İdeal Kent Dergisi Ankara'nın Semtleri Sayısı

İdeal Kent Dergisi Ankara'nın Semtleri Sayısı

İdeal Kent Dergisi Ankara'nın Semtleri Sayısı

17.02.2014 - Kitaphaber
İdeal Kent Dergisi Ankara'nın Semtleri Sayısı

Takdim

Ankara: Kahverengi bir şehir… “Yedi düvel"e, yine aynı yedi düvele benzemeye çalışarak meydan okuyan, “Cumhuriyet’in ütopyası" ama illa ki de her siyasal devrin “deneme tahtası". Osmanlı’nın, Hisar ve eteklerinden ibaret 25-30 bin nüfuslu mütevazı Orta Anadolu şehri, bozkır kasabası. Bugünün, nüfusu artık 5 milyona dayanmış metropolü. Memleketin 90 yıllık “makarrı idaresi".


Anka’nın hikâyesine benzer, Ankara’nın tarihi. Bugün kapladığı coğrafya binlerce yıldır meskûn ve bu meskûn sahada defalarca küllerinden doğmuş bir şehir, Ankara. Ancak en muhteşem yükselişini, kuşkusuz, Cumhuriyet’e borçludur. Osmanlı’nın son döneminde ticaret erbabı gayrimüslim nüfusunu yitiren ve 1916 yangınıyla viran olan şehir, yeni rejim için bir “tabula rasa" bırakır; savaştan çıkan ülkenin imarı ve “muasırlaşma" projesi için numune olacak bir başkent, güçlü bir sembol yaratılmak üzere. Cumhuriyet’in erken dönem kadroları, “Ankara projesi"nin başarısını yeni rejimin başarısıyla özdeş tutarlar. Nitekim şehre ilişkin yapılan harcamaların büyüklüğü bunu kanıtlar gibidir: Kuruluş döneminde, Ankara Şehremaneti’nin kişi başına yaptığı harcama miktarı, Türkiye belediyeleri ortalamasının 28 katıdır! 
Dönemin modern anlayışının ürünü, Ankara taşından mamul estetik mimarî örnekler, müzeler, sanat galerileri, opera ve konser salonları, heybetli kamu sarayları, eğitim kurumları, öngörü eseri ulaşım aksları ve geniş bulvarlar hep yerli ve ecnebi şehircilik uzmanlarına kulak verilerek inşa edilir. Bozkır ortasında yeşertilen, bir masal şehirdir Ankara: “Muntazam ve muasır" ancak “suni ve sıkıcı". İlaveten, sakininin “otantik" hâliyle caddelerinde, sokaklarında arzıendam etmesine dudak büken, “insansız" bir şehir. İşte Ankara’nın erken Cumhuriyet dönemi hikâyesinin özeti…
Lakin hayat her zaman her yerde dayatıyor kendi gerçeğini ve Ankara’nın hikâyesi de bunun istisnası olamazdı elbet. Süratle artan nüfusun büyük şehirlerdeki baskısından ve kır-kent nüfus oranlarının son elli yılda adeta ters düz olmasından en fazla etkilenen şehirlerden biri hâline geldi Ankara. 1950’lerden sonra hızla genişledi, kalabalıklaştı, gecekondulaştı. Ve Cumhuriyet’in yarım kalan rüyası oldu.


Bugünün Ankara’sıysa, hızla iskâna ve imara açılan yeni yerleşim alanlarıyla çılgınca konutlaşan, betonlaşan ve “AVM’ler diyarı"na dönüşen bir şehir. Ve bu cinnet hâlinin nereye varacağını herkesin merakla beklediği biricik başkentimiz.

*

idealkent’in bu sayısını yine Ankara’ya, aslına bakılırsa “Ankara-lar"a hasredip başkentin semtlerine nüfuz etmeye çalıştık. Sayfalarını Ankara semt monografilerine ayırdığımız bu kapsamlı sayının, araştırmacılar açısından alanında kaynak bir eser olmasını arzu ve ümit ediyoruz. Bu yönüyle, “Ankara Çalışmaları" alanı bakımından bir boşluğu, kayda değer biçimde doldurmasını temenni ediyoruz.


Dergide yer alan yazılar, Ankara’nın temel gelişim halkaları olarak da düşünülebilecek üç ana dönem üzerine oturuyor: Eski semtler, orta zaman semtleri ve “eski-yeni"-yeni semtler. 


Eski semtler, Cumhuriyet öncesinde de var olan, Osmanlı dönemi dokusunun güçlü olduğu, geleneksel Ankara’ya vücut veren semtler ve mahalleler: Hisar (Kale), Ulus, Hacıbayram, Hamamönü, Hacettepe ve Keçiören bunlardan bazıları. 
Orta zaman semtleri ise ağırlıklı olarak varlıklarını Cumhuriyet’e borçlu olan yerleşimler: Kızılay, Cebeci, Kurtuluş, Bahçelievler, Küçükesat, Kavaklıdere, Altındağ, Çinçin ve Yenidoğan. 


“Eski-yeni" semtlerle kastedilense, kadimden beri bir yerleşim ya da bir rabıta (bağevleri, mesire yeri, fabrika, köy gibi) bulunmakla beraber, bir kentsel yerleşim hâline gelmeleri nispeten daha yeni olan semtler: Mamak, Kayaş, Balgat, Etimesgut, Sincan. Ve yoktan semt hâline gelen yeni semtler: Yıldız ve Oran. 


Kuşkusuz bu çalışma, Ankara’da var olan bütün semtleri içermi-yor/içeremiyor. Hikâyesi ve dokusu, anlatılacak değerde olan nice başka semtler de var: Maltepe, 100. Yıl, Batıkent, Çayyolu, Çukurambar, Gazi Mahallesi ve Aydınlıkevler gibi. Ancak, bu sayımızla, geliştirilebilecek “modüler" bir çalışma alanı açtığımızı düşünüyoruz. Ankara semtlerine ilişkin yeni çalışmalara ilham verebilmek, bizler açısından tarifsiz bir mutluluk vesilesi olacaktır. 


Kıymetli metinleriyle bu sayının ortaya çıkmasını sağlayan, uzun süren sancılı hazırlık sürecinin güçlüklerini paylaşan yazarlarımıza ger-çekten çok şey borçluyuz. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. 


Bilhassa, başta Funda Şenol Cantek gelmek üzere, Mehmet Tunçer, Besim Can Zırh, Metin Özaslan ve Timur Özkan’ın, yazılarının ötesinde destek ve katkıları oldu bu çalışmanın vücut bulmasında; müteşekkiriz. Ayrıca, Hakan Kaynar ve Ahmet Yüksel’e de hazırlık sürecindeki destek ve katkılarından ötürü teşekkür etmemek sanırız eksiklik olurdu.


*
idealkent, 11. sayısından itibaren EBSCO uluslararası veri tabanında indekslenmeye başlandı ve 2014 yılından itibaren de artık üçer aylık periyotlarda, yılda dört sayı olarak yayımlanacak (Ocak, Nisan, Tem-muz, Ekim). 


Son bir hatırlatma; Ocak 2014 sayımız “Kent ve Politika" dosya konusuyla ilan edilmişti. Vaadimizden vazgeçmiş değiliz. Küçük bir değişiklikle bu dosya konumuzu yerel seçimler sonrasına (Nisan 2014 sayısı olarak) tehir ettik.


12. sayımızda buluşmak dileğiyle. Kentteki yolculuğumuz devam ediyor.

Orçun İmga
Sayı Editörü

Kitaphaber - 17.02.2014

,

2343

Kitaphaber Hakkında

Kitaphaber

Yayınladığımız ajans haberlerini bu profilden paylaşıyoruz.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin