İbni Rüşd'ün Felsefe ve Din Uyumu

İbni Rüşd'ün Felsefe ve Din Uyumu

İbni Rüşd'ün Felsefe ve Din Uyumu

07.04.2020 - Ferhat Özbadem
İbni Rüşd'ün Felsefe ve Din Uyumu

Eserin müellifi İbn Rüşd, “Hicri 520 (1126) yılında Kurtuba’da (Córdoba) doğdu. Aristo’nun felsefî doktrinine sadık kalarak eserlerini şerhettiğinden İslâm âleminde “şârih”, Latin dünyasında “commentator” unvanıyla tanınır.

Aristo’nun mantık külliyatına şerhler yazdığı gibi bu alanda müstakil eserler de kaleme alan İbn Rüşd, klasik Aristo şârihlerinin ve Müslüman filozofların mantıkla ilgili çalışmalarından da faydalanmak suretiyle ortaya koyduğu şerhlerinde oldukça değişik bir metot geliştirmiştir.

Rüşd sembolik mantığın habercisi gibidir. Diğer taraftan sûrî (formel) mantığın genel felsefe çerçevesinde ele alınmasının daha uygun olacağını savunur. En çok ilgilendiği konu ise kıyastır; çünkü kıyas fukaha, kelâmcılar ve filozoflar tarafından her zaman başvurulan bir yöntemdir.

İbn Rüşd’ün asıl amacı, vahiy ile felsefenin birbirinden bağımsız olarak nasıl anlaşılıp değerlendirilebileceğini tesbit etmek ve buna bağlı olarak ikisi arasında biri diğerini geçersiz kılmayacak biçimde sağlam bağlantılar kurmaktır. Bunun için o, öncelikle dinle felsefenin konumunu kendi bütünlükleri içinde tesbit etmekte, ardından bu ikisinin ortak noktalarını belirlemektedir. Daha sonra dinle felsefe arasında yapılacak bire bir kıyaslamanın yanlışlığını vurgulayarak bu iki alandan birinin diğeri adına feda edilmesinin doğuracağı vahim sonuçlara dikkat çekmektedir. Ona göre felsefe ve dinin kendilerine özgü prensipleri ve esasları vardır, bunlar birbirinden farklı olmak durumundadır; birinin diğerine karıştırılması yanlışlıklara sebep olur. Öyleyse dinî meselelerin din çerçevesinde, felsefî problemlerin de kendi içinde ele alınıp değerlendirilmesi gerekir.”[1]

İbn Rüşd, Meşşai felsefe ekolündendir. Meşşailik ile ilgili kısa bir bilgilendirme içeren yazımız şu linkten okunabilir. http://www.kitaphaber.com.tr/messailik-ve-temsilcileri-uzerine-kisa-bir-anlatim-k3130.html

Eserin takdim kısmında İbn Rüşd hakkında genel bilgilere yer veriliyor. Elimizdeki çevirinin diğer çevirilerden farkı izah ediliyor.

Kitap, bir sayfa Arapça orijinal metin bir sayfa Türkçe çevri metni karşılıklı neşredilmiş. Arapça bilenler için çok güzel bir neşr şekli olmuş.

İlk dönem eserlerde görülen Hamd ve salvele ile kitaba başlanıyor.

Konular rakamlarla maddeler halinde veriliyor.

İçerik

İlk maddede kitabın yazılış amacı şöyle ifade ediliyor: “Dini bakış açısıyla felsefe ve mantık ilimlerini araştırmanın mubah mı, mahsurlu mu yahut emredilmiş olup olmadığını derinlemesine incelemektir.”

Cevap olarak İbn Rüşd şöyle diyor: “ Felsefe yapmak mevcudatı araştırmak ve onları yaratıcıya delaleti bakımından incelemekten daha fazla bir şey değilse… Felsefenin delalet ettiği şey ya dinen vacip/zorunlu ya da menduptur/uygundur.”

Dinin mevcudatı akılla incelemeye davet ettiğini ifade edip ilgili ayetleri sıralıyor.

“Burhan” kavramının izahı ile devam ediyor. Var olanı akli kıyasla inceleme zorunluluğu olduğunu ve akli kıyas ile incelemenin kişiyi Burhan’a götürdüğü ifade ediliyor.

Burhan ile cedel/diyalektik, hitabi/retorik, mugalataya dayalı/sofistai kıyas arasındaki farkı bilmek ilk şarttır.

Akli kıyasa delil olarak fıkhi kıyas örnek gösteriliyor.

İlk dönemde olmadığı için akli kıyasın bidat olmayacağı çünkü fıkhi kıyasın da sonradan çıktığını ve bidat olmadığını delil getiriyor.

Önceden akli kıyas yapanların incelenip onların birikimlerinden faydanılmasının şart olduğu anlatılıyor.

Önceden akli kıyas yapanların Müslüman olmasalar dahi kendilerinden istifade edilebileceğini, bıçağı bir gayri müslümin icat etmesinin kesim işinin sıhhatini etkilemeyeceği teşbihi üzerinden izah ediyor.

Filozofların bu konuları çalıştığı, onların kitaplarının incelenmesi, doğrularının alınması ve yanlışları konusunda insanları uyarmak gerektiği anlatılıyor.

“Sanatı bilmeyen sanat eserini bilemez. Sanat eserini bilmeyen de sanatçıyı bilemez.” Bu aforizma gibi cümle ile felsefe/akli kıyasın neden ve amacı izah ediliyor.

Akli kıyas sanatının ölçüleri bilinmeden, araçları olmadan yapılmasının mümkün olmadığı anlatılıyor.

Sanat bir birikim ve disiplindir. Disiplinler süreç içinde oluşur.

Bu kapı (felsefe/akli kıyas) Allah’ı hakkıyla bilmeye götüren tefekkür kapısıdır.

Birileri felsefe ile uğraşıp yoldan çıkmışsa bu bizim bu konularda çalışmamıza engel değildir. Felsefe ile ilgilendiği için yoldan kişiden dolayı diğer insanları felsefe ile ilgilenmekten men etmek şuna benzer; susuzluktan ölmek üzere olan birinin su içip ölmesi üzerine diğer insanları tatlı ve soğuk su içmekten men etmeye benzer.

Din, insanları Allah’ı bulmak gibi en büyük mutluluğa davet eder.

İnsan tabiatı, tasdik etme yönünden farklılık arz eder. Burhan ile tasdik, diyalektik ile tasdik, retorik ile tasdik. Din insanları bu üç yol ile davet eder.

Burhan haktır. Burhani araştırma dine zıt bir sonuca götürmez. Hak, hakka zıt olmaz. Bilakis hakka uygundur. Hakka şehadet eder.

Burhani araştırma, mevcudu/var olanı olduğu şekil üzere bilmeye götürür.

Tevil; lafzın delaletini hakiki delaletinden çıkarıp mecazi delaletine götürmektir.

“Dinin lafızlarının tamamının zahirine hamledilerek yorumlanmaması gerektiği, yine onların tamamının zahirinden çıkarılarak tevil edilmemesi gerektiği konusunda icma vardır.”

Bir üst cümlede ifade edilen icmanın aslına olamayacağı şöyle ifade ediliyor: pratik hususlarda olduğu gibi teorik hususlarda yakıni yöntemle icmanın gerçekleşmeyeceği ortaya çıkmıştır.

Gazali’nin Farabi ve İbn Sina’yı tekfir etmesi eleştiriliyor.

Bağlamayı bilmeyen çözmeye de güç yetiremez.

Faslu'l-Makâl /Felsefe ve Din Uyumu

İbn Rüşd

Çev. Mevlüt Uyanık - Aygün Akyol

Elis Yayınları

[1] TDV Ansiklopedisi

Ferhat Özbadem - 07.04.2020

,

4796

Ferhat Özbadem Hakkında

Ferhat Özbadem

1979 yılının bir Haziran günü Adıyaman’da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Adıyaman’da bitirdi. Gül Eğitim Yardımlaşma Dayanışma İlmi Araştırmalar Ve İnsan Hakları Derneği kurucu üyesidir. Özgün İrade, Vuslat, AbıHayat ve Yolcu dergisinde şiir ve makaleleri yayınlanan yazar evli dört çocuk babasıdır.

www.haberdurus.com, www.zeynepder.org,  www.dunyabizim.com, www.kitaphaber.com.tr web sayfalarında belli periyotlar ile yazı yazmaktadır.

Yayınlanmış eserleri:

Ebrulim (Şiir), Kur’an’ın Gölgesinde Hz. Muhammed (Araştırma – Düşünce), Cennetin Yolu (Araştırma – Düşünce), Kur’an’ı Nasıl Okumalı (Araştırma – Düşünce),  40 Esas 40 Düstur (Araştırma – Düşünce), Cennetin Anahtarı (Araştırma – Düşünce), Dünden Bugüne İslami Hareket (Araştırma – Düşünce), Edebiyat Gemisinde Düşünce Adamları (Araştırma – Düşünce), Beşir Ve Gazali (Roman), Beşir Ve Selahaddin (Roman), Eyyubi, Beşir Ve İbn Haldun (Roman), Beşir Ve Osman Bey (Roman) ,Beşir Ve Fatih Sultan Mehmet (Roman), Beşir Ve Sultan Abdulhamid (Roman), Hasan El Benna (Biyografik Roman), Seyyid Kutub (Biyografik Roman), Mevdudi (Biyografik Roman), Aliya (Biyografik Roman), Malkolm X (Biyografik Roman), Muhammed Ali (Biyografik Roman), Meryem Cemile (Biyografik Roman), Mehmet Akif (Biyografik Roman), Metin Yüksel (Biyografik Roman), Said Halim Paşa (Biyografik Roman), Necip Fazıl Kısakürek (Biyografik Roman), Akif İnan (Biyografik Roman), Ömer Muhtar (Biyografik Roman), Zeynep Gazali (Biyografik Roman), Hasan El Benna (Tavsiyeler), Said Havva (Tavsiyeler), Yusuf El Karadavi (Tavsiyeler), Hasan En Nedvi (Tavsiyeler), Seyyid Kutub (Tavsiyeler), Mevdudi (Tavsiyeler), Fethi Yeken (Tavsiyeler), Malkolm X (Tavsiyeler), Aliya (Tavsiyeler), Mustafa Meşhur (Tavsiyeler), Muaz (Roman), Brezilya (Roman), Ortalama Bir Âşık Olmamı Bekleme Benden (Deneme)

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin