Hepimiz Katiliz - Jean Paul Sartre

Hepimiz Katiliz - Jean Paul Sartre

Hepimiz Katiliz - Jean Paul Sartre

30.01.2013 - Enes Yaşar
Hepimiz Katiliz - Jean Paul Sartre

Fransız sömürgeciliğinin kafasına doğrulttuğu kelimelerini hiç düşünmeden(belki de düşünerek) sıkmıştı Sartre. Ve vicdanını rahatlatmak için de bir Raskolnikov olarak, ateş alan cümlelerini "Hepimiz Katiliz" kitabına delil olarak bırakmıştı. Daha doğrusu Raskolnikov olarak vicdan azabı duymuş; Sartre olarak ise suçluluğunu itiraf etmişti. Ki yazarak, suçluluğunu(Cezayir'de yapılanlardan dolayı Fransız yönetimine karşı çıkmadığı için o da suçluydu) itiraf etmeseydi, muhtemelen o da herkes gibi susacaktı. Ve onu diğerlerinden ayıran tek farksa yazar olması olmuştu.

Evet, Sartre bu kez gerçeğe yakın olanı değil, bizzat gerçeğin ta kendisini yazmıştı. Çünkü artık Cervantes gibi hayali yel değirmenlerine karşı savaşmak onun rahatsızlığını gizleyemiyor ve de bastıramıyordu. Bu yüzden de bizzat Fransız sömürgeciliğine karşı alenen (iç) savaşını başlatmak zorunda hissediyordu kendisini. Nihayetinde de "Hepimiz Katiliz" kitabında bu savaşını başlatmayı başarmıştı.

Kitabın ilk sayfalarında kapitalizmin benimsediği "Sömürgecilik bir sistemdir" anlayışını belki de ilk kez mübalağaya gerek duymadan anlatan Sartre, bizlere farkında olmadan Cezayir'in bizzat edebiyatın ta kendisi olduğunu göstermiştir. Çünkü anlatılan gerçekler, sanki bir romandan alıntılanarak kitaba alınmışçasına, mübalağanın en üst düzeye vardırıldığı heyecanlı bir sahne hissini uyandırmaktadır. Fakat şunu da belirtmemiz gerekir ki "Afrika topraklarını ya sömürgeci gözüyle göreceksiniz; ya da hiç görmeyeceksiniz" anlayışına sahip olan bu kitabın diğerlerinden bir farkı vardır. O da Fransız sömürgecilerin, romanlardaki gibi ideal birer kahraman olmadığı gerçeğidir. Dengeli bir anlatımla tekrar ifade edecek olursak; sömürgecilerin gözüyle bakılan topraklarda, kahraman karakter bu kez (vatan muhafazası yapan) Cezayirlilerdir.

"Fransızların, Cezayirli Müslümanların onurlarını kırarak ölü bir ruhun bedeninden yararlanmaya ve onların uygarlıklarını yok ederek kendi uygarlıklarına almamaya" çalıştıkları düşüncelerine de değinecek olursak, iyi sömürgeci -kötü sömürgeci oyunu oynayan Fransızların, kendi hukuklarını Cezayir toplumuna nasıl dayattıkları hakkında çok rahat bir şekilde fikir yürütebiliriz. Ki bu konu da Sartre'nin Fransız sömürgecilerin kültürel yozlaştırması hakkındaki açıklamaları da bize oldukça yardımcı olmaktadır.

Ve buraya kadar olan anlatılarıyla tablonun büyük bir kısmını adeta bir ressam titizliğiyle tamamlayan Sartre, kapalı kalan son kartı ise (Fransız sömürgecilerinin, ellerindeki gücü verimsizce tükettiği her geçen gün birer asalağa dönüştüğü gerçeği) kitabın son kısmına bırakmıştır. Öyle ki bu da kitabın okuyucularında Sartre'nin nasıl bir yorum getireceği merağını uyandırmaktadır. Ki en çok merak uyandıran yorumlardan bir kaçına değinecek olursak şunlardan söz edebiliriz; anayurttaki karışıklıkların üstesinden kalkamaz hale gelen sömürgecilerin bölünmesini (bir Fransız olarak) oldukça cesur tespitlerle Cezayir halkının artan birlik bütünlüğüne bağlamıştır. Ayrıca yenilginin(ellerinden giden zenginliklerin) hesabını ödetecek birilerinin bulunmamasına da çarpıcı yorumlar getirerek sarsılan demokrasilerini deşifre etmiştir. Yalnız şunu da hatırlatmakta yarar var ki, Sartre tamamiyle ülkesinin sömürgeci olduğunu kabul etmemektedir. Olanların sorumluluğunu çoğunlukla Genaral de Gaulle'ye yani Fransız ordusunu yüklemesi sanırım tespitimizi doğrular niteliktedir.

Sonuç olarak zorlamayla iktidara gelmeye çalışan ordudan, sadece Faşistlerin yararlanacağına inanan Sartre, öne sürdüğü gerekçelerle kendilerinin(halkın) masum olduğuna inanmaktadır. Fakat itiraflarını göz önünde bulundurduğumuzda, bu iddiasını oturup enikonu bir düşünmek gerek derim... Hele ki şu sözlerden sonra "Bugün herkes, yoksul insanlardan oluşan bir halkı, dizlerinin üstüne çökmesi için mahvettiğimizi, açlığa terk ettiğimizi, katlettiğimizi biliyor"

Enes Yaşar - 30.01.2013

,

3943

Enes Yaşar Hakkında

Enes Yaşar
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin