İki Dirhem Bir Çekirdek - İskender Pala

İki Dirhem Bir Çekirdek - İskender Pala

İki Dirhem Bir Çekirdek - İskender Pala

17.02.2011 - Bilal Can
İki Dirhem Bir Çekirdek - İskender Pala
Bir dilin güzelliği o dile yerleşip o dilin anlamına ve renkliliğine katkıda bulunan deyimleridir. Deyimler halk arasında yerleşmiş, kalıplaşmış cümleler olarak tanımlanıyor. Her ne kadar kalıbı belli olduğuna vurgu yapılsa da deyimlerin gücü göz ardı edilemez. En anlaşılmayan meseleleri bile tek bir deyimle açıklayabiliriz kimi zaman. Bu da bizim ancak ve ancak dilimize aşina olmamızla, kullanacağımız kelime ve deyimlerin yerlice söylenip yazılmasıyla mümkündür.

Türkçede kaç tane deyim vardır gibi bir soru gelebilir aklımıza. Bu soruya cevap olarak ise uzun araştırmalar sonrasında ulaşılabilir ancak. Çünkü deyimlerin bazıları yöresel özellikler de gösterebilir. Belli bir yörede kullanılması onun alanını sınırlasa da anlamını sınırlamayacağı muhakkak. Sayısını bilemediğimiz bu deyimler Türkçeye bir zenginlik olarak atfedilebilir. İskender Pala’da bu eşsiz zenginlik içinde bizler için 211 deyimi derleyip bu deyimlerin anlamları ve hikâyeleri ve işaret ettikleriyle bize güzel bir şekilde sunmuştur. Güzel bir çalışma olup, bizleri bir nevi deyimler sözlüğünün sıkıcılığından kurtarıp daha akıcı ve akılda daha kalıcı bir şekilde sunmuştur. Kendisine yaptığı bu çalışma yüzünden teşekkürlerimizi sunarız.

Kitaptaki deyimler harf sırasına göre düzenlenmiş. Her deyim kısa hikâyesiyle ve anlamıyla değinilmiş. Bu da kitabı zevkli bir okunmaya sürüklüyor ki gerçekten ben de kitabı okurken zevkle okudum. Olayın hikayeciliği başka bir yana kitap iyi bir çalışma olmuş. Bu yüzden de yeri ayrı olan kitaplar arasında sayılabilir.

Abayi yakmak, afyonu patlamak, balta asmak gibi deyimleri başka bir dilde bulmak mümkün değildir. Diğer deyimler gibi tabiî ki. Çünkü Türkçedeki deyimler sadece bu dile yerleşmiş bu dilde anlam ve değer kazanan deyimlerdir. Bizlerin kültürünü ve yaşantısını, kimi zaman acısını kimi zaman hüznünü kimi zamanda sevincini gösterir. Bu yüzden değerlidirler.

Dil bir milletin temel taşlarından biridir. Millet dendiğinde ise bir toprak üzerinde birçok sosyal ve kültürel öğeleri paylaşan insanlar olarak algılanabilir. Dil işte bu sosyal ve kültürel öğeleri birbirine bağlayan birbirine yapıştıran bir yapıştırıcı bir çimento görevi gördüğü için kültür öğesi içinde yeri en önemli olanlardan bir tanesidir. Dile önem verip o dilin inceliklerini bilmek bu dili konuşan tüm insanlar için önemli olmasının yanında gereklidir de.

Bir konu hakkında belirli kelimelerle konuşmak var bir de o konuyu dilin zenginliklerinden faydalanıp deyimler kullanarak konuşmak vardır. Vasat bir dil ile konuşulduğu zaman konuşmanın ”kabak tadı vereceği” gerçeği es geçilemez.

Deyimlerin mecazi anlamı bir birikimin bir edebi durumun örneğidir. İnce ve keskin bir zekanın işaretidir de dersek buna abartmış olmuş sayılmayız. Çünkü deyimler sayfalarca anlatılacak bir olayı veya bir durumu birkaç kelimeyle anlatacak kadar anlamlıdır.

kasım 2009 Bilal Can - 17.02.2011

,

4600

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 

twitter: @bilalcan1

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin