İskilipli Atıf Hoca - Mehmet Sılay

Ferit Genç | Biyografi | Okunma: 467 | 07.03.11

İskilipli Atıf Hoca, Akkoyunlu aşiretinden ve İmamoğulları denilen aileden Mehmed Ali Ağa'nın oğlu olup 1875 yılında Çorum’un İskilip kazasının Toyhane köyünde dünyaya gelmiştir. Annesi Mekke-i Mükerreme'den göç etmiş Benî Hattap aşiretinden, Arap dedenin torunlarından Nazlı hanımdır. Altı aylıkken öksüz kalan Mehmed Atıf, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in kaderini yaşayıp onun gibi dedesi Hasan Kethüda efendinin himayesinde yetişmiştir. Ayşe Melahat adında bir kızı ve Semih adında da evlatlık aldığı bir oğlu vardır.

Atıf Hoca gibi ilim ile uğraşan âlimlerin; Osmanlı saltanatının yıkılıp yerine yeni bir sistemin kurulduğu yıllarda türlü zülüm ve baskılara maruz kaldığını görmekteyiz. Gerek Bediüzzaman Said Nursî gerekse İskilipli Atıf Hoca yeni sistemin her zaman fikirleri ile karşısında duran; davası uğruna ölümü gözealabilen kahraman şahsiyetlerdir.

1920 yıllarında İslam ilmi için ansiklopedi hazırlamaya başlamış ancak günümüzde cahil ve yobaz olarak hakaret edilen; dönemin çok az yetişmiş âlimlerinden biri olan Atıf Hoca, toplumsal ihtiyaçlara duyarlı bir şahsiyettir. Nitekim kendisinin, şapka devriminden önce yazdığı şapka takma konulu bir kitap bahanesiyle; Türkiye’nin her tarafında meydana gelen şapka direnişinden dolayı halkı kışkırtmak iddiasıyla idam edildiğini bilmeyen yok gibi sanırım.

Türkiye devletinin yeni kurulduğu yıllarda, Avrupa’dan taklit edilen inkılâpların sonucu, sorumlu tutulan bir âlimdir. 25 Kasım 1925’te çıkan "Şaka Giyilmesi Kanunu" yüzünden ülke içinde bir kargaşa ortamı oluşmuştur. Şapka kanunundan 18 ay önce yayın hakkı izinlerini alarak "Frenk Mukalletliği ve Şapka" adlı eserini kaleme almıştır. Kitap, konusu itibari ile "batı taklitçiliği"ni ele almaktadır. Genel olarak, özenti ile başlayan ve bir mağlubiyet ideolojisi olan Avrupa taklitçiliğini eleştiren bir eser hüviyetindedir. Bilinçsizce Avrupalıları taklit edildiğini yazmaktadır. Kuran-ı Kerim de geçen bir ayette olduğu gibi "Bir millete benzemeye çalışan onlardandır"görüşünü benimseyen kitap, devrin büyük âlimlerinden olan Bediüzzaman Said Nursî’nin de desteğini almıştır.

Tarih hayat kaynağıdır…

Zamanında Atıf Hoca başta olmak üzere binlerce kişinin bir şapka yüzünden öldürülmesi ve zülüm görmeleri sadece tarihin tozlu sayfalarında yer edinmiştir. Nitekim hala yürürlülükte olarak gözüken ve tüm ülkede takılması zorunlu olan şapkanın, günümüzde önemini kaybetmesi, bizlere sadece geçmişte davaları yüzünden tarihin tozlu sayfalarına yazılan anıları bırakmaktadır.

Kitapta gözüme ilişen önemli bir bilgilerden bir kaçı şöyledir

Rivayete göre Japon büyükelçisi Baron Uşida kendisini ziyaret ettiğinde Atıf Hoca’ya şöyle söylemiş: “Sizin gibi birkaç hoca daha olsaydı, İslamiyet bütün doğuyu, bu arada Japonya’yı da fethederdi.”

Necip Fazıl Kısakurek'in yazdığı ve bir dönem yasaklanan "Son Devrin Din Mazlumları" kitabında konu edilmiş kişidir. Sol'un belki de sonunu getiren olaya kurban gitmiştir.

Yine diğer bir rivayete göre Necip Fazıl Kısakürek’in; "Son devrin din Mazlumları" isimi kitabında İstiklal mahkemesinde yargılanan İskilipli Atıf Hoca ile İstiklal Mahkemesi hâkimi Kılıç Ali ile arasında şöyle bir konuşma geçtiğini söylemektedir:

Kel Ali bir ara büyük bir hışımla Hoca’ya dönerek:
- "Sen şapka aleyhinde bulunmuşsun!" dedi
Hoca sakin ve vakur bir tavırla:
- "Evet efendim, Şapka kanunu çıkmadan "2" sene evvel şapkanın bir Müslüman kisvesi olmadığına dair bir risale yazmıştım." dedi.
Kel Ali:
- "Şimdi ne yapıyorsun?" dedi
Hoca:
"Kanunlara itaat ediyorum" diye cevap verdi. Bunun üzerine Kel Ali yine hiddetle bağırarak:
- "Sen bilmiyor musun ki; şapka da bir bezdir, fes de bezdir, sarık da bezdir?" deyince; Hoca yine aynı sükûnetle:
"Evet biliyorum" dedi." Ancak Heyeti Hâkiminin arkasındaki bayrak da bezdir. Lütfen o bayrağı kaldırınız da yerine İngiliz bayrağı asınız" karşılığını verdi.
Kel Ali pek hiddetlenmişti:
- "Ne diyorsun?" diye bağırdı. Hoca:
- "Efendim şapka bir alamettir. Oysaki benim de sizin de giydiğimiz ceket, pantolon ve palto bir adettir. Adet ile alamet arasındaki farkı göstermek için o risaleyi yazmıştım" dedi.

İskilipli Atıf Hoca, İstiklal Mahkemesi tarafından 4 Şubat 1926 yılında yani 75 yıl önce idam edilerek hayata gözlerini yummuştur.

Eserleri;
1. Mîrâtü'l İslâm
2. İslâm Yolu
3. İslâm Çığırı
4. Dîn-i İslâm’da Men-i Müskirât
5. Nazar-ı Şeriatta Kuvve-i Berriye ve Bahriyye
6. Tesettür-ü Şer’î
7. Muâyenetü't Talebe
8. Medeniyyet-i Şer’iyye
9. Frenk Mukallitliği ve Şapka


Ölümünün ardından son yıllarda gündemde sürekli yer edinen Atıf Hoca'nın hayatı Mehmet Sılay tarafından kaleme alınmıştır. Eserde Atıf Hoca’nın yaşamını tüm ayrıntılarıyla ele almıştır. Eserde Atıf Hocanın yaşamının yanında Türkiye’nin şapka kanunu ile başlayan olayları teker teker ele almaktadır. Atıf hocanın "Frenk Mukalletliği ve Şapka" adlı eserinin tercümesi de kitapta yer edinmiştir.

Atıf Hoca'nın yıllarca mezarının nerde olduğunu bilinmiyordu; yazar bunu araştırıp 10 yıl süren bir çalışma süresi sonucunda mezarının yerini yeniden tesbit edilmesine vesile olmuştur. Gündemde şimdi de mezarının üstüne bir türbe yapılması projesi bulunmaktadır.

Eserin diğer bir konusunda ise gündemde yer edinen Atıf Hoca için yazılan yazılara ulaşabiliyoruz.

Bazı biyografileri okuyunca sıkılmamak elde değildir, yalnız okunan bir biyografi tarihi olayları içerince okuyucunun merak duygusunu gittikçe artırmaktadır. Nitekim hep hayatını merak ettiğim İskilipli Atıf Hoca'nın biyografini okumaktan, kendisinin yaşadığı hayatı tarih ile birlikte okumaktan ayrı bir zevk aldım diyebilirim. Filme uyarlanan hayatı takdire şayandır. Büyük Âlimlerden biri olan Atıf Hoca'nın hayatını okunmasını herkese tavsiye ederim.

İskilipli Atıf Hoca
Mehmet SILAY
Düşün Yayıncılık
380 Sayfa


89 yılında temmuz ayında dünyaya geldi. Bitlis doğumlu. Sosyoloji öğrencisi. 43 numaralı ayakkabısıyla 43 plakalı Kütahya sokaklarını arşınlayıp parmak uçlarıyla üşütür dünyayı. Soğuk espirilerin en hayır kısmında sağanak yağmurun ıslaklığıyla dokunur kancık bir klavyeye.

Neden hayallerinizi sürekli erteliyorsunuz diye iddalı düşünceleri sağlam bir temele oturduğunda ve iyi bir sigara içicisi durumuna geldiğinde ciğerlerinden bir himalaya fışkırtmaya çalışacak.

Ferit Genç İsmine Kayıtlı 46 Yazı Bulunmakdadır.


Ferit Genç İsmine Kayıtlı 46 Yazı Bulunmakdadır.

Beyaz Gemi - Cengiz Aytmatov
Gençlere Sesleniş - İsmail Öz
Hükümdar - Machiavelli
En Uzun Gece - Ahmet Altan
Siyaset spor sermaye imparatorluğu - İsmet Orhan
Ceviz Sandıkları ve Para Kasaları - Ali Ayçil
Şayenler: Kızılderili Bir Kabilenin Öyküsü
Uçurtmayı Vurmasınlar - Feride Çiçekoğlu
Kış Bahçesi - Güray Süngü
İhtiyarın Vefatı - Polat Onat
Henüz Vakit Varken Gülüm - Nazım Hikmet Ran
Her Şey Seninle Başlar - Mümin Sekman
Delal - Gülseren Günana
Meşruluğun Toplumsal Gerçekliği - Ejder Okumuş
Bir Gün - David Nicholls
Yılan Yastığı/Balgifa Mar - Murathan Mungan
Ben Bunları Yazarken Sen Yine Uyuyordun - Bedirhan Gökçe
Toplumsal Çöküş Teorileri - Ejder Okumuş
Söyle Sen Aşk Mısın? - Behçet Yani
Filistin Şiirleri Antolojisi - Nurettin Durman
Sessiz Harfler - Ceyhun Yılmaz
Sevdiğim İkinci Kadınsın Sen - Ceyhun Yılmaz
Deccal Sahte İsa - F. Nietzsche
İskilipli Atıf Hoca - Mehmet Sılay
Değişen Ortadoğu'da Kürtler - Altan Tan
Ben Hep Terk Edip Giden Kadınları Sevdim
Hayvan Çiftliği - George Orwell
Yolculuklardaki Dost : Kitaplar
Açılım Politikaları, Kemalizm ve Müslümanlar - Hamza Türkmen
Siyah Zamanlar - Behçet Yani
Edebiyat Hayat Memat - Cevat Akkanat
İskilipli Atıf Hoca - Mehmet Sılay
Keşke Yine Kar Yağsa - Murat Taş
Tarihsel Hesaplaşma ve Sosyalizmin Yeni Stratejisi - Gazi Eke
Bu Ülke - Cemil Meriç
Girdap - Süleyman Bozdoğan
Sokrates'in İsyanı - H. Fuat Beşik
Başka - Kahraman Tazeoğlu
Çırpınan Yürek - Seyfettin Karamızrak
Cengiz Han - M. Turhan Tan
Savaşlar Kararında - Ünsal Ünlü
Yüreğim Seni Çok Sevdi - Canan Tan
Hergün Hüzün - Christy Brown
Kadın Avcısı - M. Turhan Tan
Üç Ay Yatakta - M. Turhan Tan
Sakla Yamalarını Kalbim - Yılmaz Odabaşı