İdeallerin Yenilgisi - Ali Şeriati

İdeallerin Yenilgisi - Ali Şeriati

İdeallerin Yenilgisi - Ali Şeriati

18.02.2013 - Enes Yaşar
İdeallerin Yenilgisi - Ali Şeriati

Yaşamak surlarında asılı kaldığımız darağacı taburesinin çekildiği anda, objektiflerde mahsur kalan karenin adına verilen bir ad aslında "İdeallerin Yenilgisi". Kanatılan zihinlerimizden, indirgenen dünyalarımızdan arta kalan mükemmellik hırsının bir başka adı belki de... Her ne olursa olsun esamesini okuyamadığımız daha birçok tabirin infak edilerek biriktirildiği teşbihler oluğundan, vahdaniyet müsemmasına akan düşüncelerimizi ifade eden bir başlık nihayetinde. Yenilgilerin öncesini ruha, sonrasını ise bedene iltihak eden bir başlık...

Adını zikretme gayretinde bulunmuş olduğumuz bu kitap, adaletin ekonomi üzerindeki hakkından yola çıkarak; maddiyatı maneviyatımıza merdiven, maddi hayatımızı da manevi hayatımıza azık olarak hazırlamamız gerektiğinin sinyallerini vererek başlamıştır ilk satırlarına. Zihinlerimizi güvence altına aldıktan sonra ise asıl değinmek istediği "dinde ilim ötesi bir duygu olan maneviyat" konusuna, üç ayrı kavramla ışık tutmaya çalışmıştır.

İlk olarak kapalı bir düzenin ve kapalı bir üretimin ne olduğu sorusuyla, hisarlarla çevrili bir köyün içerindeki Feodal yapının dünyasına değinen Şeriati; gelenek, ahlak, din,sosyal ilişkiler ve mülkiyet hakkının tek bir doku etrafında birleştiğini bizlere göstermeye çalışmıştır.Ve anlatılarıyla kafamızda oluşturmuş olduğu düşünceyi bir taslak haline getirerek yıkık dökük fikriyatlardan uzaklaştırmıştır.

Sağlam temeller üzerinde ilerleyerek kendimizi güvende hissetmeye başladığımız bu andan itibaren ise, Feodal yapının geçmişe tapan kitlelerini geride bırakarak hisarın dışındaki burjuvazi bir hayatı tecrübe etmeye başlıyoruz. Şeriati ise bu hayatı; asil, köklü ve sağlam temellerle geleneğe bağlanan (Katolik) insanların, imanından (kendilerince) şüpheye düşebileceklerine inandıkları bir dönem olarak nitelendiriyor. Ve keşiflerin sonundaki şehre dönüşü; toprağa bağımlı insanların ezilmesiyle ilişkilendiriyor. Birbiriyle ilintili bu olayların sınıfsal ayrılığa( amiyane tabirle "ağalığa") yeni bir boyut kazandırmış olması ise bizlere yanlış yerde yapılan bir tenzihin çözüm olamayacağını gösteriyor.

(Buraya kadar olanları kendi kültürümüze özdeşleştirirsek feodaliteyi bir çiftçi, burjuvaziyi de bir bakkal olarak düşünebiliriz.)

Kitabın sonlarına doğru geldiğimizde ise; geçmişi (hisarın) içindeki değerlerle silkeleyip atan bu insanların; makine, ilim ve paranın tüketim çılgınlığından doğan madde taşkınlığına kapıldığını ve eksikliğin "maneviyat" olduğunu görmemize yardımcı olan Şeriati, böylelikle üçüncü kavramını çıkartıyor karşımıza. Yenilgilerin de galibiyetlere gebe kalabileceğini hatırlatan "maneviyat" kavramını...

Feodalite, burjuvazi ve maneviyat... Kuşatan ve kuşatılan kavramlar... Yenmek ve yenilmek... İman ve küfür...

Kitabın sonuna kadar bu çelişkilerle yaşamaya mahkûm ediliyoruz. Bilinçli bir tutsaklığın hükmü altında yaşamaya çalışıyoruz bir müddet. Ve kitabı bitirip, sayfaları iki kapak arasına hapsetme sırası bize geldiğinde ise özgürlüğün anahtarını elimizde buluyoruz birden.

Ve işte artık aciziz...

İdeallerin Yenilgisi
Ali Şeriati

Enes Yaşar - 18.02.2013

,

2413

Enes Yaşar Hakkında

Enes Yaşar
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin