İki Darbe Arasında - İskender Pala

İki Darbe Arasında - İskender Pala

İki Darbe Arasında - İskender Pala

17.02.2011 - Bilal Can
İki Darbe Arasında - İskender Pala
Zamanlardan bir zaman. O kadar zaman ki çok ilginç. Yaşanılan o zamana ilginç, tuhaf, gibi sıfatlar eklemek zamanın getirisinin insanda hayretler uyandıracak derecede olduğundandır. Bu günlerde darbe anayasasına evet mi, hayır mı tartışmalarının çıktığı bir dönemde ilginç zamanlar diye nitelendirilen 12 Eylül 1980 anayasasının getirdiklerine ve götürdüklerine dair konuşmalar yapılıyorken kitap müellifinin o zamana neden ilginç zamanlar dediğini daha da iyi anlamaya başlıyorum.

İlginçliği içinde vitamini kabuğunda

Olanlar olmuş artık yeni şeyler söylemek lazım mı cancağızım. Evet yeni şeyleri her daim belirtmekte fayda var. Ki eskinin neden eskidiği ve eskiyenin ile yeninin arasındaki fark belirginleşsin. Şöyle bir çıkarsama yapacak olursak: 12 Eylül 1980 darbesini gören ve o olayların içinde olan birine bir gün gelecek bu günler yargılanacak ve insanlar daha iyinin, daha güzelin, daha afilinin neler, hangisi olduğunu tartışacak deseydiler karşılık olarak pollyannacılık ile suçlanıp üzerine pembe panjurlu espriler yapılacaktı. Ama artık gerçek. 1980 darbesini görmeyen ben görenlere sorarak, soruşturarak olayın canlı tanıklarına bıkkınlık getirerek yaşatmaya çalışıyorum o günü zihnimde. Hiç güzel olmuyor ama.

İki darbe Arası Bir Kaylule

”Sirenler çalıyordu
Şehri kimler çalıyordu’‘

Darbe denilince aklıma ilk gelen şeyi söylemem gerekirse ki gerektiriyorum önce harfleri sonra o fiil olan daha sonra güzelleştirilmeye çalışan ve devrik bir gülümsemeyle isimleşe kelime örgüsüne bakıyorum. Darp etmekten gelen darbe: 1.vuruş, çarpış 2. Bir ülkede zor kullanarak yönetimi devirme işi 3. Mec. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay anlamlarına gelmektedir. (Bkz TDK Türkçe sözlük.) Burada beni en çok çeken en sonuncusu yani ” birini kötü duruma düşüren, sarsan olay” anlamında kullanılan ve cümlede örnek olarak ” bu nerden ve nasıl geldiği belli olmayan darbe, son rüzgârın da boşa çıkmasına neden oldu” dikkat çekici olmuştur.

İskender Pala iş bu hükmü verilen zamana bir vesileyle giriş yapıp kendi hayat hikâyesini paylaşmış. İskender Pala’yı bu güne kadar tatlı dilli, sevecen hali ile ve edebiyat üzerine - özellikle divan edebiyatı- konuşmalarıyla tanıyan insanlar bu yaşamöyküsü ile Asker İskender Pala’yı görecekler.

Kitapta Pala kendi yaşamöyküsünü anlatırken yaşadığı zamana dair de önemli anekdotları aktarmaktadır. Yaşadığı sıkıntı ve eziyetleri, maruz kaldığı durumları bir bir anlatan Pala bu eseriyle Yaş kararıyla ordudan atılan ve tek suçları dini değerleri ve yargıları önemseyip, dürüst bir yaşam seçmek olan askerlerin ne gibi sıkıntılar çektiğini belgeleyip göstermektedir.

Eser bir dönemin hakkında yanlış yapıyor olsa bile - bu yanlış yapıyor diyenleri tutuklayan bir kurumun içinde olanları anlatıp insanların neler çektiğini anlatan ve hata yaptığını ısrarla, defalarca söyleyen bir askerin söyledikleri olarak önemlidir.

İki Darbe Arasında
İskender Pala
Kapı Yayınları

on5yirmi5.com Bilal Can - 17.02.2011

,

2355

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 

twitter: @bilalcan1

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin