Murat Menteş’in adı gibi kendi de güzel olan kitabı Şule yayınlarından çıkmış. Kitap genel olarak “medyaya karşı gardını al, saftirik bir okuyucu olma, önüne sunulan her şeyi löp diye miğdene alma” gibisinden sözlerle okuyucuya bilinçli bir okuyucu olması gerektiğine dikkat çekiyor.
Kitap Menteş’in orda burada kıyıda köşede yazdığı yazıların bir toplamı olarak sunulmuş. Yazar bu kitabın bir öngörü niteliğinde olduğunu kanıtlar gibi basıma hazırlamış. Çünkü yazdığı yazılar daha sonra bir kitap niteliği olarak karşımıza çıkacağının haberlerini veriyor. Bu da iyi olmuş. Kitap dedik ki medyaya karşı bir saldırıyı gözler önüne seriyor. Yazarın iyi bir okuyucu olduğunun evvela altını çiziktirmek gerekir ve de iyi bir sinema izleyicisi olduğunu da yazdığı yazılardan biliyoruz. Bilmesek bile artık bilmek gerektiğinin altını da çizmek lazım.
Murat Menteş’i evvela son kitabı” düblörün dilemması” adlı şahane kurgulu romanıyla tanıdığımda küçük denilmeyecek bir yaştaydım. Kanaat ettim ki bu yazarın yazdıkları okunur. Uykusuz gecelerin yanına katık diye eklediğim kitabı diğer hemcinsleri arasından kendini gösteriyor.
“Medyanın kendisi bir put formundadır: Bundan dolayı kitlelerin gece gündüz ödediği faturaları tayine yetkilidir.”
Bu putu kırmak için bir put kırıcı olan “ibrahimlerin” olması gerektiği su götürmez bir gerçek olarak karşımızda belirecektir. Madem ki putlar ve bu putlar karşımızda ufkumuzu daraltmak için her geçen gün yükselmekte o zaman ele gelen baltayla o putun kafasını gövdesinden ayırmanın gerekli olduğunu belirmek lazım.
Dikkatimi çeken yazılar arasında olan “sigara içenlere ateş etmeyin” yazısı, günümüzde geçerliliği gün be gün artan bir yasakla karşımızda dikilmektedir. Karşımızda diyorum çünkü sigara içen biriyim ve kendimi de bu cemaatin üyelerinden kabul ediyorum. Menteş bu yazısında “lanetlenmiş gibi her yerde yasak levhalarına toslayan tiryakiler, dumanlı bir kelime olan kirlilikten birinci derecede sorumlu tutuluyor” diyor. Ben de bunu mimleyerek, ‘bizler nükleer bomba etkisi yapmıyoruz, bacalarımızda tüten duman evlerimizin içinin sıcak olduğunun göstergesidir’ diyorum. Kimin ağzından veya burnundan bir duman çıkıyorsa bilin ki onun keyfi yerindedir ve en fiyakalı hüznün ve sevincin -o an ne hissediyorsa - kralını yaşıyordur. Bu bir sigara yazısı değil. Belki olsa olsa bir sigara aleyhtarlığının medyanın ağzında sakız olması ve bunun aşırı bir şekilde büyütüldüğünün resmidir. Zaten öyle değil midir! Medyanın ağzında sakız olacağına git öl. Ya da kaybol.
Kitapta mimlediğim notlar arasında en hoşuma giden cümle: “Bir sinekle bir devlet adamı adamı arasındaki benzerlik nedir! Sorusunun cevabı 19. yy.da hazırdır: İkisini de gazeteyle öldürebilirsin”
Gazeteler ve medya hakkında kapsamlı ve hoş ve de çekici eleştiriler görmek isteyenlerin bence başvuracağı ilk kitaplardan bir tanesi de bu olmalı. Menteş’in dili biraz ironi biraz eleştiri ve bilgiyle yüklü bir haldedir. Bu yüzden de okunulması gereken kitaplar yazdığı için kendisine teşekkür ediyoruz.
ekim 2009
Kaosa Mütevazi Bir Katkı, Murat Menteş, Şule yayınları 253 sayfa

86 yılının mayıs ayında doğdu. Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji öğrencisi.
Filbahar | Edebiyatın Yeni Baharı sanal dergisini 15 sayı yayınladı.
Yolcu Dergisi'nde düzenli olarak deneme yazıları ve kitaplar üzerinden yazar portreleri yazıyor. Şiirleri çeşitli dergilerde yer alıyor.
Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor.
Bilal Can İsmine Kayıtlı 197 Yazı Bulunmakdadır.