camları takılarak teselliler sunulmuş. Bulunduğumuz toplumun belki de alışılmış olan sıkıntıları dile getirilmiş ardından bu sorunlarla karşılaşan kişilerin verdikleri tepkiler ele alınmış son olarak da tesellilerin aslında nasıl olması gerektiğine değinilmiş. Kitap oldukça samimi bir dille yazılmış. Adeta dertli biriyle dertleşir gibi, akıl verir, öğüt verir gibi kaleme alınmış. Bu da kitabı daha bir okunulası kılmış. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Kan Dökülecek (Oil) - Upton Sinclair Yazarını üst seviyelere taşıyan ve bir çok övgüyü sindiren bir kitap "Kan Dökülecek" Kitabı okumaya başladığınız andan itibaren hiç kopmaksızın gözlerinizin önünde oynayan siyah beyaz bir film gibi karakterleri ve yaşanılanları görebiliyorsunuz. Başlarda sıkıcı gibi görünen kitap ortalara doğru okuyucuyu kendisine hapsetmeyi başarıyor. Kitabın başrolünde bulunan Bunny, ismindeki çocuk ve sırasıyla tanışacağınız ilginç karakterler oldukça ilginizi çekecek. Aslında bazı aktarımlar abartıya kaçsa da kitabın kurgusu sizi içerisine çekecek ve sonuna kadar okuyacaksınız. Kitabın kapak tasarımı da içeriği kadar önemli aslında. Kitabın kapak tasarımı size kitabın sonunda neler olabileceğinin ufak bir özetini verir gibi duruyor. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Yoldaki İşaretler - Seyyid Kutub Seyyid Kutub'un islamî mücadele manifestosu olan Yoldaki İşaretler yıllardır olduğu gibi bugün de "tevhid" başlığı altında bir araya gelmiş birçok cemaatin alfabesi niteliğinde bir kitap. Üstad kitabı ile tüm nizamlara karşı islâm nizamını metodu ile birlikte ortaya koyuyor. Kapitalizm ve sosyalizm gibi dünya düzenlerine meydan okuyor. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Şeyh Bedreddin - Müfid Yüksel Kitaptaki ilginç bilgiler: Şeyh Bedreddin'in Yahudi asıllı olabileceği ile ilgili bilgiyi Harun Yahya eserlerinden alıntı ile belirtiliyor. Kitabın birinci bölümünde, şeyh bedreddin'in babaları ve dedeleri ile bilgi verilip akabinde şeyhin hayatı ayrıntı ile verilmeye başlanıyor. Daha çok "Menakıbname" ve "el şekaiki numaniye" adlı eserlerden alıntı şeklinde anlatılıyor. Şeyh, Memlük sultanı Berkok'un oğlu Şehzade Ferec'e hocalık yapmıştır. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Kuyu - Rasim Özdenören Kuyu: Rasim Özdenören'in kalbi cümlelerinin nakşedildiği modern bir Yusuf masalı! Nefs çukurlarını tasavvufla doldurmak adına yola çıkan genç bir adamın, zaman zaman düştüğü kuyu içinde yeni bir kuyu açma girişimlerinde ki amaçsızlığının, nedensiz yorgunluğunun, günah kokan tren peronlarında ki tövbekâr bekleyişlerinin cümlelere bürünmüş hali. Tasvirsel öğeleri bir göz kıvraklığıyla okuyucuyu sıkmadan cümlelere aktaran Özdenören, Kuyu'da da bu maharetini göstermiş. Çevre, durum ve özellikle öykü kahramanı Yusuf'un iç evine dair gözlemler, yazarın tasvirsel üslubuna edebi bir önlük giydirmesiyle yerli yerini almış. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Sevdiğim İkinci Kadınsın Sen - Ceyhun Yılmaz Ceyhun Yılmaz'ı tanımayan yoktur. Medyatik mesleklerde -dizi ve sinema oyunculuğu ve radyo programcısı gibi- elde ettiği başarılar ve hem sempatikliği hem de sevecenliğiyle kendisini özellikle genç kitleye sevdirmiş bir isim. Ancak bütün bunların üstüne Ceyhun Yılmaz'ın bir de şairlik yeteneği olduğunu öğrendim ve 'Sevdiğim İkinci Kadınsın Sen' adlı şiir kitabını değerlendirdim. Kendisini televizyonda ve yayın yaptığı radyo kanalında hep sevecen tavırlarıyla izleyip, dinlediğimiz bu adamın hüzün yanının da olması beni biraz şaşırttı. Fakat şu ifadelerle de her kim olursa olsun yahut ne kadar güleç yüzlü yanları olursa olsun, her insanın hayatın acı yanlarıyla kavrulduğunu ve hüzne sahip olduğunu anladım; 'Adalarım görünmüyor işte sisten/ Her hüznümü saklıyorum sizden' 'Sevdiğim İkinci Kadınsın Sen' adlı kitabında Ceyhun Yılmaz'ın, hayata karşı anımsadıklarını, sevgiliye karşı özlemi, ayrılışları ve unutuluşları ele aldığını görüyoruz. Şiirlerinde açık ve sade, anlaşılır bir dil kullanmakla beraber 'yumuşak' bir anlatım tarzını yeğliyor. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Şehri Terketmeden Önce - Ümit Aktaş Ümit Aktaş, daha önce çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayınlanan bir isim. Yazdığı bu yazılarını -hikâye, deneme-araştırma ve şiir gibi- bir süre sonra kitaba dökmüştür. Daha evvel 'Okuma Serüveni' ve 'Adem ve Rüya' adlı romanları ile 'Cennetten Düşüş' adlı şiir kitabından sonra ikinci şiir kitabı olan ve dördüncü eseri 'Şehri Terketmeden Önce' yi hayata geçirmiştir. 'Şehri Terketmeden Önce'; Bir Çocuk Nasıl Doğarsa, Sessizlik Kulesi, Şehri Terketmeden Önce Son Sözler, Bıçak Sırtında Yaşamak ve Yenik Düşmemek Asla adlı bölümlerinden oluşmaktadır. Her şiirde kendi başlığının altında bir bütün olarak taşımaktadır kendini. ~~~~~~~~~~~~~~~~~ Esinti - Süleyman Bozdoğan Süleyman Bozdoğan, Anadolu'nun sıcak kırlarında ve yeşilliğinde yetişen bir isim. Eğitim-öğrenimini bitirdikten sonra yıllarca atandığı okullarda -askeri- öğretmenlik yapmıştır. Uzun zamanlar boyunca biriktirdiği şiirlerini ilk olarak 'Esinti' adlı bu eserinde toplamış, bunun dışında da 'Koza' adlı bir öykü kitabı yayınlayarak -'Esinti' adlı bu kitabından sonra çıkartılan- Girdap isimli bir şiir kitabı daha vücut bulmuştur. Öncelikle Şairin, şiir yaşantısında Üstat Necip Fazıl Kısakürek'ten etkilendiğini ve esinlediğini görüyoruz. Şiirleri onun şiir anlayışında yoğrulan bir şiir tarzını benimsiyor ve sorgulama tekniğiyle kendini arayan ve anlamlayan bir adam olarak karşımıza çıkıyor Süleyman Bozdoğan.
Haftalık Rapor İsmine Kayıtlı 14 Yazı Bulunmakdadır.
Haftalık Rapor İsmine Kayıtlı 14 Yazı Bulunmakdadır.
• Haftalık Rapor 14 |










