İslâm Felsefe Kıyısından Geçerken: Stoacılık

İslâm Felsefe Kıyısından Geçerken: Stoacılık

İslâm Felsefe Kıyısından Geçerken: Stoacılık

27.01.2021 - Yunus Özdemir
İslâm Felsefe Kıyısından Geçerken: Stoacılık

Ürdünlü Fehmi Jadaane, Prof unvanıyla Kuveyt, Fransa ve Ürdün’de felsefe derslerini verdi. Müslüman kelamcıları ve filozofları dönemin şartları çerçevesinde etkilendikleri ekolleri ele alarak “Stoacılığın İslâm Düşüncesi Üzerindeki Etkisi” adıyla geniş bir çalışma sunar. Beş bölümle tamamlanan kitap; “Stoacılık ve İslâm”, “Aktarım Sorunu”, “Mantık”, “Fizik” ve “Ahlâk” başlıkları barındırır. Anlaşıldığı gibi felsefe ve kelâm ilimlerinin ilgili olduğu farklı konularda ele alınmış. Böylece kitabın, konu sınırlarını genişlettiğini görmekteyiz.

İlk Müslümanların zihin dünyalarında oluşan ve sistemleşen tüm kavramların algılayış biçimlerinin konusuna “İslâm Felsefesi” diyebiliriz. Müslümanların idrak ve anlam kavrayışları “Kur'an, Hâdis ve Sünnet”le başladı, bunun yanında kültürel birikimleri de etkili oldu. İslâm felsefesinin sistemleşmesi eğitim hayatında çalışmalar yapılmasıyla oldu. Bu durumdan önce sistemleşen Yunan felsefesindeki bilgilerin yaygınlığı, dönemin felsefî düşünce ve bilgileri ile harmanlanarak Roma ve Pers yorumlarıyla devam etmiş ve bu durum dokuzuncu yüzyıla kadar sürüp Müslüman okullarda öğretilmesini sağlamıştır.

Bağdat, Antakya, İskenderiye gibi yerlerde açılan okullarda basta Aristotelesçilik ve Plantonculuk görüşleri etkili oldu. Bu görüşlerin yanında Kıbrıslı Zenon'un kurduğu “Stoacılık” ekolü de etkili olmuştur. Fehmi Jadaane, Stoa Felsefesinin “İslâm Düşüncesi” sınırlarına girdiğinde nasıl bir etkileşim ortaya çıktığını anlatır.

Müslüman kültür çevrelerinde Stoa etkilerini konu edinen Jadaane, İslâm düşüncesinin ontolojik sahadaki duruşuna karşılık stoa öğretisinin yaklaşımını ele almakla, kitaba başlıyor. Stoacılığın ontolojik bakış açısını İslâm düşüncesinin karşılıklı etkilerini üç alt başlıkla ele alır:

  • Materyalizm: İslâm, materyalist anlayışı hatalı görür ve reddeder. Stoacılar ise maddenin tek gerçeklik ve tek töz olduklarını, Tanrı’nın da maddenin yalnızca bir biçimi olduğunu söylerler.
  • Tanrı: İslâm ve Stoa bu konuda hiç bir şekilde benzemez. Stoacılık, Tanrı dünyayla özdeş, maddeye ruh veren ölümsüzlüklerin en görkemlisi, her şeyi yasayan uygun yöneten “Büyük Üstat” diye tanımlarlar.
  • Kader: Stoa, her hareketin içinde bir uyum olduğunu vurgular. Gerçekleşen her şey kendisini belirleyen nedenlerin sonucu olduğunu söylerler. Kendiliğinden veya nedensiz gerçekleşen hiç bir şey yoktur. İslâm kader anlayışıyla bazı yönleri yakın olduğunu, yazar söyler.

Jadaane, ilk bölümde İslâm ile Stoa'nın felsefe temellerinden ontolojik yönlerinde ki farklı ve benzer yönlerine değindi.

“Aktarım Sorunu” ikinci bölümünde ise bir geçiş ve etkileşim sürecinden bahseder. Yani Stoacılık düşüncelerinin hangi yollarla İslâm dünyasına ulaşabildiğini tespit etmeye çalışılır. Bu tespitlerden biri Stoa düşüncesini savunan Hristiyanların Müslümanlarla girdikleri tartışmalar sayesinde öğrendiklerini, söyler. Jadaane, “yaygın etkileşim yolu” ile “bilimsel etkileşim yolu” iki ifadeyle Arap dünyasının Yunan bilgeliğine bu iki yolla kavuştuğunu söyler.

  • Yaygın Etkileşim Yolu: Müslümanların fethettiği topraklarda yaşayan halkın canlı geleneklerinin sürdürmesiyle olmuştur. Canlı bir entelektüel merkez olan İskenderiye, Sicilya da yaşayan insanların İslamlaşma ve Araplaşma ile etkileşimle aktarma oldu. Hâl ve şartların dayattığı dinsel ve dilsel değişimler, Antik bir uygarlığın ifade, düşünce, örf, adet ve alışkanlıklarını aniden ve tamamen yok etmemiştir. Bu da iki kültürün birbiriyle bir direnç sağlamıştır.
  • Bilimsel Etkileşim Yolu: Bilimsel analizler sonucunda bilimsel verilerin; dönemin medreselerinde Yunan kitaplarında stoa öğretisinin çevrilmesiyle olmuştur.

Bu ikinci bölümde Stoacılık hakkında Müslüman düşünürlerin etkileşim halinde olduğu konular ele alındı. Stoacılık hakkında yazılan reddiyelerin yanında faydalandıkları hususlar neler olduğu ayrıntılı verirler sundu.

Jadaane, “Mantık” hakkında bölümü Aristotelesçi Mantık ile Stoacılık Mantığın net ayrılmış konuları yanında ayrılmamış konuların da olduğunu, söyler. Bu başlıkta Müslüman filozofların mantık ilmi hakkında çalışmalar yaparken stoa mantığının etkilerini anlatıyor.

Jadaane, mantık başlığında İslâm felsefesinde mantığın konumu hakkında analizlerde bulunur. Buna göre felsefe, mantık ilminde üç kısma ayrılır:

  • Meşşai’ye göre Mantık felsefeye giriş ve onun bir aracıdır.
  • Stoacılığa göre Mantık felsefenin bir bölümüdür.
  • Yeni-Platoncu’ya göre ise Mantık felsefenin hem bir aracı hem de bir bölümüdür.

Stoacı Mantık, Müslümanlarda mantığın kuruluşu ve gelişimi konusunda katkıda bulunmuştur. Ancak Aristotelesçi mantık daha baskın olmuştur. Bu iki ekolün mantık konusunda Müslüman dünyasında birbirine bileşen veya rakibi olmamıştır.

Kitabın Fizik hakkındaki bölümünde cismani nefs, cismani Tanrı ve yaratılmış gibi kavramları alt başlık olarak sunar. Stoacılığın fizik öğretisinin temel ve karakteristik bir özelliği de materyalizmdir. Cisimlerin tek gerçeklik ve tek töz olduğunu kabul ederler. Var olan her şey cisimdir, fikrini savunurlar.

İslâm felsefesinin gelişiminde Yunan felsefe geleneği olan Aristoteles, Platon yanında Stoacılık da etkili olmuştur. Kindî, Fârâbî, İhvah-ı Safa ve İbn Sînâ gibi en tanınmış İslâm filozoflarının eserlerinde titiz bir çalışmayla stoa felsefesinin izlerine rastlamak mümkündür.

Stoacılık, doğaya uyumla yaşamayı destekler. Bu da mutluluğu getireceği iddiasını öne sürerler. Bununla beraber dürüstlük, ölçülülük, bilgelik ve adalet gibi erdemli değerleri desteklemişlerdir. İslâm felsefesi ise yaptığı fetihlerle bu değerleri destekleyen ulema ve filozoflardan tartışmalar ve münazaralarla gördükleriyle etkilenmişlerdir. Böylece Stoa ile İslâm felsefesinin bir etkileşimi oluşmuştur. Fehmi Jadaane’in “Stoacılığın İslâm Düşüncesi Üzerindeki Etkisi” kitabıyla bu konunun anlaşılırlığına destek olacağını düşünüyorum.

Fehmi Jadaane, Stoacılığın İslâm Düşüncesi Üzerindeki Etkisi, Çev. Ece Ergin, Albaraka Yayınları, 1. Baskı, Kasım 2020

Yunus Özdemir - 27.01.2021

,

3781

Yunus Özdemir Hakkında

Yunus Özdemir

1992, Ağrı Taşlıçay Balık Göl doğumlu. İlkokul ve liseyi Ağrı'da tamamladı. Tarih lisans mezunu.
Tarih alanında İslam Bilim Tarihi, alan dışı Nörobilim ve İslam İktisat Düşüncesi konularında birikim yapmakta.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin