İnsanın Felsefesi

İnsanın Felsefesi

İnsanın Felsefesi

23.08.2019 - Serdar Kocabaş
İnsanın Felsefesi

Var olmak, aslında bir anlamın peşinde kendini kaybetmek demektir. Çünkü varlığın bilincinde olmak insana “Ben kimim, neden buradayım?” sorularını sordurtur. Böylece arayış başlamış olur.

“İnsan nedir?” sorusu önemine binaen filozofların hep gündeminde olmuş ve düşüncenin konusu haline gelmiştir. Her filozof kendi usulü çerçevesinde vardığı sonuçları açıklamış ama hiçbir zaman bu açıklamalar yeterli olmamıştır. Zaman ilerledikçe de bu açıklamalara yenileri eklenmiş ve böylece “İnsan felsefesi” diyebileceğimiz alan ortaya çıkmıştır.

Prof. Dr. Kadir Canatan, yazdığı “İnsan Felsefesi” kitabına “İnsan nedir?” sorusunun pozitivist bir soru olduğu çıkarımıyla başlıyor. Çünkü bu soru insanı nesneleştirmektedir. Nesneleştirmek ise şeyleştirmek demektir. İnsan ise nesneleştirildiği ana bir ruhu olduğunu unutur ve kendini maddeden ibaret görmeye başlar. İşte bu durum bir monolog ilişkisidir ki araştırmacı (insan) araştırılanı (insanı) sorgulamaktadır. Bu sebeple yazar “İnsan nedir?” sorusunun yerine “İnsan kimdir?” sorusunu öneriyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “İnsan hakkında sorulması gereken doğru soru, “İnsan kimdir?” sorusudur. İnsanın insanı anlaması ve araştırması özneler arası bir ilişkidir. Araştırıcı özne olduğu gibi konu olan insan da öznedir. Özneler arası ilişki bir diyalog ilişkisidir. Diyalog sadece iki taraf arasındaki bir konuşma değil, iki tarafın birbirini daha işin başında eşit temelde kabul etmesi ve tanıması eylemidir.”

Bu tespitten sonra insan felsefesinin konu ve problemlerini anlatan Kadir Canatan, daha sonra sırasıyla Doğu, Batı ve İslam felsefesindeki insanın yerini açıklıyor.

İnsan felsefesi tarihine kısa ama vurucu bir bakış atan yazar en son ise “İnsan Felsefemiz: Temel Fikirler ve İlkeler” başlığı altında geleneğimize yaslanarak insan anlayışını maddeler halinde ortaya koyuyor. İlk maddede insanın kökenine ilişkin soru cevaplanıyor. Materyalist felsefe, insanı madde ile açıklarken, idealist felsefe ise insanı “semanın çocuğu” olarak görür. Buradaki sorun ise materyalizmin tersine insanın sadece göksel bir varlık olarak görülmesidir. Bu görüşler karşısında ise yazar, bizim felsefemizde insan Yaratıcının elinden çıkmış ve onun yaratıp biçimlendirdiği bir varlıktır diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Ona kendi ruhundan üflediği için ilahi akisleri ruhunda ve varlık yapısında taşıyan bir varlıktır. Ancak yaratılış malzemesi toprak, su ve çamur olan insan, maddi ve dünyevi bir boyuta sahiptir. Dolayısıyla insan yaratılış ve köken itibariyle çift gerçeklik olarak karşımıza çıkar. Malzemesi bakımından dünyadandır ama ona Tanrı eli değdiği ve ruhundan üflendiği için semadandır.”

Kitabın bu son bölümünde insanın; varlık mertebesindeki konumu, imkân ve potansiyelleri, gelişme durumu, bilgilenme problemi, kimliği, iş bölümü sorunu, üstünlük meselesi, halife oluşu, yeryüzündeki konumu, tarih ve kültür karşısındaki yeri, ruh ve bedenden yaratılmasının sonuçları, eğitilme ihtiyacı ve akıbeti gibi son derece önemli konular maddeler halinde açıklanıyor. Bu son bölüm sayesinde kitap bir insan felsefesi tarihi olmaktan çıkıp günümüz okurlarına bir cevap sunmuş da oluyor.

İnsan felsefesine merak duyanlar için Kadir Canatan’ın “İnsan Felsefesi” adlı çalışması iyi bir iyi bir giriş kitabı hüviyetindedir.

İnsan Felsefesi

Kadir Canatan

Beyan Yayınları

128 Sayfa

Serdar Kocabaş - 23.08.2019

,

282

Serdar Kocabaş Hakkında

Serdar Kocabaş

kendi halinde bir halsiz.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin