Kan Çanağı

Kan Çanağı

Kan Çanağı

04.01.2013 - Misafir Köşesi
Kan Çanağı

Abdullah Üstündağ Kitaphaber için kaleme aldı...

İkinci dünya savaşı sırasında Almanya için kritik öneme sahip bir petrol üretim sahasına giden yolun güvenliğini sağlamakla görevli bir grup Alman askeri terk edilmiş olduğu düşünülen eski bir hisara yerleşmek zorundadır. Ancak duvarlara çakılı minik haçlarla dolu bu eski hisar sanıldığı gibi boş ve terk edilmiş olmaktan çok uzaktır. Evet, hisarda yaşayan kimse yoktur. Ama bedeli, belirsiz bir kaynaktan gizemli biri ya da bir örgüt tarafından karşılanan bakım hizmetleri yakın bir köyde yaşayan bir baba oğul tarafından düzenli olarak yürütülmekte, bu tekinsiz mekân çevredeki halk tarafından korku dolu bir saygıyla korunmaktadır. Hisarın kapılarından girer girmez insanı kavrayan yalnız olmadığı hissi gecenin karanlığında daha da güçlenmekte, bir kez orada uyuyan biri bir daha asla bunu yapmamaya adeta yemin ederek hisarı terk etmektedir. Hatta kuşlar bile bu eski hisarın duvarlarına yuva yapmaktan kaçınmaktadır.

Bütün bunları Alman genelkurmayına anlatmanın ve bu hisarda kalmak zorunda olmaktan kurtulmanın bir yolu olmadığından, Alman askerleri hisara yerleşirler. Görünüşü altını andıran ve duvarlarda sıra sıra dizili duran haçlar meraklı ve açgözlü bir askeri baştan çıkarır. Talihsiz asker gecenin bir yarısı nöbet esnasında bu haçlardan birini sökmeye çalışırken karanlığa açılan bir geçit keşfeder. Bir hazine bulduğunu sanarak karanlık tünele adımını atan zavallı, hiçbir ışığın direnemeyeceği koyu bir karanlığın içinde kendisini bekleyen korkunç ölümün kucağına yürür. Bir aptalın gözünü karartan hırs ve merak bir cehennem çukurunun da kapılarını aralayacak, takip eden günler boyunca alman askerleri her gece başka bir kurban vererek esrarengiz bir kâbusun içine çaresizlikle yuvarlanmaya başlayacaklardır.

Dünyanın başka bir yerinde, açgözlü Alman askeri karanlığa açılan tünele ilk adımını atıp kendi ölümüyle yüzleştiği anda, bir adam uykusundan ansızın uyanır, zamanın geldiğini anlayarak karanlıkta onu bekleyen şeyle yüzleşmek için bu tekinsiz hisara doğru yola koyulur. Adam dünyanın yarısını aşıp Romanya'nın ünlü Transilvanya bölgesindeki dağlarda bir vadide bulunan hisara yaklaşırken, tanınmış bir antropolog olan hasta ve yaşlı bir Yahudi ve onun güzel kızı, çaresiz kalan alman subaylar tarafından hisardaki esrarı çözmeye yardımcı olmaları için zorla getirtilip hisarda başlayan korkunç maceraya dâhil edilirler. Kaderiyle yüzleşmeye gelen esrarengiz adamla dünyada önemsediği tek şey babasının sağlığı olan güzel kızın yolları küçük bir köy hanında kesiştiğinde, hisarda uyandırılan kötülüğün karşısında dünyanın kaderi de bıçak sırtında durmaktadır.

Bu türü seviyorsanız ve bu satırlar hisardaki gizemli tehlike hakkında merakınızı uyandırabildiyse, kitabı alıp okumanızı tavsiye ederim. Geri kalanı daha az heyecan verici olsa bile, neyle karşı karşıya olduğunuzu anlayıncaya kadar ilgiyle ve büyük bir heyecanla okuyacaksınız. Muhteşem başlangıcına yakışır bir çözüm ya da başlangıçtaki heyecanı sürdürecek bir açıklama yerine şaşırtıcı ama şahsen zayıf bulduğum bir final sizi bekliyor. İyi okumalar.

Kan Çanağı
F. Paul Wilson
Mart 1997
Kelebek Yayınları

Misafir Köşesi - 04.01.2013

,

3394

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

2010-2017 yılları arasında destek vermiş arkadaşlarımızın yazıları... İlaveten alıntı olmadan ya da talepleri üzerine daha önce yayınlanan yazıları misafir ettiğimiz kalemlerin yazılarını bu profilde paylaşmaktayız.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin