İçimdeki Cennete Yolculuk - Ümit Meriç

İçimdeki Cennete Yolculuk - Ümit Meriç

İçimdeki Cennete Yolculuk - Ümit Meriç

27.07.2011 - Zehra Erbay
İçimdeki Cennete Yolculuk - Ümit Meriç
İnsan uzun bir yoldur… Bu kitapta Ümit Meriç hanımefendiyle çıkıyoruz yolculuğa…

Kitapta 2000- 2007 yılları arasında, farklı zamanlarda farklı kişiler tarafından Ümit Meriç hanımefendiyle yapılmış röportajları bir arada okuma fırsatı buluyoruz. Soruların farklı kişiler tarafından hazırlanmış olması kitabı daha renkli kılmış.

Biri nasıl bir çocuk olduğunu sorarken, bir diğeri babasıyla iletişimini sormuş mesela. Bir başkası aldığı kararlardan pişman olup olmadığını…

Ümit Meriç hanımefendiyi bu kitapla tanımadan evvel, fildişi kulesinden oturup bir takım sosyolojik saptamalarda bulunan Cemil Meriç’in kızı olarak bilirdim.

Oysa gerçek bir entelektüel olmanın yanı sıra, manevi hayatı çok zengin müslüman bir hanımefendi…

İlk gençlik yıllarından bahsederken şu cümleleri dikkatimi çekiyor.” Standart bir cumhuriyet yeni yetmesiyim, ukala bir agnostisizm. Dini konular beni hemen hiç ilgilendirmiyor. Ölümden, özellikle annemin ölmesinden korkuyorum. Ama altından kalkamayacağımı bildiğim için fazla düşünmemeye gayret ediyorum.”

30 yaşına kadar, bazen babası için bazen de kendisi için okuyarak, sadece okuyarak hafakanlarla geçmiş bir ömür. Bir sabah ezanı vakti, cinnetin arifesinden çekip alan ve sahili selamete ulaştıran ezan sesi… “Meğer bu zamana kadar her gün ezan işitiyormuşum ama duymuyormuşum” diye ifade ettiği bu günü, ömrünün miladı olarak değerlendiriyor.

Akıl damarlarımın arşınlamaktan aciz kaldığım bir dünyayı, imanımın kanatları sarıp sarmalamıştı…”

Milattan sonra ki okuma serüveni soruluyor kendisine, verdiği cevabı mahcup bir halde okuyorum…” O zamana kadar ki okuduklarım Türkiye hatta dünya sınırları içinde bir insanın yaşadığı hayat süresince ne kadar okuması kabilse, neredeyse o kadar okumuştum. Cahiliye döneminin sona erdiği bu dönemde okuduğum kitaplar kültür coğrafyasından tamamen farklı irfan coğrafyasının kitapları oldu. İlk önce Kuran-ı Kerim meali okumaya başladım...” Uzun bir liste yer alıyor, devamında koca koca ciltli buhari, müslim, tirmizi, ebu davud gibi başlıca hadis kaynak eserleri yer alıyor.

Ve o sabahın ardından kısmen sükûnete ermiş vaziyette geçen 20 yıl…

19 Ağustos 1999. İstanbul üniversitesinde sosyoloji profesörü olan Ümit Meriç, daha önce hiç düşünmediği halde ani bir kararla başını örtmeye karar verir.

Depremin hemen sonrasında namaz kılıp dua etmek için divana durduğunda tarifi imkânsız bir mahcubiyet hissettiğini söylüyor.

Son kararı almaya beni iten depremdir, beşer olarak aczimi hissettim” diyerek 30 yıllık hocalık kariyerine nokta koymak pahasına tesettür kararı alır.” Önce kul olmalıyım “der…

Kendisiyle yapılan başka bir söyleşide “başörtüsü mağduru Sayın Ümit Meriç hanımefendi…” diye takdim edilmesine izin vermeyerek “ben başörtüsü mağduru değilim, başörtüsü mağruruyum” diye düzeltişini hatırlıyorum… Evet, O gerçekten başörtüsü mağruru…

Kitap 165 sayfa olmasına rağmen daha birçok konu ekseninde dolaşıyoruz… Cemil Meriç’in kızı olmasının zorluklarından, babasıyla olan benzerliklerinden söz ediyor. Sosyolojiden bahsediyor sıklıkla, sonra duaları var insana ufuk açtıran cinsten… Ve İstanbul’dan… İstanbul’da yaşamanın özel bir çaba gerektirdiğinden…

Son olarak yaz günlerinde serinlemek için birebir diyerek sözü Ümit Meriç hanımefendiye bırakıyorum…

Evet, kültür denizinde yüzmeyi seviyorum, ama irfan sahilinde çıkıp güneşlenmek şartıyla… Sonra yine deniz, yine güneş… Sahili selameti bulduktan sonra ufuklara açılmaktan kim korkar…”

İçimdeki Cennete Yolculuk
Ümit Meriç
Etkileşim yayınları
165 sayfa.
Zehra Erbay - 27.07.2011

,

3822

Zehra Erbay Hakkında

Zehra Erbay
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin