İdam Cezası ve Bir İdam Mahkûmu

İdam Cezası ve Bir İdam Mahkûmu

İdam Cezası ve Bir İdam Mahkûmu

27.05.2019 - Mustafa Atalay
İdam Cezası ve Bir İdam Mahkûmu

İdam cezasının tarihi serencamı oldukça eskilere dayanır. Eski Mısır’da Firavunlar döneminde sıklıkla kullanılmıştır. Kutsal eşyalara el sürmek, kutsal hayvanları öldürmek, büyü yapmak, var olan düzene karşı çıkmak ve bir kadının zina yapması ölüm cezası gerektiren durumlardı.

Mezopotamya’da da yine hemen hemen aynı konularda devam eden ölüm cezası, eski Yunanlılarda da devam etmekteydi. Yine, Orhun yazıtlarında da ölüm cezasına rastlanmaktaydı. Devlete isyan, evli kadınlara tecavüz, soygun ve vatana ihanet hep ölüm cezası kapsamındaydı. Birçok ülkenin hukuk kaynaklarını teşkil eden Roma’da da yine ölüm cezası görülmekteydi. Buna ek olarak kutsal dinlerde de kısasa kısa hükmü çerçevesinde ölüm cezası uygulamaları var olmuştur.

Victor Hugo Kimdir?

Fransız edebiyatının güçlü temsilcilerindendir. Romantik akımın en tanınmış adları arasındadır. Toplumsal sorunlarla ilgili eserler kaleme almıştır. Bir dönem vekillik yapmıştır. Hükümet darbesine karşı çıktığı için sürgün edilmiştir. Daha sonra Fransa’ya dönen yazar, komüncü olmasa da onları savunmuştur. Sefiller ve Notre- Dame’ın kamburu eserleriyle dünya edebiyatına mal olmuş bir yazardır.

Bir İdam Mahkûmunun Son günü

Victor Hugo'nun hacmi küçük, bulunduğu şartlar göz önüne alındığında düşüncesi büyük eseri, yirmi altı yaşındayken yazdığı bu eser, Hugo’nun ilk önemli yapıtlarından sayılabilir.

Yazar, bir idam mahkûmunun da duygularının olabileceğini hatırlatma gayretiyle, bu cezaya dur diyebilmenin yollarını arıyor. Bu cezaya karşı duruşunu temellendirirken, akılcı-duygusal bir metot izliyor.

Uzun bir önsöz kaleme alarak esere bir giriş mahiyetinde, idam cezasına neden karşı olduğunu temellendirerek örnekler veriyor. Sonrasında bu örneklerden sadece bir tanesini hikâyeleştirerek, son ana kadar yaşadıklarını muazzam bir dil ile kaleme alıyor.

İsa’nın diliyle insanlığı onarmak gerektiğini, kötülüğe karşı yeni bir kötülükle değil şefkatle muamele ederek sorunu çözmek gerektiğini beyan ediyor. Suça bir hastalık gözüyle bakılması gerektiğini, bu hastalığın tedavi edildiğinde insanlığın huzur bulacağını belirtiyor. Aksi halde suçun kötülükle karşılık bulmasının yeni bir kötülüğe kapı aralayacağını, kim olursa olsun suçluyla birlikte ailesinin de cezalandırıldığını ifade ediyor.

İdam mahkûmu olan bir adamın hikâyesini konu aldığı eserinde, adamın günlük yaşadıklarını kendi dilinden aktararak bir üçüncü göz olarak bizleri yaşananlara tanık kılıyor. Adamın günbegün yaşadıkları, huzursuzlukları, pişmanlıkları ve aile ilişkilerini suçtan bağımsız olarak kaleme alıyor.

Bugün Nasıl?

Bugün yaşadığımız topraklardaki idam çığlığını ve isteğini yeniden düşündüğümüzde, belki de Victor Hugo toplumun bu denli yozlaşabileceğini ve sınırsızlaşabileceğini hiç düşünmemiş olsa gerektir diye düşünmeden edemiyorsunuz.

Biz, yazarın istediğini yaşayanlar olarak, idam cezasının insanlık sınırını kaybetmişler üzerine hak olduğunu, şimdi yaşanılan olaylar nezdinde çok rahat belirtebiliyoruz. Belki de haklı zamana göre değişebiliyordur.

İdam cezasının birçok ülkede kalktığını, ama toplumu inşa ve tedavi edecek bir yakınlaşmanın hala kurulmadığını görmekteyiz. Sınırsızlaşan insana dur diyecek bir mekanizmanın olması gerektiğini konuyla ilgili uzmanların birçoğunun kaleminde de zaman zaman okumaktayız.

İdam cezasıyla birlikte ceza hukuku kurallarının yeniden ele alınması ve idam cezasının kaldırıldığı toplumlarda yaygınlaşan kötülüklerin, istatiksel verileriyle beraber ele alınıp üzerinde uzunca düşünülmesi icap etmektedir.

Aksi halde toplumun vicdanını yaralayan olaylar çoğalmakta, sosyal medya ve internet çağıyla bu yaygınlaşmakta ve meşru bir pozisyona itilmekte, bütün bu süreçte düzgün tedavi edilmediği için gittikçe büyüyen bir tümörleşmeyi beraberinde getiriyor.

Bu tümörleşme toplumu bitirmeden üstadın mezarına yolumuz düşerse kulağına fısıldamak isterdik: "Hugo üstad, bugün insanlar senin zamanındaki gibi ince düşünceden yoksunlar. Gel bu kitabı bugün yeniden yaz da, hakikat adalete galebe çalsın. Bil ki insanlıktan nasibi olmayanların yaşadığı bu dünyada ölüm cezası bile hafif kalıyor... "

Bir İdam Mahkumunun Son Günü

Victor Hugo

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

87 Sayfa

Mustafa Atalay - 27.05.2019

,

287

Mustafa Atalay Hakkında

Mustafa Atalay

Bir gölün kıyısında 88 yılının Temmuz sıcağında hayata gözlerini açtı. Eğitiminin büyük bölümünü burada geçirdi. Bir denizin kıyısında 2007-2012 yılları arası Üniversite eğitimiyle birlikte hayat eğitimi de aldı.

Bir gölün kıyısına döndüğü yaşamını, 2012 Ağustos'undan bu yana 'Lale'lerle bezeli düşüncelerle 'Eczane'sinde devam ettiriyor.

Okuyor, yazıyor, çalışıyor ve başka alanlarda eğitimine devam ediyor.

Daha önce Üniversite bünyesinde çıkarılan Sentez Dergisi'nin editörlük ve yazı işleri sorumluluğu görevlerini üstlendi. Kardelen Derneği Bülteni'nin editörlüğünü yaptı. Dernek ve Vakıf bültenlerinde ara ara göründü, Alıntılar Mektebi'nde talebe oldu, Yolcu Dergisi'nde nefeslendi, on5yirmi5.com'da uzun bir serencamı oldu. Kitaphaber.com.tr'yi ise evi gibi görüyor...

Facebook: mvatalay
Twitter:@ayn_sin_kaf
Blog:http://aynsinkaf.blogspot.com.tr

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin