Immanuel Wallerstein Düşüncesine Giriş 1

Immanuel Wallerstein Düşüncesine Giriş 1

Immanuel Wallerstein Düşüncesine Giriş 1

15.03.2011 - Bilal Can
Immanuel Wallerstein Düşüncesine Giriş 1

"Değişim sonsuzdur. Hiçbir şey asla değişmez" Değişimin sonsuzluğu üzerine başlayan bu söz "değişmeyen tek şey değişimin kendisidir" vurgusunu taşımaktadır. İnsanlığın, dünyanın, evrenin bütün her şeyin bir değişime bağlı olduğuna ve bu değişimin yapılar üzerinden şekillendiğini gösterir.

Değişim sosyolojide incelenen temel kavramlardandır. Çünkü sosyoloji; "değişim ve gelişim yasalarını inceleyen" bir bilimdir. Buradaki vurgu önemli ve değerlidir. Değişim gelişimi barındırır mı, ya da daha farklı bir şekilde soracak olursa "her değişim bir gelişim midir?" Bunu sorgulamak lazım. Aklımızın bir yerlerinde kısmi cevapların gezdiği muhakkak. Ama bu kısmi güzellikler geneli anlatmaya yetmediği için eksik ve saf bir değer taşımaz.

İnsanlığın değişim denemelerine ya da tarihine göz atacak olursak ve bunları dönüm noktası olarak -bunu Wallerstein kırılmaları olarak da anlayabiliriz-
1. Cilalı taş devrimi: Tarım devrimi de denilir.
2. Modern dünyanın ortaya çıkışı

Bu zamanları anlamak için öncelikle devrimin kısa bir tarifini bilmek gerekir. Devrim kısaca; "toplum düzenini daha iyileştirmek için yapılan değişiklikler" olarak nitelendirilebilir. Devrim bir anda gerçekleşir, kimi zaman da bir kargaşa ortamında kan dökülerek yapılabilir. Örn. Bakınız Fransız Devrimi.

Cilalı Taş Devrimini iyi okumak için tarih kitapları arasında biraz gezinmek gerekir. Bu dönem ortalama olarak m.ö 8000-5500 yılları arasında taşların özelliklerine göre sınıflandırılan bir dönemdir. Yerleşik hayata geçilen bu dönemde insan toplulukları birbirleriyle etkileşim haline girmiş insanlar tahıl üretimine başlamıştır. Özellikle kurak iklime uygun buğday, arpa gibi tahıl ürünleri tarımı yaygınlaşmıştır.

İnsan topluluklarının bu yeni yaşama iki koldan girmişlerdir. Bazıları evcilleştirdikleri hayvanlardan oluşan sürüleri temel besin kaynağı olarak kullanırken bazıları ise bahçe tarımıyla bu yeni yaşam şekline adapte olmaya çalışmıştır. İşte insanlık tarihinde gerçekleşen bu değişim gelişime neden olduğu için devrim olarak vasıflandırılır.

Modern dünyanın ortaya çıkışı 19. Yüzyıl sosyal bilimciler için merkezi bir yere sahiptir. Modern dünya sistemi 19. Yüzyılda tam olarak şekillense de bunun 4-5 yüzyıllık bir geçmişinin olduğu konusunda ortak bir fikir birliği vardır. Wallerstein Modern Dünya Sistemi olarak isimlendirdiği tezi ve çalışması işte bu konuya vurgu yapar. Bunun için "modern dünyadaki sosyal değişimi sürekli analiz etme iddiasında olan bir çalışmaya arkasındaki soyut arayışın entelektüel güzergâhı ile başlamak uygun olur" demiştir. Bu niyetiyle belki de onu yargılamak lazım. Kolonyalist bir tavırla başlattığı çalışmaları ve Afrika üzerine çalışmaları modern dünya sisteminin anlaşılması konusunda önemlidir.

İşe kendi toplumundaki politik çatışmaların sosyal kökenleriyle ilgilenerek başlayan Wallerstein kendi cümlesiyle tezine başlangıç saydığı evreleri ve sonucu "bu çelişkilerin aldığı biçimleri kavrayarak, toplumun şekillenmesine rasyonel bir sıfat ile katkıda bulunabileceğimi düşünüyordum. Bu beni iki büyük tartışmaya yönlendirdi. Biri hangi derece kadar "bütün tarihin sınıf mücadelesi tarihi olduğu idi." Diğer bir ifadeyle, sınıf, sosyal ve politik alanlardaki süreçlerde yer alan fonksiyonel birim midir? Her ne kadar konu üzerine önyargılarım vardıysa da ben de benden öncekiler gibi, ne bu terimlerin tanımlarının ve ne de aralarındaki ilişkilerin tarifini netleştirmenin öyle kolay olmadığını gördüm."

Devamı Gelecektir...

on5yirmi5.com

Bilal Can - 15.03.2011

,

3089

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 

twitter: @bilalcan1

Yorumlar
  • Ferit Esmer Genc 2011.03.21 22:59

    Aslında Wallerstein sosyolojik görüş açısına bakacak olursak. sosyolojinin Wallerstein'in dediği gibi ilkel zamanlardan bu yana var olduğunu fakat bunu çok zaman sonra bir sosyal bilim dalı olduğunu fark ettik . Sosyoloji,toplumun yapısını,işlevlerini,bu yapı ve işlevlere bağlı olarak meydana gelen değişmeleri ve bunların sonucunda ortaya çıkan toplumsal sorunları bir takım özgün yöntemlerle inceleyerek bunları bazı yasa ve ilkelere bağlayan bir bilim dalı olduğunu öğrenmiş oluyoruz.İnsanın varoluşundan bu yana hayatın her anında sosyolojinin varolduğunu böylece görmüş oluyoruz... Tabi bu sureç S.Simon'nun öğrencisi olan A.coumte'den sonra bir bilim dalı olarak etkisini göstermektedir...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin