Hayy Aksi - Esra Elönü, Edebiyat, Bilal CAN

Hayy Aksi - Esra Elönü yazısını ve Bilal CAN yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Hayy Aksi - Esra Elönü

15.02.2011 18:46 - Bilal CAN
Hayy Aksi - Esra Elönü

Kitap 160 sayfadan oluşmaktadır. 67 başlıktan oluşmuştur. 4 kategoriye ayrılmıştır. Radyoda okuduğu ve seslendirildiği fragmanlardan oluşmaktadır.

Eser Türkiye Yazarlar Birliği 2008 yılı Radyo Fragman ödülüne layık görülmüştür.

İçindekiler kısmı yan yana yazılıp numaraları da karşısına yazılmıştır. Sevgili okurun dikkatini en başta bu çekmiştir. Bu da kitabın aykırı ve aksi bir kitap olduğunun göstergesi olarak görülebilir. Girişinde de Sibel Eraslan'ın kitap ve yazanı hakkında yazdığı yazı da dikkat çekici.

"şimdi bayım: bu kıza dikkat diyorum, bu kıza dikkat!…"

Kitap 4 başlık altında yan yana ve ya alt alta dizilmiş. Sıralaması ise iş bu şekildedir.

1.DUA

…bize kabul edeceğin dualar söylet…
Besmele her hayrın başı değil midir ki zaten. Bir dua ile başlamak adap ve edep gereği, olması gerektiği gibidir. Bu bölümü açacak olursak:

- Deprem duası: her satırına âmin demek için elimizi açacak bir dua. Uzunca ve gönülden sözlerle gönül koyduğumuz bir dua. Âmin deyin hep birlikte. Duanız kadar değerlisiniz. "Bize kabul edeceğin dualar söylet" âmin. "Rabbim bu şehrin acısını kalbine gömenlerin yüreğini cennetinle serinlet" âmin yine.

-Cennet serçeleri: " odaya sığmayan iki acının, iki feryadın, iki serçenin ablasıydım ben…" cümlelerinde kendinden bir abla olan ve haliyle "en son sayfasına iki kardeşimin ölümünü yazıyorum… Kimse benim gibi gözyaşı içerek okumayacaktı biliyorum…" içli bir hüzün kokulu cümleler yazan biriydi o bizim için.

-Yağmur fragmanı: yağmur yağdı yağacak şiirinin içinde kendinden ıslak olan ve yağmur kokan bu bölümde de iyi cümlelerle serinliyoruz: yanağımızda yağmur taneleri ve dilimizde ihlas ile, "biz ihlası yağmur diye öğrendik ve üfledik bulutlara…"

-Kuşluk anneanne duası: Duha süresini seslice okuyabildiğimiz bu bölümde her kuşluk vaktinde anlamı kalbimize katıyor.

-sabah böğürtlen reçeli: "gözlerim alnımın altında bir rahmet başlığı gibi duruyor rabbim" ve nereye baksam bir rahmet belirteci olarak kalbimde rahmet tohumları açıyor. Uzun soluklu cümlelerde kaldım artık "oklar atıldıkça her yer bismillah"

-vefalı bir sessizliktir yalnızlığım: " içerde benden başka ölen yok diyorum size…"Bu bölümde de yine öyle zor cümleler var. Kolay söylenmesi onu basitleştirmez. Kitap geneline hakim olan her an büyük bir patlama olacak ve okkalı bir cümle gelecek duruşu burada da bizi yanıltmıyor. " İçerde benden başka ölen yok diyorum size…" bize diyor biz de dinliyoruz ve anlıyoruz. Tamam sen ölüyorsan biz neden ölemiyoruz. " ölüm eski bir gazete kağıdı gibi kokuyordu odamda" bizim odalarımızda rutubet kokularıyla birleştirdiğimiz ölümlerimiz kireçli duvarlara yaslanmış halde bekliyor seslenmeyi.

Bu yazıyla birinci bölüm bitmiştir. İkinci bab'da artık Feride ile tanıştırıyor bizi yazan.

2.FERİDE

Bu bab 23+1 bölümden oluşmaktadır. Hepsini ayrı ayrı yazmamı beklemeyin. Alın kitabı okuyun. Bazılarına değinceğim yine.

Bu bölümdeki kahramanımız feride çok garip bir kişilik olarak karşımıza çıkmakta ve çok değişik düşünceleriyle de kendini her yerde ve zamanda aykırılığı ile kanıtlayabilecek bir tipte. Saçlarının rengi yok o yüzü nasıldı pek bilinmiyor zaten onunla da ilgilenmiyoruz okuduğumuz yazılarla. Daha çok feride'nin yaptıkları ve düşünceleriyle ilgili sayfalarda dolaşıyor gözlerimiz.

"dünyanın burnuna kaçıyor bombalar ve tek hapşırıkta ölüyor feride…" feride her şekilde ve her yerde. Feride'nin akordeonu var mızıkası var. Feride bir kurşun bir onur… Feride bir duruş ve yaramaz bir çocuk. Feride her şey. Biz hiç.

Çokça sözle besleriz kendimizi. Her söz bizim kalbimizin verimini artıran bir sağanak yağmur. Elönü'nün dilindeki sürrealist tavır ve etki cümlelerin işlenişinde hiç alışmadık bir durumla karşımıza çıkmaktadır.

Şiirsel bir dil ile şiir karışımlı ama tam bir şiir olmayan denemelerle ağzımızı tatlandırdığı kısa notlarında zaman zaman öykü havası da seziliyor. (Bakınız: bay çalıkafa notlarına)

Dilindeki aykırı cümleleri kimi zaman anlamak için iki üç defa okumak lazım. Öyle bir anda şekeri giden sakızlar gibi şekeri bitince ağızdan çıkarılacak cümlelerle kurulmamış bir kitap. Çiğnedikçe içindeki aromayı derinden derinden hissederek size güzel bir tad veriyor.

3. RAMAZAN

Bu bölümde ramazan kelimelerini okuyoruz yazanın. Tam bir deneme havası içinde. İçli bir dua gibi mırıldandığını duymamamızı istiyor gibi. Ramazanlık kelimelerinde biraz iftar biraz sahur biraz da sabır görünüyor. İyi de geliyor. Bir Ramazan hazırlığı gibi sezinlediğimiz yazılarında kendimizi Ramazanda hisseder gibi oluyoruz. Bu da bize iyi geliyor. Ve hoş geldin ya şehr-u ramazan diyoruz. Yazılanlarla birlikte. Günü gününe. 30 yazı 30 sayfalık bir deftere sıralanmıştı günü gününe. Bir nevi günlük tadında olan bu yazılar yazanın hissine tercüman olmuş mudur bilinmez ama biz payımıza usluca cümleleri aldık.

4.MUHTELİF

Bu bölüm birkaç içerikle beslenmiştir ve yazılan her yazı bir şeylere tuz basar gibi olmuştur. O yüzden dikkat kesilerek bir bütün halinde okunması eftaldir. Kulak vererek değil kalp vererek anlamak lazım payımıza düşen cümleleri.

"başörtülü bir kız bisiklete binebilir, piyano çalabilir, kiraz toplayabilir. İyi derecede İngilizce bilebilir, topa vurabilir, laiklik konusunda çok güzel bir kompozisyon yazıp ağzınızı beyninizin mağarasına kadar açık bırakabilir, felsefe yapabilir, uçurtma uçurabilir, sizden ilginç kareler bulup aklınız kadar kısa film çekebilir, yıldızlara bakıp yarın havanın çok güzel olduğunu düşünebilir, tespih de çeker fotoğraf da çeker…"

Söylenecek çok şey var kitap hakkında. Çoğu konuya değinmiş olması kitabı geniş kapsamlı bir eser yapar ki biz de o kadar uzun boylu değiliz her konuya ayrı ayrı değinelim. Kısacası bu kitabı bulup okuyun. Diyecek çok sözü olan bir kitap

Hayy Aksi
Esra Elönü
Selis Yayınları


Yazar: Bilal CAN - Yayın Tarihi: 15.02.2011 18:46 - Güncelleme Tarihi: 23.11.2021 15:26

,

2835

Bilal CAN Hakkında

Bilal CAN

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı.

Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor.

Yayınlanmış Kitapları

Zaman İçinde Mekan, Hece Yayınları, 2021.
İnsanlığın Ağlama Tarihine Bir Giriş, Hece Yayınları, 2021.
Kebikeç, İzdiham Yayınları, 2019.
Kentle Kavga: Mustafa Kutlu Öykücülüğünde Mekan, İzdiham Yayınları, 2017.

twitter: @bilalcan1

Bilal CAN ismine kayıtlı 294 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 4 kitap bulunmaktadır.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin