Kamburuma Kaç Sebep

Kamburuma Kaç Sebep

Kamburuma Kaç Sebep

02.12.2020 - Sueda Kurt
Kamburuma Kaç Sebep

Recep Kayalı, 1992 doğumlu genç bir yazar. Kendisini Heceöykü, İzdiham, Mahalle Mektebi gibi önemli edebi dergilerden tanımaktayız. Kamburuma Üç Sebep; 2020 Ekim çıkışlı yeni bir kitap. Bilge Kültür Sanat yayınlarından çıkan bu kitap, yazarın; “Dip”, “Taşın Dediği”nden sonra üçüncü kitabıdır. Kitap sekiz öyküden oluşmaktadır.

“Kamburuma Üç Sebep”, kitaba ismini de veren ilk öyküdür. Kayalı’nın öyküleri, genel öykü başlığından sonra alt başlıklarla birbirini takip eden uzun öykü diye tarif edebileceğimiz biçimdedir. Öyküleri’nde özgün olarak bulduğum şey, masalsı, efsanevi ve geçmişe ait hikâyeleri öykü formatına güncellemesidir. Bu geçişi yaparken, kullandığı dil samimi ve son derece sade. Öykü konuları ise sade ve sıradan denilebilecek hayatların zorluğudur. Bu bazen hasta bir çocuğa sahip olmanın zorluğu iken bazen de doğuştan kusurlu bir babadır. Baba demişken, Kayalı’nın öykülerinde baba- evlat ilişkisinin, öykü konularında hassasiyet ve kasıtla seçildiğini düşünüyorum. Yazarın gözlemindeki babaların bir kısmı, hayatın yoğunluğu ve yorgunluğunda varlığını kanıtlayamamış ve yok sayılmış kişilerdir. Bu kişilerin kendi ile savaşları şüphesiz çocuklarına da sirayet etmektedir. Örneğin, “Persona Non Grata” öyküsünde net bir girişle baba tarifi başlar. “Babamın içindeki hayvanı düşünüyordum. Kesinlikle kuş değil. Çünkü hiçbir kuş beşinci kattan atladığında çakılmaz yere.” Babanın intiharının etkisi çocuk üzerinde hayatı boyunca devam eder. Nihayet bu varlığının bilinme sorunsalı, büyüdükçe kendini de kuşatacak bu sayede babasını anlayacaktır. Öyküleri farklı isimlerle dahi olsa birbirinin alternatifi cevaplar içeren bir bütüne benzemektedir.

Hayatla mücadelesinde sıkılan ve terk eden bir babayı işlediği “Önce Dağlar Kar Tutar” öyküsünde yine baba- evlat ilişkisi işlenmektedir. “O çocuk nasıl da tamamlanmıştı. Devam edebilmesi için ihtiyaç duydukları yanında olan bir adama dönüşmüş.” Bir evlada yeten baba, diğerini terk etmiştir. Bu kusurlu babalar, “Kamburuma Üç Sebep”te doğuştan kusurlu muhteşem bir babaya dönüşür ve bizlere gerçek kusurun ne olduğu düşündürür.

“Gökte Uçan Hüma Kuşu”nun kitapta en etkilendiğim öykü olduğunu söylemeliyim. Aslında insan, iyi ve kötüyü içinde barındırdığı için yalnız iyi olan karakterlerde değil, kötü davranışı sergileyen kahramanların tavırlarında da bazen bulur kendini. “Evde işler yolunda gitmiyordu. İpek düzelmişti ama Sıla ile aramızda kurduğumuz o ilişkiye dâhil olamadığından olsa gerek kendini yabancı gibi hissediyordu. Ağır bir süreçten çıkmıştı. Kendine, Sıla’ya yaptıklarından dolayı utanıyor ve sanırım hâlâ Allah’a kızıyordu.” İpek’in her şeyi terk etmesi, kendine kolay ve mutlu bir hayatı seçmesi, babayı çocuğuna sahiplik eden fedakar bir tiplemeye dönüştürür.

Kitabı bir bütün olarak değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Öykülerde evirilen karakterler, bazen fedakârlık yaparak hayata tutunabilirken bazen de dayanamayıp vazgeçer. “Kamburuma Üç Sebep”, hayat koşturmasında bana ferahlık veren, güzellikleri hatırlatan bir kitap oldu. Öykülerde seçilen kahramanlar, hayatın içinden tipler. Bu durum, öykünün gerçekliğini ve etkisini artırmaktadır. Genelde ruhsal bunalımlarla dolu, kasvetli, kapalı bir anlatımdansa net sonuçlar ve açıklık tercih edilmiştir. Bu tavır, okuru yormadan sürükleyen bir etki uyandırsa da biraz tekdüzelik ve dikkatin köreldiği bir yan etkiye de yol açmakta. “Gökte Uçan Hüma Kuşu”, “Persona Non Grata” gibi öykülerinde gördüğümüz şiirsellik öykülerine ahenk vermekte ve anlatımı güçlendirmektedir. Yazarın öykü dilinin genel olarak samimi olduğunu düşünüyorum. Bu genç kuşak için önemli bir tavır olarak değerlendirilebilir fakat bazı cümlelerde kullanılan argo kelimeler, akışın sakinliğini ayartan zorlama bir etki oluşturdu üzerimde.

Son zamanlarda öykü türüne artan ilgi sevindirici ve bir o kadar da beğeni eşiğini yükselten bir durum ortaya koymuştur. Üçüncü kitap ile tarzını belirginleştiren Kayalı; baba- evlat ilişkisi üzerine yazdığı öyküleri farklı ilişki türlerinde de denemeli diye düşünüyorum. Çünkü duygusal gözlem ve kurguları oldukça etkili.

Kamburuma Üç Sebep

Recep Kayalı

Bilge Kültür Sanat Yayınları

Sueda Kurt - 02.12.2020

,

1728

Sueda Kurt Hakkında

Sueda Kurt

Fehminaz Sueda KURT. 1993 doğumlu. Mimarlık yapmakta. Yazarken ve çizerken yıllardır ne olduğunu bilmediği bir duygu ile hırpalanmakta. Bunun cevabını bulamayacak olsa da yazarak o şeyi aramakta.

Yorumlar
  • Ebuzer Kurt 2020.12.02 18:27

    Eleştirilerinizi beğenerek okuyoruz çalışmalarınızda başarılar dilerim

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin