İbn Teymiyye Eserlerinde Tasavvufi Görüşler

İbn Teymiyye Eserlerinde Tasavvufi Görüşler

İbn Teymiyye Eserlerinde Tasavvufi Görüşler

23.07.2013 - Ferhat Özbadem
İbn Teymiyye Eserlerinde Tasavvufi Görüşler

Bazen kavramlar büyük sorunların sebebi olabildiği gibi bazen de kavramlar çözümün olmazsa olmazı olabiliyor. Kavramların anlam dünyamızın gizli özneleri olduğu varsayımını da buna eklersek kavramların önemi daha iyi anlaşılır. Yüzyıllardır süre gelen birçok sorunun sebebinin kavram kargaşası olduğunu söylersek abartmış olmayız sanırım. Tarihsel süreç içinde neşet bulan ve sonrasında kangrenleşen birçok sorun ve ihtilafın sebebi kavramların farklı anlamlarda ele alınması veya farklı anlaşılmasından kaynaklanmaktadır.

İrfan mektebi, tasavvuf, zühd kavramları bu noktada üzerinde derinlemesine durulması gereken kavramlardır. Günümüzde tasavvuf olarak anlamlandırılan kavramın savunucuları ilk dönemlerden bugüne kadar olan süreçte islamın manevi cephesini bu kavram ile ortaya koymuşlardır. Tasavvuf ekolü dışında kalan İslamın manevi yönünü önemseyen bir kısım ekoller ise islamın manevi cephesine irfan mektebi derken diğer bir kısmı ise zühd kavramını kullanmışlardır/kullanıyorlar. Esas itibari ile gramer ve kök bilgisi olarak farklı anlamlara gelseler dahi bu kavramları kullanan insanların kullandıkları anlam birbirine çok yakın anlamlar ifade etmektedir. İlk dönem zahidleri bütün ekoller sahiplenip örnek alırken sonraki dönemlerde bir kısım ihtilaflardan dolayı ifrada ve tefride meyleden kişi ve ekoller birbirine karşı cephe almaya başlamışlardır.

 Esastan yaklaştığımız zaman İslamın mana boyutunu red eden ekoller pek azdır. Red durumu olan ekollerin marjinal olduklarını, istisnanın kaideyi bozmaması kaidesi ile izah edebiliriz. İslamda Cihad ve zikir ayrılmazlığını hemen her ekol kabul etmektedir. Bir kısım ekoller savundukları çizgiye bir kısım bidat ve hurafeler eklemek sureti ile ifrat ederken diğer bir kısım ekoller ise kendileri gibi düşünmeyen bu ekolleri aşırı eleştirmek sureti ile ifrata kaçmışlardır. Fakat dikkat edildiği vakit bu karşı karşıya duran ekollerin ilk dönem temsilcilerinin böyle olmadığını, kişiler ve kurumlardan ziyade yanlış olarak kabul edilen görüşlerin deliller ışığında eleştirildiği ve bu eleştirinin de bir adabı ve ölçüsü olduğu görülecektir. 

Tasavvuf karşıtı olarak bilinen İbn Teymiyye ve talebeleri bu konuda haksız ithamlara maruz kalmışlardır. Kendisi günümüzde kabul gören anlamı ile bir tasavvufçu değildir. Fakat İslamın manevi cephesi ile ilgili kendi disiplinini oluşturmuş bir şeyhülislamdır. İbn Teymiyye’nin bir irfan mektebi kurduğunu, zahidliği ile meşhur bir âlim olduğu, İslamın manevi cephesini çok önemsediğini kendi eserlerinden ve âlimlerin kendisi ile ilgili sözlerinden

İbn Teymiyye hakkında âlimlerin sözleri (Bu sözler Kalp Amelleri adlı kitabından alınmıştır)

"Bana göre o bütün bunlardan daha büyük, daha üstündür. Bununla birlikte yüce Allah ona zühd, vera, dindarlık, hakka yardımcı olmak, hakkı yerine getirmek gibi özellikleri vermişti; bütün bunları da yalnızca Allah için yapardı. Bu hususta selef-i salihin izlediği yolu izlerdi. Bu konuda çok büyük bir pay sahibi idi. Bu dönemde hatta uzun dönemlerden beri onun benzeri görülmüş değildir."(Takiyuddin Es Subki)

“Hiçbir hususta arkasından yetişilemeyecek bir imamdı. İçtihad mertebesine ulaşmış ve müçtehidlerin şartları kendisinde toplanmıştı. Tefsirden söz etti mi aşırı derecedeki ezberleri dolayısıyla, güzel sunması ile herbir görüşe tercih zayıflık ve çürütmek gibi layık olduğu hükmü vermesiyle ve herbir ilme dalabildiğine dalması ile insanları hayrete düşürürdü. Huzurunda bulunanlar onun bu haline şaşırırlardı. Bununla birlikte o zühd, ibadet, yüce Allah’a yönelmek, dünya esbabından uzak kalıp, insanları yüce Allah’a davet etmeye de kendisini büsbütün vermiş bir kimse idi."(Muhamed el Kasım bin Muhammed)

"O, faziletli, maharetli, takvâlı, tertemiz, vera’ sahibi, hadis ve tefsir ilimlerinin süvarisi, fıkıh ve hadis usulü ve fıkıh usulü ilimlerinde gerek anlatımı ve gerek yazımı itibariyle ileri derecede idi. Bidatçilere karşı çekilmiş yalın kılıçtı. Dinin emirlerini uygulayan büyük ilim adamı, marufu çokça emreden, münkerden çokça alıkoyandı. Son derece gayretli, kahraman ve korku ve dehşete düşüren yerlerde atılgan, çokça zikreden, oruç tutan, namaz kılan, ibadet eden bir kimse idi. Geçiminde kanaatkarlığı seçmiş, fazlasını istemeyen bir kimse idi. Oldukça güzel ve üstün şekilde sözlerine bağlı kalır, çok güzel ve değerli işleriyle vaktini değerlendirirdi. Bununla birlikte aşağılık dünyalıktan da uzak kalırdı."(Bedruddin Ayni)

 Dikkat ederseniz âlimlerin değerlendirmelerinin ortak yönü ilminin büyüklüğü ve zahidliğidir. Bir insan ile ilgili görüş sahibi olunacaksa o insanın kendisinden/eserlerinden bakarak görüş sahibi olunmalıdır. Kulaktan duyma bilgiler ile veya google ve youtube üzerinden yapılan dedikodulardan görüş sahibi olmak kadar sakat ve abes bir o kadarda nahoş bir durum olamaz. Her kim olursa olsun alim şahsiyetleri kendi eserlerinden öğrenmek gerekir. Karşı çıkılacaksa bile eserleri ve fikirleri üzerinden karşı çıkılmalıdır. Başkalarının cümleleri ile insanları etiketlememek, iftira etmemek gerekir. Hele de bu insanlar alim şahsiyetler ise bunu hiç yapmamak gerekir. Alimlerin eti zehirlidir. Dikkat etmek gerekir.

Kalp amelleri adlı çalışmasının içeriğine baktığımız vakit İbn Temiyye’nin irfan mektebini, zühdünü ve islamın manevi cephesi ile ilgili görüşlerimizi netleştirebiliriz. Kalp amelleri adlı kitabında ele aldığı konular; İnsanların Dereceleri, İman - Amel İlişkisi, Sıdk (Doğruluk) ve Fazileti, İhlas İslamın Gerçeğidir, Dinin Temeli, Batınî (Kalbi) Ameller, İbadetin Mahiyeti,

Zühd, Dua ve Kader, Rıza ve Tevekkül Amelleri, Rıza ve Hamd, Ağlamak Rızaya Aykırı Değildir, Musibetler Karşısında İnsan Sınıfları, Allah'ı ve Resulünü Sevmek, Kur'an'ın Ekseni: Tevhid ve Dini Allah'a Halis Kılma, Tevhid Temellerin Temeli (Asılların Asılı) ve Dinin Kaidesidir, Dinî Amelin Aslı / Temeli Sevgi Havf ve Reca, Kur'an ve Sünnet İbadet Eden Mümin Kulların Sevgisinden Söz Eder, Hıllet (Halil Kökenli Dostluk)  Allah Sevgisinin Yanlış Tevil Edilmesi, Sevginin Dereceleri, Allah'a Sevgi, Korku, Ümit  İle Birlikte İbadet Etmek, Sevginin Temeli Allah'ı Bilmektir, Kul, Her Zaman Şükretmeye ve  İstiğfar Etmeye Muhtaçtır.

Klasik bir tasavvuf kitabında geçen konuların ele alındığını ve bunların ayet ve hadisler ile izah edildiği hakikati göz önünde iken, sırf bidat, hurafe ve vahdeti vücut felsefesine karşı diye tasavvuf düşmanı ilan edilmesi büyük bir çelişkidir, büyük bir ilmi ayıptır. Üstelik tasavvuf düşmanı ithamının devamında kendisinin mücessime olduğu ya da ehlisünnet dışı olduğu gibi galiz iftiralar atılmaktadır ki bunun tek sebebi eselerinin okunmaması ve cehalettir. Bu konuda nihai söz olarak şunu diyebiliriz: Kişi bilmediğinin düşmanıdır.

Takva yolu/takva risalesi adlı eseri üzerinden gidersek İbn Teymiyye’nin islamın mana boyutu ile ne kadar ilgili olduğunu biraz daha iyi anlarız. Takva yolu adlı kitabında tasavvufi konular ile ilgili görüşleri net görülebilir. Bunlara birkaç örnek olarak şunları Takva yolu kitabından okuyabiliriz.

“Allah'a sevgi, ihlas, tevekkül, O'ndan razı olmak gibi ba­tini amellerin hepsi, havas ve avam her mümin hakkında bir emirdir. Makamı yüksek de olsa, hiçbir müminin onları terk etmesi caiz olmaz.

Gerçek tevekkül, dünya işleri hususundaki tevekkülden daha geneldir. Mütevekkil, kalbinin, dininin iyi olması, di­linin ve iradesinin korunması hususunda Allah'a tevekkül­de bulunur. Bu da ona göre, en mühim mes'eledir. Bundan dolayı, Rabbine her namazda şu sözüyle yalvarışta bulunur: "(Allah'ım!) Yalnız sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz" (Fatiha: 1/5)

İlahi rızayı isteme yoluna girmiş tarikat ehli için azami itinayı gerektiren "Büyük bir temel"dir. Zira onlar, bu yolda mürid olarak Allah'ın rızasını, nurunu talep etmektedirler. Bu kimseler yukarıda anlatıldığı gibi düşündükleri takdirde, o temeli ihmal etmiş olacağından kâfirler, fasıklar, asiler ve daha Allah'ın ancak bildiği bir takım yoldan çıkmışlar zümresine girmiş olur; böylece, yeryüzüne musallat olmuş zalim ve zorba kimselerin zulüm ve azgınlıklarına yardımcı olurlar. Yeryüzünde zorbalık ve fesadla meşgul olan kimselerin İslam'a zararlı hareketlerine kalpleriyle yardımcı olurlar zannederler ki, bu hususta onlara uyan bir takım halleri olursa, o sebeple, Allah'ın veli kullarından olurlar. -Çünkü kalplere olan tesir, bedenlere olan tesirden daha büyüktür. Ancak, kalp iyi olursa, tesiri de iyi olur; şayet kalp kötü olursa, tesiri kötü olur. Haller ise, bazen Allah'a sevimli olur, bazen de sevimli olmaz. Fakihler, kısasın vacib (farz) olması sebebiyle, başkasını kasten öldüren kimseye de kısasın gerekliliği üzerinde söz söylemişlerdir- Yine bu kimseler kalpleriyle ve batınlarıyla, varoluş hadisesine delil ararlar, bir tesirle bir kimseye hariku'lade haller isnad ederler, bunu da Allah'tan bir keramet olarak kabul ederler. Bilmezler ki, o hakikatte bir ihanettir (horluktur). Keramet ise, istikameti gerektirir. Allah da kuluna sevdiği ve hoşnut olduğu şeyleri ihsan etmemiştir. Allah azze ve cellenin sevdiği ve hoşnut olduğu şeyler de kendisine itaat, Rasulü'ne ittiba, evliyasına dostluk, düşmanlarına düşmanlıktır. Bunlar Allah'ın evliya kulları olmaktadır ki, Allah onlar hakkında şöyle buyurmuştur:"Haberiniz olsun ki, Allah dostlarına hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de" (Yunus: 10/62)

İnsanlar bu hususta üç kısma ayrılır:

Birinci kısımda olanlar; Harikulade hallerine karşılık Allah'a taatte bulunarak dereceleri yükselenlerdir.

İkinci kısımda olanlar: O halleri Allah'a masiyette kullanarak kendilerini O'nun azabına maruz kılanlardır. Belam ve başkaları gibi...

Üçüncü kısımda olanlar: İlahi haller haklarında mubah menzilesinde olanlardır.

Takva yolu adlı eserinden alıntıladığımız bu cümleleri okuduktan sonra konu net olarak anlaşılmıştır sanırım. Bununla birlikte Süfyanı Sevri hakkında büyük bir İslam alimi olduğunu ifade eder. İlk dönem zahidlerden olan Sevri için kitabında böyle diyen bir alimin tasavvufun bidat ve hurafelerden arınmış şekli ile ilgili görüşleri daha da net anlaşılmıştır sanırım. 

Sadece bu iki eserinde değil, hemen hemen bütün eserlerinde islamın mana cephesi ile ilgili argümanlar kendisini belli eder. Kendisi ile ilgili yapılmış olan araştırmalarda bu yönü araştırmacıları hayrette bırakmıştır. Eserlerindeki irfanilik, zühd konusunun ağırlığı ve maneviyat kuvvetlendirme ile ilgili görüşleri bütün eserlerinde kendisini gösterir. Bununla birlikte kendisinin Kadiri Tarikatı kurucusu Abdulkadir Geylani’nin Füruhul Gayb adlı eserine şerh yazmıştır. Günümüzde Türkçe tercümesi de elimizde olan Geylani’nin bu eserine yazılan şerh bile İbn Teymiyye’nin islamın mana ve maneviyat boyutuna çok önem verdiğinin, tasavvuf düşmanı olmadığını, bidat ve hurafelere karşı olduğunu göstermeye yeterli delildir.

İbn Teymiyye her alim şahsiyet gibi isabetli ve isabet etmediği görüşleri olan bir şahsiyettir. Bizim itikadımızda peygamberler hariç her insanın hatası ve günahı vardır. Masum olan sadece peygamberlerdir. Bununla birlikte İbn Teymiyye’nin tasavvuf düşmanı olduğunu söylemek ona iftiradır. Vahdeti vücut felsefesine karşıtlığı eserlerinde görülebilir. Bidat ve hurafelere karşı çok sert mücadele ettiği bilinen bir hakikattir. Fakat kendisi zahid bir alim ve irfan mektebinin muallimlerindendir.

İbn Teymiyye’nin en meşhur talebesi olan İbn Kayyım el Cevzi’nin eserlerine baktığımız zamanda islamın mana ve maneviyat boyutuna ne kadar önem verildiği, zühdün zirve anlamda nasıl yaşandığı, irfan mektebi geleneğinin devam ettirildiği görülecektir. Üstadının ayak izlerini aynı ile takip eden İbn Kayyım’mın meşhur eserlerinden Medaricun Salikin adlı eser bidat ve hurafelerden arındırılmış tam anlamı ile bir tasavvuf kitabı olarak nitelendirilebilir.

Ferhat Özbadem - 23.07.2013

,

4287

Ferhat Özbadem Hakkında

Ferhat Özbadem

1979 yılında Adıyaman?da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Adıyaman'da bitirdi. Gül Eğitim Yardımlaşma Dayanışma İlmi Araştırmalar ve İnsan Hakları Derneği kurucu üyesidir. Özgün İrade, Vuslat, AbıHayat ve Yolcu dergisinde şiir ve makaleleri yayınlanan yazar evli üç çocuk babasıdır.

zeynepder.org, haberdurus.com, gulder.info, dunyabizim.com, kitaphaber.com.tr web sayfalarında belli periyotlar ile yazı yazmaktadır.

Yayınlanmış Eserleri:

  • Ebrulim
  • Kur'an'ın Gölgesinde Hz. Muhammed
  • Cennetin Yolu
  • Kur'an'ı Nasıl Okumalı
  • 40 Esas 40 Düstur
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin