Hz. Peygamber'in Söz ve Davranışlarında İnsan Kazanma Sanatı - H

Hz. Peygamber'in Söz ve Davranışlarında İnsan Kazanma Sanatı - Hızır Yağcı

Hz. Peygamber'in Söz ve Davranışlarında İnsan Kazanma Sanatı - Hızır Yağcı

Hz. Peygamber'in Söz ve Davranışlarında İnsan Kazanma Sanatı - Hızır Yağcı

"İnsan sosyal bir varlıktır. Bu yüzden toplum içinde diğer insanlarla istese de istemese de az ya da çok iletişim kurmak zorundadır. (sh.15)

Bu sözler kitabın yazarı Hızır Yağcı'ya ait ve genel anlamda kitabın içeriğini özetliyor. "İnsan konuşan hayvandır" felsefesinden yola çıkarak, iletişimin kaçınılmaz olduğu bir dünyada etkili iletişim, hitabet ve insan kazanmada bazı mücerreb teknikler zamanla tesbit edilmiş ve üzerinde eserler yazılmış, konuşmalar, paneller düzenlenmiştir.

Bu konuda; "Hz. Peygamber'in Beden Dili" kitabının yazarı Mustafa Karataş'ın tesbiti gayet yerindedir:
"İnsanoğlunun nükleer savaş ve salgın hastalık kadar büyük bir korkusu daha vardır ki, bu da yalnız kalma korkusudur. Yalnızlığı doğuran sebeb ise letişimsizliktir. (sh.19)

Bu nedenle bu saha da ilgili pek çok eser yayımlanmaktadır. Burada Mustafa Karataş yine bir hususa dikkat çeker:
"Ne var ki, özellikle 'Batılı yazarlar' tarafından telif edilen beden dili ve iletişimle ilgili eserlerde, beden dilleri ve iletişim becerileri, çoğunlukla maddeci bir yaklaşımla, sadece ticaret mantığı, dünyevi menfaat, reklam ve başarı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Oysa samimi olan ve karşılık beklemeden yapılan davranışlar daha etkili ve kalıcı olabilir. İşte tam bu noktada örnek olarak sunulacak kişiler belirlenirken, seçkin insanlar öne çıkarılmalıdır. (sh.15)

Bu kişiler insanlık tarihine yön veren kişilerden olmalıdır ki, model alındıklarında bir sonuca ulaşmak muhtemel olsun... Elbette bu listenin başını peygamberler çeker. Yazarın kitabın son cümlesinde ifade ettiği gibi "insanca düşünmüş, insanca yaşamış" bir peygamberin (s.a.v) insanlarla iletişimi ele elınıyor kitapta. Zira, "Din insan için vardır ve gayesi insanın dünya ahiret mutluluğudur. Kutsal kitaplar ve bu kitapların model olarak sunduğu peygamberlerin hedef kitlesi insandır. (sh.9)"

Aklıma Michael H. Hart'ın çok tartışma doğuran, ilk baskısı 1978'de, ikinci baskısı 1992'de yapılmış olan "Dünya Tarihine Yön Veren En Etkin 100" isimli kitabı geliyor. Yazar Hart kitabında en etkinden başlayıp listeyi aşağı çekmişti. Kendisi bir hristiyan olduğu halde ilk sırayı "Hz. Muhammed'e ayırmış, bu davranışı fanatik Hristiyanlar tarafından anlam verilemeyip, tartışmalara yol açmıştı.

Yazar Hart bu tartışmalar şöyle yanıt vermişti:
"Dünyanın en etkin kişilerinin listesinde başı çeken kişi olarak Muhammed'i seçmem sizi şaşırtabilir, ancak o, tarihte hem dini hem din dışı alanlarda üstün başarı göstermiş tek kişiydi. Zira o ticaret, sanat ve bilim merkezlerinin çok uzağında olan, dünyanın geri kalmış bir yerinde doğmuştu. İslam geleneği okuma yazma bilmediğini söyler. Ve böylece Muhammed İslam dininin gelişiminde, Hristiyanlığın gelişiminde İsa'nın oynadığından daha önemli rol oynamıştır. (sh.27)

Hakikaten Efendimiz (s.a.v.) uygarlık ve medeniyetten uzak bir topluma, uygarlık getirmiştir. Yazar Hızır Yağcı'nın da kitabın ilerleyen sayfalarında belirttiği gibi, "Efendimiz İslamı getirdiğinde Mekke'de okuma yazma bilen 17 kişi bulunuyordu." Ümmi ve medeniyet yoksunu bir topluma Peygamberimiz ancak 'hal ve kal diliyle' tebliğ etmişti."

Kitabı anahatlarıyla incelersek, yazarımız üç bölüme ayırmış:

1. Giriş:
Bu bölümde yazar, kitabı tasnif etme nedenini ve faydalandığı kaynakları yazmış. Kaynakların çeşitliliği ise takdire şayan. Yazar; Hadis kaynaklarından Kütübü sitte, İslam Tarihi kaynaklarından Vakidi, Taberi gibi kaynakların yanı sıra, Abdulfettah Ebu gudde, Yusuf Macit, Dale Carnegie, Hale - PetrerWhitlam'dan da beslemiş kitabını. Bu nedenle 157 sayfalık bir kitapta ana fikirleriyle çok çeşitli bakış açıları bulabiliyoruz.

2. Bölüm:
Bu bölümde iletişimin tanımını, tarihçesini, Yunanlılar, Romalılar ve Araplarda hitabetin geçirdiği dönemleri incelemiş. Böylece sanki okuyucuya iletişim ve hitabetin önemini idrak ettirip, üçüncü bölümde Hz. Peygamber'in iletişimine geçtiğinde; okuyucu önce hayretten, sonra takdirden ve ardından taklidden, yani "sünneti hayatına güncellemekten" kendini alamıyor..

3. Bölüm:
Bu bölümde ise: Efendimizin iletişimi, insanları etkileyen kişilik özellikleri, jest ve mimikleri, yaşantısı ve siyaseti ele alınmış.

Kişisel gelişim furyasının estiği bir dönemde; ve özellikle "Müslümanlar hep geri mi kalsın" veya "Bizim Batıdan ne eksiğimiz var" mantığının etkisiyle, Batılı kaynaklardan obezite beslenip, özgüven zannettiği egosunu dünyanın göbek deliği sanan kesime, Bülent Akyürek abinin tabiriyle; "İçimizdeki öküze oha" demenin gecikmişliğinde, iletişimi, hitabeti, jest ve mimikte ölçüyü Peygamber Efendimiz'den almalıyız!..

Eğer siz de bu fikirdeyseniz, bu kitap 157 sayfa olmasının verdiği kolaylıkla, okunası bir kitap! Hem de daha çok taze.. Özgü yayınlarından Mart 2011'de çıktı.

Bu arada nezaket ve zerafet peygamberini anıp, ümmetinden bir ferd olarak nezaketsizlik yapmak istemem. Bu kitabı değerlendirmemiz için bize gönderen ARK Kitab'a teşekkür edip, yayın hayatlarında başarılar dilerim.

İyi okumalar!

Meryem Betül ALTUNTAŞ - 13.04.2011

,

4376

Meryem Betül ALTUNTAŞ Hakkında

Meryem Betül ALTUNTAŞ

14 Eylülde Kocaeli'nde doğdu. Tahsil hayatı İstanbul'da geçti. Çeşitli eğitim kuruluşlarında Arap dili üzerine dersler veriyor. Bir Yardım kuruluşunda gönüllü çalışıyor.

Kocaeli'nde yaşıyor. İstanbul'u ve Kitapları seviyor.

Meryem Betül ALTUNTAŞ ismine kayıtlı 26 yazı bulunmaktadır.

Yorumlar
  • Eyvazli 2011.04.27 08:11

    Hocam ben Azerbaycandan ve doktora isim de bu konuda zaten ama maelesef bizde kaynak yk diyecek kadar az bu kitaptan nasil elde ede bilirim.Tesekkurler

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin