Kardeşlik Çağrısı - Ramazan Kayan

Kardeşlik Çağrısı - Ramazan Kayan

Kardeşlik Çağrısı - Ramazan Kayan

08.04.2011 - Mustafa Atalay
Kardeşlik Çağrısı - Ramazan Kayan

"Bugün kardeşlik vücudumuz ne kadar da yaralı değil mi?"

Kardeşlik vücudu…

"İnsan insanın kurdudur" diyen Plautus ve bu söylemi sahiplenen, bu söylemle özdeşleşen Thomas Hobbes, kardeşlik vücudundan bihaberdir. İnsanlar arası ilişkileri kardeşlik zemininden çok çatışma zemini üzerine kurar. Kaygılar yükler insanların yüreklerine. Acılardan örülü, nefislerin iştihalarından kurulu bir hapishane olarak düşler kalplerimizi. Düşlemekle de kalmaz, sevgi zemininin unsuru olan kardeşleri, hırs zemininin çatışmaya meyilli unsurları haline getirir. Kardeşliğe katleder.

Buna karşılık İslam düşünce yapısı, kardeşliği her şeyin üstünde tutar. İnsanı insanın imkânı olarak addeder. Zira insan insanın, ya insanlıkta eşi ya da dinde kardeşidir.

Çıra Yayınlarının okurlarına sunduğu, Ramazan Kayan"ın kaleme aldığı "Kardeşlik Çağrısı", kaybolmaya yüz tutan ve değerinden soyutlanan kardeşlik üzerine yazılmış yazılardan oluşuyor. İlk olarak "Kardeşlik nedir?" sorusundan yola çıkan yazar, anlam dünyamızın değişime her an müsait kavramı olan kardeşliğin esasları üzerinde duruyor. Tevhid bilinciyle inşa edilmiş zihinlerin ve yüreklerin kardeşlik bilincini "bir"lemeye çalışıyor. Kardeşlik kavramının, zihinlerde başka başka anlamlara gebe olmasının, kardeşlik uhuvvetinin bozucu etkisine dikkat çekiyor. Ve böylece yazar, kardeşlik kriterlerimizi yorumlamadaki keyfilik ve sathiliğin ne gibi değişimlere sebebiyet vereceğini gözler önüne seriyor.

Toplam on üç bölümden oluşuyor kitabımız. Her bir bölümde kardeşliğin ayrı bir boyutu ele alınmaya çalışılıyor. İlk bölümde "Hangi kardeşlik" başlığı altında kardeşliğimizin sınırları çiziliyor. Daha sonra Rabbimizin bir nimeti olarak "kardeşlik ve kulluk-kardeşlik" ilişkisi ekseninde zihinlerde kazılar yapılarak, yeni bir kardeşlik birliği ikame edilmeye çalışılıyor. Bu süreci belli bir sıraya göre oluşturduğu anlaşılan yazar, kardeşliğin yolunu çizerek, bilinçlerin kardeşlik denizinden faydalanmalarını sağlıyor.

Sonraki süreçte dikkatlerimizi Peygamber Efendimizin bir hadisi şeriflerine yönlendiren yazar, "Allah"ın kulları kardeş olunuz!" (Müslim) çağrısında bulunuyor. Kardeşliğe çağırmak, aynı zamanda kardeşliğin yolunu göstermenin sorumluluğunu da yüklüyor yazara. Böylece bizlere "kardeşlik yolu, bilinci, çağı, sınavı, tehlikesi" gibi bölümlerle rehberlik görevi yapılıyor. Asr-ı saadet çağından örneklerle de zenginleştiriliyor bu bölümler. Ayrıca zihinlere soyut ve teorik bilgilerle birlikte somut ve pratik davranışlardan örneklemelerle bir harman oluşturulup, söylemlerin uygulanabilirliği ortaya konulmuş oluyor.

Son dört bölümde ise yapılan çağrılara yönelik olarak kurulan kardeşlik bağlarının korunmasına dair öğütler yer alıyor. İlk olarak "Kardeşliği yaşatmak için" neler yapabiliriz üzerinde duran yazar, merhamet yoksunu yüreklerimizi "affedecek miyiz?" sorusuna muhatap kılıyor. Sonrasında merhametten soyutlanmış bir yüreğin kardeşlik yolunda bitkin düşeceği uyarısında bulunuluyor ve kardeşliği bir arada tutan çimentonun fedakârlık olduğunu ifade ediyor. Ve bizlere "buyurun helalleşelim" diyerek kardeşliğin bir hak ve hukuk zemininde ilerlediğini öğretiliyor. Zihinlerimizin kardeşliğin anlamından koptuğu şu zaman diliminde, bu duruma karşı bir panzehir sunuyor bizlere. Helallik dilemenin kardeşliği yaşatıcı rolünü gözler önüne seriyor.

Son bölüm ise kitabın zirve bölümü… Dualar hep zirve bölüm olmayı hak ederler. Çünkü fiili dua satırlarla yapılmaya çalışılmış ve artık kavli dua yüreklerde yer bulmalıdır. Bu çağrılar silsilesinin cevap bulması için duanın yolunda hizmetçi olmak gerekiyor. Yazar da bunun farkında olsa gerek ki bizi duaya buyur ediyor. Duanın kuşatıcı etkisinden bahsediyor. Kardeşlerin birbirinden dua isteğinde bulunması duasında bulunarak; kin, haset, nefret ve ayrılık tohumlarına karşı bir ve TEK olan Rabbimize yüreklerimizi açmamız gerektiğini vurguluyor. Ve yürek çağrısında olduğu gibi kardeşlik çağrısında da, son sözü âmin diyerek sonlandırmak biz okura bırakılıyor:

"Bizi kardeşsiz bırakma Allah"ım!
Bizi kardeş kılan Rabbim! Kardeşliğimize ruh ver!
Âmin…"

Ramazan Kayan
Kardeşlik Çağrısı
Çıra Yayınları
136 sayfa

Mustafa Atalay - 08.04.2011

,

3628

Mustafa Atalay Hakkında

Mustafa Atalay

Bir gölün kıyısında 88 yılının Temmuz sıcağında hayata gözlerini açtı. Eğitiminin büyük bölümünü burada geçirdi. Bir denizin kıyısında 2007-2012 yılları arası Üniversite eğitimiyle birlikte hayat eğitimi de aldı.

Bir gölün kıyısına döndüğü yaşamını, 2012 Ağustos'undan bu yana 'Lale'lerle bezeli düşüncelerle 'Eczane'sinde devam ettiriyor.

Okuyor, yazıyor, çalışıyor ve başka alanlarda eğitimine devam ediyor.

Daha önce Üniversite bünyesinde çıkarılan Sentez Dergisi'nin editörlük ve yazı işleri sorumluluğu görevlerini üstlendi. Kardelen Derneği Bülteni'nin editörlüğünü yaptı. Dernek ve Vakıf bültenlerinde ara ara göründü, Alıntılar Mektebi'nde talebe oldu, Yolcu Dergisi'nde nefeslendi, on5yirmi5.com'da uzun bir serencamı oldu. Kitaphaber.com.tr'yi ise evi gibi görüyor...

Facebook: mvatalay
Twitter:@ayn_sin_kaf
Blog:http://aynsinkaf.blogspot.com.tr

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin