iP ROMANINA KARŞI TEYAKKUZ

iP ROMANINA KARŞI TEYAKKUZ

iP ROMANINA KARŞI TEYAKKUZ

07.11.2017 - Ethem Erdoğan
iP ROMANINA KARŞI TEYAKKUZ

Türk diline katkı anlamında yazılan her metin değerlidir. Bahse konu metin bir de sanat ve edebiyat dünyasında, hatta kendi türü olan metinlerde bir değişim ve dönüşüm için hareket ettirme güç ve kabiliyetine sahipse, bu metin hem edebiyat dünyasında hem de okurda karşılık bulacaktır. Bu karşılık bazen başka bir yazarda hareket olarak da görülebilecektir. Başka yazar üzerinden oluşan hareket taklit anlamında olmasa bile başlangıç fikri olarak çok değerlidir.

Bahse konu dibace Hasan Aktaş imzalı İP romanına dair bir girişi imlemek içindir. “Bütün romanların ve hikâyelerin amacı kim olduğumuzu bilmektir, edebiyatın önemli bir konuma sahip olmasının nedeni, sadece doğanın ve insanlar âleminin ayrıntılarını tek tek açıklamasında ve keşfetmesinde değil, insanları hep yeni baştan keşfetmesidir” (Heinrich Mann). Bu anlamda Hasan Aktaş imzalı İP romanının kendi yapısı ve özgül ağırlığı dışına taşan bir görev icra edeceğini düşünüyorum. Okura ve edebiyat dünyasına ulaştıkça hali hazırdaki anlatı birikimi açısından büyük katkı sunmasını beklediğim bir eser. Bu beklentime sebep olan iki hususu açıklamadan evvel; anlatı birikiminin bi hakkın kullanıldığını teslim etmeliyim. Anlatının dört temel unsurunu çepeçevre kuşatan bir örgü ile karşı karşıyayız. La teşbih ve la temsil fehvasıdır; örgünün kuşatmasını dünyayı saran atmosfer gibi görmem gerekti.

Hali hazırdaki anlatı birikimi açısından büyük katkı sunmasını beklediğim bir eser, derken öncelikli olarak kurgusu üzerinden devşirilebilecek faydalardan bahis açmak gerekiyor. Yazar kendi öz yaşantısından kotardığı gerçeklerden yola çıkarak, akademi dünyasında yaşanan kişiliksizliklere, sosyal hayattaki çözülmelerden hodkâmlığa uzanan bir dünyanın resmini çizmiş. Bunu yaparken de çift anlatıcı kullanmış. (Bay H… ve yazar.) Fantastik denebilecek bir kurgu. İkinci olarak da dil meselesinden bahsetmem gerekiyor. Yazar dilin taşıyıcılığının farkında olarak müthiş bir işçilik çıkarmış. Deyim ve ikilemelerde zenginleşmiş / genişlemiş kullanımlar oluşturmuş.

Yaşayan Türkçe kavramına örnek gösterebileceğimiz bir metin / anlatı ile karşımızda duruyor kitap. Türkçenin yeni kullanım imkanlarını görmesi / göstermesi bakımından alan açan İP romanı ilgili herkesin okuması ve incelemesi gereken bir roman.

Sanatın her türünün yeniden icat edildiği ya da en azından bu iddianın sürekli canlı tutulduğu zamanlardayız. İşin doğrusu ve tuhafı bu yeniden icat meselesi maalesef romanın, Batıcı edebiyat tarzının tarihi kadar eski. Tanzimat ve sonrası ortaya çıkan her edebi algılama biçimi kendi anlayışını yeni ilan etmiş. Ancak söylenmesi gereken şeylerden biri, her metin yerleşik düzene / edebiyata katkı sağlarken saldırı da yapar. Hiçbir edebi metin nesne-mefhum değildir. Akışkan ve canlı bir yaşam formudur. İp romanı bu anlamda kendini anlatmakla kalmayan ve yerleşik algı biçimlerine meydan okuyan bir roman. Roman kapaktan başlayarak adeta bir savaş ilanı. Bu anlamda diğer roman ve yazarlar da sanırım siper almak durumunda.

Bu cümleden olmak üzere yazarın hayatının da edebi eser kadar değerli olduğu, bilinme zorunluluğuna değinmek gerekir. Bu gerekliliğin temel sebeplerinden biri, eseri anlamak için yazarın hayatına bakmak zorunluluğudur. Yazarın zihninde depolanan ve sürekli kaydedilen bilgi. Bu birikimin yaşantılar, özlemler hayaller ve üzünçlerden mürekkep içeriği. Daha sonra zihinde işlenen bu veriler depolandığı yerden çıkarak, romanda kullanılır. Yazarın beslendiği acılar ve mutluklar kadar edebi iklimi de bize eseri anlamada ışık tutacaktır. 28 Şubat’ın soğuk ve karanlık yüzünden artakalanla boğuşan bir yazardan söz ediyoruz. Akademi dünyasına kendi zagonunu kabul ettirmeye çalışan, karşılığında ise yok sayılma, ötekileştirme ve itibarsızlaştırma ameliyelerine maruz kalan bir yazar. Ancak bunların hiçbiri, yazarı; içinde bulunduğu akademyanın en çalışkan ve üretken kalemi olmaktan alıkoyamamış.

İp

Hasan AKTAŞ

Yort Savul Yayınları

Ethem Erdoğan - 07.11.2017

,

374

Ethem Erdoğan Hakkında

Ethem Erdoğan

Kütahya doğumlu. 1995 yılında Alkım edebiyat dergisini bir grup arkadaşıyla beraber çıkardı. Yazı ve şiirlerini Alkım, Kırağı, İpek Dili, Edebiyat Ortamı, Hece ve Yediiklim edebiyat dergilerinde yayınladı.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin