Haftalık Rapor 9

Haftalık Rapor | Raporlar | Okunma: 442 | 26.04.11

18 Nisan, 24 Nisan tarihleri arasında sitemizde yayın imkanı bulan yazıların listesidir...

~~~~~~~~~~~~

Kuğunun Son Şarkısı - Beşir Ayvazoğlu
Enes Yalçın

Galata Mevlevihanesi Şeyhi Mehmed Esad Galib Dede Hazretleri "kelama can verenler" taifesinin en müstesna temsilcilerindendir. Tanpınar'ın Dede Efendi için söylediği "bir inkırazı, çöküşü, yüksek bir zafer yapan deha" ifadesinin şiir göğündeki yıldızı da odur. Onun şiirde açtığı "nev râh"ı bihakkın idrak edecek seviyede olmadığımız açık olsa da, önümüze serdiği ışıklı, ateşli imajların; her biri birer buluş olan terkiblerinin önünde gözlerimiz kamaşırken, ne büyük bir şiir kudretinin karşısında olduğumuzu hissetmemek zaten mümkün olamazdı.

~~~~~~~~~~~~

O'nun Gibi Yaşamak - Mustafa Gündoğdu
Seher Ortaöner

Allah Rasûlü'nün Şemâil'inden belli bölümleri ele alan bu kitapta hacminin küçük olmasından ötürü her konuya ver verilmemiş ve bu serinin devamı düşünüldüğü hususunu gözler önüne seriyor. Bu çalışma, Peygamber Efendimiz'in beşeri yönlerini inceleyip, araştırma ve hayatımızın her safhasına uygulama gayesi ile hazırlanmış olması ve en güzel, en mükemmel örneğin hayatı çok iyi incelenir, hâl ve tavırları bizler tarafından bilinirse bunları tatbik etmek daha da kolaylaşacak, bu sayede normal şartlarda sevabı olmayan yeme-içme, yatma, oturma, hediyeleşme vb. fiillerden sevap kazanmamıza vesile olması açısından da başucu kitabı niteliğindedir...

~~~~~~~~~~~~

Serasker Enver Paşa - Richard Euringer
Özgür Atasoy

Birinci dünya savaşında yer alan bir Alman pilot tarafından kaleme alınan eser Yarın Yayınları tarafından yayınlanmıştır. O dönemi yaşayan biri tarafından kalem alınması objektifliği arttırmaktadır. Tarihe ışık tutacak nitelikte, yaşanmış gerçek kesitleri sunar bize Serasker Enver Paşa adlı eser. Enver Paşa gibi bir subaya karşı kin ve nefret duygularıyla büyüdüğümüz bir gerçektir. Sonuçlar üzerinde odaklanan bizler nedenlerini araştırır vaziyette olmayışımız bu durumu açıklıyor.

Enver Paşa yıllardır öğrendiğimiz, tarih kitaplarıyla bize aşılanan haksız bir insan olarak görülen bir subaydı. Her birey kendi tarihi iyi bilmeli ki diğer toplumları, dostlarını ve düşmanlarını iyice anlayabilsin. Ancak bunu yaparken güvenilir kaynaklardan elde edeceği veriler ile bu amaca ulaşması olabilir.

~~~~~~~~~~~~

Dünyayı Çirkin Buluyorsan Kalbini Yokla - Güzin Osmancık
Fatmanur Demir

Aşka aşık bir yüreğin kaleminden süzülen damlalardır bu kitapta bizi heyecanlandıran. Yazar, her aşkın aslında Allah'a götüren bir vasıta olması gerektiğini vurgular her satırında. Aşktan öyle bahseder ki, okuyucu bir anlık da olsa Mecnun'un aşkını tatmayı ister, Züleyha'nın Yusuf'a olan aşkını büyük bir merakla arzular. Kitap, kullanım alanı farklı da olsa aşkın getirilerinden bahseder hep. Ve aşka özlemi vurgular. "Hasan boğuldu", "Kız Kulesi" ve "Telli Baba" gibi hikayeler gerçek aşkın kavuşulmazlığına dem vurur defalarca.

Yazar, ince bir ayrıntıya da dikat çeker. Kitabın kimi yerinde evliyaullahın Allah'a olan aşkı, kimi yerinde ise faninin faniye olan aşkı anlatılır ve belki de okuyucunun bu aşkların sonucuna dikkat etmesi istenir yazar tarafından

~~~~~~~~~~~~

Ölü Kentin Kitabı - İbrahim İnecik
Yakup Çak

Biraz şiir, biraz hikâye, aslında hangi şiirin bir hikâyesi yok ki? Hangi şiir sevgili için yazılmadı ki? Sevinçler, üzüntüler, sitemler, isyanlar hep sevgili için değil mi? İnsan sevdiğine yazar, sevdiğine şiirler düzer, şarkılar besteler. İnsanın sevdiği her şeyin en güzeline layıktır. Çiçeklerin en güzeli onu anlatır ve saçlarına takılası olur. Yollarına serilesi olur. Dünya onula güzeldir. Onun olmadığı her yer, baykuşların öttüğü virandır. Geceleri cemali aya, gündüzleri güneşe benzer. Yıldızlar inci gibi dizilir yârin gül sinesine. Her şeyin en güzeli en düzenlisi yakışır ona. Ve kelimelerin, en güzelleri onun için istif edilir şairlerce. Ve en güzel nağmeler, şarkı edilir sevgili için. İşte ölü kentin kitabı maviye şiirler de, sevgili için yazılmış şiirleri, hikâyesi ile birleştirerek yazılmış bir şiir kitabı.

~~~~~~~~~~~~

Temel Kavramlar 1 - Nuri Yılmaz
Ferhat Özbadem

Dinin temel kavramları üzerine, iki kitaplık bir çalışmanın ilk kitabı olarak neşredilen eser, Mana Yayınları tarafından yayın hayatına kazandırılmış.

Kitabın ebatı 11x21 formatında basılmış. Kapak tasarım, baskı ve redakte orta derecede olan bir kitap.

Kitapta ele alınan kavramlar; Vahiy, Kur’an, Nebi-Resul, Sünnet, Sünneti Resul. Kitabın sonuna mini bir sözlük eklenmiş.

~~~~~~~~~~~~

İskilipli Atıf Hoca - Mehmet Sılay
Ferit Genç

Hegemonya, bir ülkenin başka bir ülkeyi ya da kendi ülkesi içindeki halkı oluşturmak istediği sisteme inandırıp, kendi rızası ile sistemi kabul etmesini sağlaması ve kendi çıkarları doğrultusunda yönetmesi olarak tanımlanabilir.

Politik ve ekonomik boyutu üzerinde işlevini yürütmektedir.

Nitekim her ülkenin değişen sisteminin, hegemonyalarının da değişen sistem ile birlikte paralellik gösterdiğini görmekteyiz.

~~~~~~~~~~~~

Kur'an'la Yaşamak - Ali Kerimî Cerhumî
Sercana Yüce

Asırlardan beri Kur’an-ı Kerim ve ayetleri ile ilgili birçok şerh yapılmış, birçok kitap yazılmıştır. Kur’an her okuyucuda farklı tesirler bırakmıştır. İnsanları, müslüman olsun olmasın, etkileme gücüne sahip benzersiz bir kitaptır. Bunun için Kur’an-ı Kerim’in birçok kişi tarafından tefsiri yapılmştır. Ve bu tefsirlerin hemen her biri birbirini tamamlamaktadır.

~~~~~~~~~~~~

Anahatlarıyla Tasavvuf Tarihine Giriş - Hülya Küçük
Seher Ortaöner

Günümüzde en çok konuşulan ve tartışılan konular arasında olan tasavvuf, çıkış noktasından itibaren diğer İslami disiplinlerden çok farklı bir gelişim ve değişim çizgisi göstermiş, kullandığı metodlarda farklı olmuştur. Bu düşünce tarihini gereği gibi anlamak için siyer, hadis, kelam, fıkıh, felsefe, din fenomonolojisi, din psikolojisi, din sosyolojisi gibi çeşitli ilim dalları hakkında bilgi sahibi olmak lazım gelir. Bu sebeple "Hakkında söz söylemesi en zor olan İslami disiplin, tasavvuftur" dersek abartmış olmayız. Zira, bu ifadenin kendisi bile bazılarına göre tartışmalı olabilir. Tasavvuf İslami bir disiplin midir? Tasavvuf İslam'ın neresindedir? İslam düşüncesinin gelişmesindeki yeri nedir? Gündemden düşmeyen bu tür sorulara cevap aranmaya çalışılmış bu kitapta. Lakin tasavvufun bütün devreleri uzun bir şekilde ele alınmadığı için değerli hocalarımız tarafından yazılmış tasavvuf tarihi kitapları ile birlikte okunduğu takdirde daha faydalı olacaktır kanaatindeyiz...

~~~~~~~~~~~~

Engel Tanımayanlar - Adrian Gilpin
Mehmet Burhan

Kişisel gelişim denilen kavram, kişilerin belirli bir yaşa kadar alabilecekleri tecrübelerden yola çıkarak hazırlanmış bir çeşit ders niteliğinde bir kavramdır. “Devlerin omuzlarındaki cüceler gibiyiz, bu yüzden onların gördüğünden fazlasını ve daha uzaktaki şeyleri görebiliyoruz. Görüş keskinliği meziyetimizden veya herhangi bir fiziksel farklılıktan dolayı değil, ama onların devasa büyüklükleri sayesinde yükseğe taşındığımız ve kaldırıldığımız için.” Sözleriyle anlatmış bize Chartresli Bernard.

Kitap onaltı bölümden oluşmaktadır. Her bölüm hayatımızda karşılaşabileceğimiz sıkıntıları ele alarak ilerliyor. Ancak bir kitabın faydasını okuyucuları üzerinde bıraktığı etkisiyle bir tutabilirsiniz.bu açıdan benim üzerimde pek de etkisini bırakmış sayılmaz. Bunun kaynağı ise hayat tarzı benim yaşantıma uymadığından dolayı olabileceğini düşünüyorum. Ancak okunmasında fayda olabileceğini düşünüyorum.

~~~~~~~~~~~~

Sünnet: Yeni Bir Usûl Denemesi - Ahmet Keleş
Ferhat Özbadem

Kitap, “Yeni bir sünnet anlayışı mümkün müdür?” sorusuna cevap arayıp, müellif tarafından yeni bir sünnet algısının mümkün ve gerekli olduğu tezi okuyucuya sunuluyor.

Sünnetin kavramsal anlamda değerlendirilmesi ile birlikte, paradigmalaşma süreci ve semantiği üzerine ilişki kurulmaya çalışılmıştır.

~~~~~~~~~~~~

Kent İlişkileri - Rasim Özdenören
Gülnaz Eliaçık

Kentler ve insanlar. Ne çok konuşurlar birbirlerine ve ne çok susarlar sonra kendilerine. Kentler mi insanları sessizleştirir, yoksa insanlar mı kenti bilinmez. Kent ilişkileri ile kent olgusu üzerinden insana, insan olgusu üzerinden kente kuşbakışı düşler bırakılıyor bu kitapta kalbimize.

Kentler insana ne yapar bilir misiniz ve dahi insanlar kente? Usta öykücü Rasim Özdenören'in kentler üzerine irdelemelerinin yer aldığı bu kitap, okuyucu için ağır aksak ilerleyen türde olsa da, kentlere ve kent insanlarına karşı bakış açınızın ölçüleri arasında oynama yapmanızı sağlıyor. Seksen derecelik bir açı, Özdenören'in kavi cümleleriyle birden yüz seksen derecelik açısal bakış niteliği kazandırabiliyor size. O nedenle okur bu kitabı okumadan evvel böylesi açısal değişimlere hazırlıklı olmalı.

~~~~~~~~~~~~

Ben Bilal - H. A. L. Craıg
Seher Ortaöner

İslam'ın ik müezzininin hikayesi...

Çağrı çöl aslanı ( Ömer Muhtar ) filmlerinin senaristlerinden H. A. L. craig'e ait olan elimizdeki eser, İslam'ın ilk yıllarını Bilal-i Habeşi'yi merkeze alarak ve onun gözüyle çarpıcı bir şekilde anlatıyor.

Kitap girişinde Bilal'e dair bir not başlığı altında Bilal'in kısaca hayatından kesitler verilmiş. Mekke'de doğmuş olup Rabah adlı Habeşistanlı bir kölenin oğludur Bilal-i Habeşi. Puta tapan bir şehirde bir Allah'a inancı sebebiyle eziyet görmüştür, Hz. Muhammed'in yakın arkadaşı Ebu Bekir tarafından satın alınıp âzâd edilmiştir, İslam'ın ilk savaşlarında ordulara yiyecek tedariğinden sorumlu olmuştur ve Peygamber'e öylesine yakındır ki sabah O'nu uyandırmakla vazifelidir. Hz. Muhammed'in vefatından sonra Bilal'in bacakları kederinden onu taşıyamamıştır. Tekrar ezan okumak için basamakları çıkamamıştır. Hz. Muhammed'in vefatından yaklaşık 12 yıl sonra, muhtemelen 644'te Suriye'de vefat etmiştir...

~~~~~~~~~~~~

Ergenekon'dan Teşkilat'a Derin Devletin Anatomisi - Yahya Ayyıldız
Metin Bilgeç

Ergenekon'dan Teşkilat'a Derin Devletin Anatomisi, Çıra Yayınları tarafından mart ayında okuyuculara sunuldu.

Kitap, adından da anlaşılacağı üzere Türkiye gündeminin en hassas konularından biri olan Ergenekon-derin devlet yapılanmasını konu almış. Kitap 4 bölümden oluşmakta; birinci bölümde derin devletin analizi çeşitli başlıklarla ortaya konulmuş.

Kitabın ikinci bölümünde ise 'Derin Devletin Tarihi' başlığı altında derin devletin tarihi arka planı günümüze kadar gelen uzantıları üzerinde durularak bunların Türkiye üzerindeki etkileri yansıtılmaya çalışılmış.

~~~~~~~~~~~~

Taşları Yemek Yasak - İsmet Özel
Hüseyin Sultanoğlu

Yeni bir düşünme yolu olarak İslam uyanışın habercisidir. Bu uyanışta bir canlılık, bir bekleyiş, bir parlayış vardır. Bahsedilen yeni yol, değiştirmekten farklı olarak yenilenme ve arınmadır. Tazelenen her şey yeni kabul edilir. İsmet Özel, kendisinin ifade ettiği bu yenilenme biçimine girmeden önce birkaç noktaya daha temas etme gereği duyuyor. Modern çağın Müslümanları olarak aynı şeyi söylediğimizi, aynı yönü izlediğimizi öne sürüyoruz. Fakat söylediğimiz aynı kavramları farklı bir üslupla iletmiş oluyoruz. Bütün bunlar farklı şartlar altında farklı hedefler belirlememizden doğuyor. Bizi Müslüman kılan şartlanmalar biraz da bizim kişiliğimizdir.

~~~~~~~~~~~~

Yol Hikâyeleri - Mehmet Öztunç
Mustafa Atalay

Okur, düşünce dünyasını ve ufuk açısını genişletme niyetiyle kitabınızın sayfalarını her çevirdiğinde farklı bir tat ve lezzeti kovalamalı. Merak duygusunun yol açıcı rehberliğinde yüreğinin derinliklerinde yer edecek sözler bulmalı. Oysa sayfaları çevirdikçe kitabımızın bu konuda oldukça zayıf olduğuna şahit oluyorsunuz. Yazar, yukarıda da yer verdiğimiz önsözünde bu tehlikeye karşı okuru uyarıyor fakat yine de ister istemez yol hikâyelerinin daha güçlü bir kaynak birikimi ile harmanlanıp yüreklere sunulmasını bekliyorsunuz.

Yol hikâyeleri yazarın üç yılda doldurduğu bir havuz. Böylece uzun bir süre zarfında oluşturulan eser hakkında, daha geniş ve sağlam bir kurgu, araştırmaların ve derin bilgilerin yer edinmesini beklemek her bir okurun hakkı olsa gerek. Ve bu yönüyle eserimizin çok sığ bir havuz olduğunu üzülerek ifade etmeliyiz. Zira okuyucu bu kitaplardaki bilgilere az ya da çok vakıf bir durumda. Bu yüzden doğru ve yanlış bilgi ayırımı, sağlam kaynak taramaları bu tip eserlerin temelini oluşturuyor. Aksi takdirde okuyucuyu zor bir durumda bırakmaktan ve bir zihin karışıklığına yol açılması içten bile değildir.

~~~~~~~~~~~~

Mevzu Hadisler - Abdulfettah ebu Gudde
Ferhat Özbadem

Son dönemin büyük hadis alimlerinden biri olan Abdulfettah Ebu Gudde’nin (rh. Vefatı 1997) hazırlamış olduğu eser, Enbiya Yıldırım tarafından tercüme edilip, İnsan Yayınları tarafından yayın hayatına kazandırılmıştır.

Ebu Gudde, eserin hazırlanması öyküsünü kısaca anlatıyor. Cezayir’de bir konferansta yaptğı sunumlara yaptığı ekler ile kitap hazırlanmış. Hacmi küçük, muhtevası büyük denebilecek bir eser intibaı veriyor. Mevzu hadis kavramı, hadis ilimlerinde “uydurma hadis” anlamına tekabül ediyor. Mevzu kavramı izah edildikten sonra, hadisleri uyduran kişilerin faklı özelliklerde olduğu izah ediliyor.

Hadis uydurma sebepleri konusunda; ilk uydurma hadislerin Hicri 40 yılına tekabül ettiği, Hz.Osman’ın şehadetinden hemen sonra hadis uydurmalarının başladığı İbn Sirin’den rivayet ediliyor. Bu görüşü, İbn Teymiyye’den alintı bir izah ile pekiştiriyor müellif.

~~~~~~~~~~~~

Değişen Ortadoğu'da Kürtler - Altan Tan
Ferit Genç

Kürt sorununda hak talep eden ülkeler, kendi içlerinde belli bir çizgide buluşmazlar. Bu sorunların ülkeler arasında farklılıklar göstermesidir. Türkiye, Irak, İran, Suriye ve Rusya gibi Kürt halkının sorunları bazen benzeşirken bazen de birçok noktada farklılıklar göstermektedirler. Bunun böyle olması sorunun siyasi, sosyal ve ekonomik boyutlarının her ne kadar önemini korumaya devam etse de zamanla giderek çıkılmaz bir hal almasına neden olmaktadır. Türkiye içindeki politika ister bölgesel isterse uluslararası olsun sorun doğrudan doğruya Kürt sorununa değinmektedir. Bu Batılıların Türkiye üzerinde kullanmış oldukları bir politikadır. Türkiye ve bölge ülkelerini zaafa uğratmak isteyenler için Kürt sorunu son derece kullanışlı bir araçtır. Söz konusu sorun çözülmedikçe ne Türkiye, kendisinden beklenen performansı gösterebilir ne bölgede herhangi işe yarar bir adım atılabilir. Geçmişe dönüp baktığımızda 1. dünya savaşının çıkmasında birbirlerinin kanlarını emen Almanya, İngiltere, Fransa gibi Avrupa devletleri bugün kendi aralarındaki sınırları kaldırırlarken Türkiye üzerindeki emellerini politika üzerinden yoğunlaşarak yürütmektedirler.

~~~~~~~~~~~~

Saatleri Ayarlama Enstitüsü - Ahmet Hamdi Tanpınar
Enes Yalçın

Saatleri Ayarlama Enstitüsü Tanpınar romanları içerisinde olay akışı bakımından en hızlı, hikaye matematiği bakımından en girift, metafor ve alegoriler bakımından en köşeli olanıdır. Her ne kadar sınırlarını çizemesek de baş döndürücü bir sembol deryası vardır romanda. Üslup ise absürd ve karikatürizasyon yoğunluğu, derin ironik anlatımlarıyla hem Tanpınar yazınında hem de Türk edebiyatında nevi şahsına münhasır bir yerdedir. Kitaba doğrudan postmodern roman demek yanlış olacaksa bile postmodern unsurların fazlasıyla yer bulduğu açıktır. Dolayısıyla Tanpınar gibi modern formlardan beslenerek gelenek anlatıcılığı yapan bir yazar için şaşırtıcı bir kilometre taşıdır kitap.

Kitabın hangi dönemi eleştirdiği tartışmalıdır, ki zaten belirli bir dönemin bürokratik kurumlarını eleştirdiği tezi bence fazla zorlama(olarak görünüyor). İlle de bir tarih vereceksek Tanzimat sonrası yetişen aydın protipinin eleştirildiği ve yoğun olarak Cumhuriyet döneminin de eleştirilerden nasibini aldığını söyleyebiliriz. Enstitü hiçbir reel üretimi olmayan, bütün saatlerin aynı ana senkronize edilmesiyle oluşacak parasal kazançları hesaplayıp buna binaen var olduğunu iddia eden, konusuyla ilgili bazen hayali bazen de zorlama kitaplar basan, herkesin "hiç bir şey yapmayarak" bünyesinde bulunabileceği bir kurumdur. Bir dönem çok popüler olmuş, sonradan sansasyonel bir yıkım yaşamıştır, fakat enstitünün kapatılmasının da “daimi tasfiye komisyonu” adıyla kurulan ve başında yine Halit Ayarcı'nın bulunduğu komisyon eliyle yapıldığı düşünülürse buradaki bürokratik fetişizmin aldığı ironik hal göz önüne gelebilir.

Haftalık Rapor İsmine Kayıtlı 14 Yazı Bulunmakdadır.