İnsanı Okumayı Öğrenmek

İnsanı Okumayı Öğrenmek

İnsanı Okumayı Öğrenmek

22.08.2019 - Uğur Cumaoğlu
İnsanı Okumayı Öğrenmek

‘İnsan’ diye seslenince kimsenin üzerine alınmadığı ilginç zamanlara vardık. Dünyanın ilk gününden beri insan olmanın ne demek olduğu üzerine sayısız tecrübe yaşadık. En büyük meziyetlerin bahşedildiği bir varlık olmak ne demektir, her gün bizzat yaşayıp öğreniyoruz. Ancak bunca tecrübeye rağmen hatada ısrar etmek de sadece insana özgü bir nakıslık olsa gerek. Çünkü akıl sahibi bir varlığın hatada ısrar etmesi ve aynı hatayı durmadan tekrar etmesi de aklı ile ilgili şüpheler doğurur.

Bireysel hataların günaha dönüşmesi, bu günahların toplumsallaşması ve ‘herkes yapıyor’ bahanesiyle perdelenmesi, insanın kendini okumasının noksanlığından kaynaklanmaktadır. Nitekim ‘nefsini bilmeyen Rabb’ini bilemez’ sözü, bize teori ve pratikte ne yapmamız gerektiğini adeta haykırmaktadır. İşte okuma eylemi, insanın sürekli ıskaladığı ve görmezden geldiği kendi varlığına ve başlangıç noktasına da sürekli bir çağrıdır.

‘İnsan, insana aynadır. İnsan kendini insanda tanır. ‘Oku’ ilahi emrinin en önemli dayanak noktası insandır. İnsan, küçük kâinat; kâinat büyük insandır.’ Eserde de geçtiği üzere Sulhi Ceylan’ın İnsanı Okumak adlı eseri, bu zikrettiğimiz muhteşem tespitlerle dolu bir eser. İnsanı okumanın ne demek olduğu, kişinin kendini tanımak, anlamak, anlamlandırmak, kâinattaki konumunu tespit etmek, buna bağlı olarak sarsılmaz bir bilinç ve kimlik inşa etmek için hangi yollardan geçmesi gerektiği üzerine sarsıcı bir çalışma.

Eser, var olmanın ve bu dünyada bir yer işgal etmenin ne demek olduğu ve bunun karşılığını ödeyebilmenin zorunluluğunu anlayabilmek ve anlatabilmek için mutlaka okunmalı. Özellikle insanın temel kodlarında yer alan ve kişinin bir türlü görmek istemediği sırlarını da keşfetmek ve onları geliştirebilmek için güzel bir kılavuz. İnsanı okumanın başlangıç çalışmaları da diyebileceğimiz eser, ‘kendini bilmek’ bölümü ile başlıyor. İkinci bölümde ‘aşk ve sanat’ başlığı altında bu iki değerin insan ile kazandığı anlam inceleniyor. Üçüncü bölümde kadim ve cevaplanması en zor sorulardan biri soruluyor ve ‘insan nedir’ diye sorularak aynı zamanda bölümün başlığını da belirleniyor. Dördüncü bölümde ‘bilginin bilgisi’ başlığı altında bilginin değeri tespit edilmeye çalışılıyor ve faydalı ve faydasız olan bilgi ile malumat birbirinden ayrılıyor. Beşinci bölümde ‘tefekkür ve sorgulama’ başlığı ile insanın en çok kaçtığı ve belki de hiç önemsemediği tefekkür eylemi ve kabiliyeti hak ettiği konuma ulaştırılmaya çalışılıyor. Bununla birlikte sorgulama ile tefekkürün birbirinin muadili olarak görülmesinin sebep olduğu tıkanma da tespit ediliyor. Altıncı ve son bölüm insanın değişmeyen ve reddedilemeyen hakikati ‘ölüm’ üzerine yoğunlaşıyor ve ölmeden önce ölmenin önemi bir kez daha vurgulanıyor.

İnsanı Okumak adlı eser, modern dünyanın insanın idrak veya algılama becerisi üzerinde yapmış olduğu tahribat ile birlikte, insanın görmek istemediği hakikatini tekrar tekrar hatırlatarak önemli bir ödev üstleniyor ve bu ödevin herkese ait olduğunu, bu nisyanı birlikte aşmanın insanın kendi hakikatine uyanması ile olabileceğini defaatle anlatıyor. Çünkü insan sırlarına kulak tıkadığında sorunların da en büyüğü olan bir varlık.

Ceylan’ın bu eseri, birçok farklı eğitim kademesi ve özellikle üniversite eğitimi alan öğrenciler için mutlaka okunması gereken bir eser. Elbette kendini keşfetmek ve tanımak isteyen her birey için son derece faydalı olacak bir kitap.

İnsanı Okumak

Sulhi Ceylan

Mostar Yayınları

İstanbul 2018

171 Sayfa

Uğur Cumaoğlu - 22.08.2019

,

438

Uğur Cumaoğlu Hakkında

Uğur Cumaoğlu
Yorumlar
  • Fatih 2019.08.22 13:42

    Sulhi Ceylan ın Mektubat'ini nihayet nette gördük. Istedigin zaman istediğin yerden aç oku.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin